<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>SOSYAL SAĞLIK Arşivleri - Prof. Dr. Fethi Güngör</title>
	<atom:link href="https://p.fethigungor.net/etiket/sosyal-saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://p.fethigungor.net/etiket/sosyal-saglik/</link>
	<description>fg@fethigungor.net</description>
	<lastBuildDate>Sat, 30 Nov 2019 19:04:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>
	<item>
		<title>İYİLİK HALİNİ YÜKSELTMEK İÇİN SOSYAL DIŞLANMAYI AZALTMAK</title>
		<link>https://p.fethigungor.net/insanligin-dertleriyle-dertlenmek/iyilik-halini-yukseltmek-icin-sosyal-dislanmayi-azaltmak/</link>
					<comments>https://p.fethigungor.net/insanligin-dertleriyle-dertlenmek/iyilik-halini-yukseltmek-icin-sosyal-dislanmayi-azaltmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Nov 2019 19:04:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsanlığın Dertleriyle Dertlenmek]]></category>
		<category><![CDATA[BEYZA ERKOÇ]]></category>
		<category><![CDATA[DOKTORA PROGRAMI]]></category>
		<category><![CDATA[FETHİ GÜNGÖR]]></category>
		<category><![CDATA[İYİLİK HALİ]]></category>
		<category><![CDATA[KÜLTÜREL ENTEGRASYON]]></category>
		<category><![CDATA[MADDİ YOKSUNLUK]]></category>
		<category><![CDATA[SOSYAL DIŞLANMA]]></category>
		<category><![CDATA[SOSYAL HİZMET]]></category>
		<category><![CDATA[SOSYAL KATILIMCILIK]]></category>
		<category><![CDATA[SOSYAL SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Yalova Üniversitesi.]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fethigungor.net/?p=963</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de her yıl binlerce doktora tezi tamamlanarak arşivlerdeki yerini almakta, yazarı tarafından çekince konmadıysa YÖK’ün Ulusal Tez Merkezi internet sitesinden yayımlanmasıyla yetinilmektedir. Ne yazık ki bu çok kıymetli çalışmaların çok azı kitaba dönüşebilmektedir. Oysa, en az bir yılı teorik ve/ya uygulamalı derslerden oluşan ve ortalama beş yıllık yoğun emek mahsulü olan bu doktora tezlerinin medyada [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de her yıl binlerce doktora tezi tamamlanarak arşivlerdeki yerini almakta, yazarı tarafından çekince konmadıysa YÖK’ün Ulusal Tez Merkezi internet sitesinden yayımlanmasıyla yetinilmektedir. Ne yazık ki bu çok kıymetli çalışmaların çok azı kitaba dönüşebilmektedir. Oysa, en az bir yılı teorik ve/ya uygulamalı derslerden oluşan ve ortalama beş yıllık yoğun emek mahsulü olan bu doktora tezlerinin medyada ve toplumda hissedilir yankıları olmalıdır. Bu bağlamda yeri geldikçe danışmanlığımda tamamlanan bazı tez çalışmalarını özetle sizlere aktarmaya özen göstereceğim.</p>
<p><strong>Sosyal Sağlık İçin İyilik Halini Yükseltmek</strong></p>
<p>Sosyal dışlanma meselesi ‘gelişmiş’ Batı toplumlarına münhasır olmayıp ülkemizde de çeşitli veçheleriyle karşımıza çıkmakta ve bireyler üzerinde olumsuz biyo-psiko-sosyal etkiler yapmakta, böylece bireylerin toplumla ilişkilerine zarar vermektedir.</p>
<p><strong>Sosyal dışlanma</strong> ve <strong>iyilik hali</strong> kavramları günümüz dünyasında üzerinde sıkça durulan kavramlar arasındadır. Küreselleşme, iş gücü piyasalarında yaşanan sorunlar, adil olmayan gelir dağılımı, yetersiz sosyal güvenlik sistemi, iç ve dış göç olgusu, bireylere ait kişisel özellikler gibi sebeplerden ötürü kişiler hayatlarının bir döneminde sosyal yönden dışlanma yaşar duruma gelmişlerdir. Sosyal yönden yaşanılan bu dışlanma, kişilerin hayat kalitelerini, <strong>sosyal sağlıklarını</strong> bir başka deyişle iyilik hallerini olumsuz yönde etkilemektedir.</p>
<p>Sosyal dışlanma algı düzeyi ile iyilik hali arasında nasıl bir ilişki bulunduğunu tespit etmek amacıyla bir doktora tez çalışması yürüttük. Yalova Üniversitesi’nde, Sosyal Hizmet Doktora Programı’nda beş yıl boyunca danışmanlığımda yürütülen ve Ocak 2019’da tamamlanan çalışma <strong>Öğr.Gör.Dr. Beyza ERKOÇ</strong>’a ait. Yalova ilinde yaşayan 18 yaş üzeri toplam 855 katılımcı ile kartopu yöntemi uygulanarak gerçekleştirilen araştırmada “Sosyal Dışlanma Ölçeği” ile “İyilik Hali Ölçeği” kullanılmış olup toplanan veriler SPSS paket programıyla analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, sosyal dışlanma düzeyinin azalmasıyla iyilik halinin artması arasında ters orantılı anlamlı bir ilişki olduğu gözlenmiştir.</p>
<p>“Sosyal Dışlanmanın Sosyal Sağlık Bağlamında İncelenmesi: Yalova İli Örneği” başlıklı bu doktora tez çalışmasından (<strong>1</strong>) ürettiğimiz; “Yalova Halkının Sosyal Dışlanma Algıları İle İyilik Halleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi” başlıklı makaleyi (<strong>2</strong>) -pür akademik kısımları hariç tutarak- şöylece özetleyebiliriz:</p>
<p><strong>Öncelikle Sosyal Dışlanmaya Yol Açan Sebepleri Tespit Etmek </strong></p>
<p><strong>İyilik hali</strong>; günlük hayatta sıkça karşımıza çıkan, dilimizde çok farklı kavramlarla ifade edilebilen, bireylerin değer ve inanışlarıyla şekillenen, bireylerin kişisel ve toplumsal düzlemde nasıl hissettikleri ve nasıl hayatlarını değerlendirdikleri ile ilgilenen, farklı bileşenlere sahip, dinamik, sürekli, sağlığa, refaha ve mutluluğa vurgu yapan ve öznellik özelliğinden ötürü ölçülmesi zor bir kavramdır. Değişen hayat şartları, bireylerin içerisinde bulunduğu stresör ortamların çokluğu, bireylerin baş etmek zorunda kaldığı farklı bireysel, toplumsal ve global sorunlar iyilik hali kavramına verilen değeri arttırmıştır (s.143).</p>
<p>Çalışmanın literatür incelemesi bölümünde sosyal dışlanma ve iyilik hali hakkında genel bilgiler verilmiştir. Yöntem bölümünde araştırmanın amacı, hipotezleri, veri toplama aracı ve verilerin nasıl analiz edildiğine dair bilgilere yer verilmiştir. Bulgular bölümünde yapılan analiz sonucu elde edilen bulgular verilmiş olup tartışma ve sonuç bölümünde ise çalışmadan elde edilen bulgular ışığında genel yorumlar yapılmış ve öneriler sunulmuştur.</p>
<p>Alandan derlenen veriler ışığında sosyal dışlanma ve iyilik haline ilişkin tanımlayıcı istatistikler oluşturulduğunda; katılımcıların sosyal dışlanma düzeyinin hem genel olarak hem de alt boyutlar bazında düşük olduğu belirlenmiştir. Oluşturulan tablolar alt boyutlar bazında incelendiğinde <strong>maddi yoksunluk</strong> boyutu sosyal dışlanmanın en yüksek olduğu boyuttur. Sosyal haklar boyutu ise Yalova’da sosyal dışlanmanın en düşük olduğu boyuttur. Yalova’nın güvenli, küçük ve komşuluk ilişkilerinin iyi olduğu bir şehir olmasının bu durumda etkili olduğu düşünülebilir. Nüfusunun az olması, bireylerin ulaşımının kolay olması gibi etkenler de bu boyuta dair yapılabilecek yorumlardandır. Sosyal katılımcılık boyutunda da dışlanma düzeyi düşüktür. İlin civar illere nazaran küçük ve güvenli olması yanında bireyler arası yakın ilişkiler ve sosyal katılım fırsatlarının kolayca sağlanmasının bu sonuçta etkili olduğu söylenebilir. Kültürel entegrasyon ve normlara uyma boyutunda elde edilen sonuçlar, Yalova halkının kurallara uyma konusunda hassas olduklarını, kültürel uyum sağlamaya ve toplumsal normlara önem verdiklerini ortaya koymaktadır (s.147).</p>
<p>Yalova’da soru formlarını doldurarak alan araştırmasına katkı sunan katılımcıların <strong>iyilik halinin yüksek olduğu</strong> gözlenmiştir. Çıkan sonuçlar yorumlanacak olursa, Yalova halkının genel itibarıyla mutlu olduğu, hayatlarından memnun oldukları söylenebilir. Başka bir ifade ile iyilik hali yüksek bireyler hayatlarından keyif alan, sosyal ilişkilerinde destekleyici ve ödüllendirici olan, sosyal aktivitelerde faal, kendisi dışında başkalarının mutluluğunu da düşünen, kendisine güvenen, geleceğine dair umutlu olan, mutmain kişilerdir. İl halkı genel anlamda kendisini böyle bir birey olarak görmektedir (s.148).</p>
<p><strong>Sosyal Dışlanmayı Azaltarak İyilik Halini Yükseltmek</strong></p>
<p>Sosyal dışlanma ile iyilik hali ilişkisini Yalova ili örneğinde inceleyen bu araştırmanın bulgularına göre sosyal dışlanma düzeyi azaldıkça iyilik halinin arttığı söylenebilir. Yalova iliyle sınırlı bu doktora tez çalışmasında sosyal dışlanma algı düzeyi ile iyilik hali arasındaki ilişkinin tespit edilmesi amacına yönelik olarak şu hipotezler geliştirilmiştir (s.144):</p>
<ol>
<li>H1a: Maddi yoksunluk boyutu ile iyilik hali algısı arasında negatif yönlü ilişki vardır.</li>
<li>H1b: Kurumlardan ve yardımlardan faydalanabilme alt boyutu ile iyilik hali algısı arasında negatif yönlü ilişki vardır.</li>
<li>H1c: Uygun ev ve güvenli çevre alt boyutu ile iyilik hali algısı arasında negatif yönlü ilişki vardır.</li>
<li>H1d: Sosyal katılımcılık boyutu ile iyilik hali algısı arasında negatif yönlü ilişki vardır.</li>
<li>H1e: Kültürel entegrasyon ve normlara uyma boyutu ile iyilik hali algısı arasında negatif yönlü ilişki vardır.</li>
</ol>
<p>Hipotezleri test etmek için yapılan korelasyon analizi sonucuna göre, sosyal dışlanma düzeyinin azalmasıyla iyilik halinin artması arasında ters orantılı anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Elde edilen sonuca göre H1a, H1b, H1c, H1d hipotezleri kabul edilmiş, H1e hipotezi ise ret edilmiştir. Bu araştırmanın öncü bir araştırma olması, literatürdeki diğer çalışmalar ile kıyaslanmasını zorlaştırmıştır. Ancak konuya yakın kabul edebileceğimiz bazı araştırmaların sonuçlarına göre de <strong>sosyal dışlanma düzeyinin azalması iyilik halini arttırmaktadır</strong>.</p>
<p>Bu çalışma ile aynı zamanda <strong>Yalova’da sosyal dışlanma</strong> düzeyinin hem genel olarak hem de alt boyutlar bazında <strong>düşük</strong> olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal dışlanma düzeyinin düşük olması istenilen bir durumdur. Yalova’da sosyal dışlanma düzeyinin en yüksek olduğu boyut, <strong>maddi yoksunluk</strong> boyutudur. En düşük olduğu boyut ise, <strong>sosyal haklar</strong> boyutudur. Alan araştırmasında katılımcıların iyilik halinin <strong>yüksek</strong> olduğu sonucuna da ulaşılmıştır. Bireylerin iyilik hallerinin yüksek olması da istenilen sonuçtur. İyilik hali yüksel bireyler hayattan zevk alan ve mutlu olan, esenlik içerisinde yaşayan bireylerdir. Bu sonuç Yalova ili ve toplumu için iyi bir göstergedir (s.149).</p>
<p>Bu araştırmanın Yalova ilinde yapılmış olması bir kısıtlılık durumudur ve bu sebepten elde edilen araştırma bulguları tüm ülkeye genellenemez. Araştırmanın daha fazla katılımcı ile ve ülkenin farklı bölgelerinde yapılarak sonuçların daha genel hale getirilmesi yararlı olacaktır. Bu yararı ya kapsamlı bir proje çalışmasıyla yahut örneklerin değiştiği benzer tez çalışmalarının birleştirilmesiyle elde etmek mümkündür.</p>
<p><strong>Sosyal Sağlığımızı Korumak ve Geliştirmek İçin Tedbirler Almak</strong></p>
<p>Sosyal dışlanma konusu özelinde bireylerin <strong>dışlanmışlık düzeylerinin azaltılması</strong> için yasal, toplumsal ve bireysel çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda çalışma sonucunda elde edilen veriler ışığında, düşük de olsa Yalova ilinde tespit edilen dışlanmanın boyutlar bazında daha detaylı şekilde araştırılması, çalışmaların farklı demografik özellikler ışığında (örneğin bekâr ve erkekler, işsiz ve erkekler) ayrı ayrı incelenmesi, nitel araştırma yöntem ve teknikleriyle Yalova halkı ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilerek daha objektif sebepler ortaya çıkartılması gerekmektedir.</p>
<p>Yalova halkının yüksek olduğu gözlemlenen iyilik halinin daha da arttırılabilmesi maksadıyla sosyal alanların, kişisel gelişim merkezlerinin, kültürel faaliyetlerin, sosyalleşme ortamlarının, iş imkânlarının ve diğer sosyal alanların nicelik ve nitelik açısından arttırılması gerekmektedir. Bunların sağlanması yani sosyal dışlanmanın önüne geçilmesi ve iyilik halinin arttırılması için kamu, özel ve sivil toplum kurum ve kuruluşlarının, belediyelerin ve il bünyesinde bulunan üniversitenin ortaklaşa hareket etmeleri önem arz etmektedir (s.149).</p>
<p>Üç sektörün temsilcileri tarafından el birliğiyle yürütülecek projelerin gerçekleştirilmesi, daha kapsamlı nicel ve nitel araştırmalar yapılması, iyilik hali ve sosyal dışlanma konularına ilişkin detaylı yeni ölçekler geliştirilmesi, üniversite öğrencilerinin lisans, yüksek lisans ve doktora çalışmalarında bu konuları inceleyen ve birbirini tamamlar mahiyette yeni akademik çalışmalar yapmaları desteklenmelidir.</p>
<p>Kamu ve yerel yönetimler ile Sivil Toplum Kuruluşları yöneticileri başta olmak üzere tüm ilgililerin alanlarına dair yapılmış doktora tez çalışmalarını inceleyerek sosyal sağlımızı korumak ve geliştirmek maksadıyla somut adımlar atması temennisiyle…</p>
<p><strong>Kaynaklar: </strong></p>
<ol>
<li>ERKOÇ, Beyza. (2019). <strong>Sosyal Dışlanmanın Sosyal Sağlık Bağlamında İncelenmesi: Yalova İli Örneği</strong>. Yayımlanmamış Doktora Tezi. Yalova Üniversitesi SBE, 31.01.2019, 170 s.</li>
<li>Erkoç, B. ve F. Güngör. (2019). “<strong>Yalova Halkının Sosyal Dışlanma Algıları İle İyilik Halleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi</strong>”, Avrasya Uluslararası Araştırmalar Dergisi, E-ISSN: 2147-2610, Cilt: 7, Sayı: 18, Haziran 2019, s.142-150. http://www.avrasyad.com/OncekiSayilarDetay.Aspx?Sayi=18, 01.06.2019.</li>
<li>Erkoç, B. ve F. Güngör, “<strong>Meslek Yüksekokulu Öğrencilerinin Sosyal Dışlanma Sebepleri:</strong> Yalova Üniversitesi Termal Meslek Yüksekokulu Örneği”, Uluslararası Sosyal ve Beşeri Bilimler Araştırma Dergisi, ISSN: 2459-1149, Sayı: 32, Ocak 2019, s.34-71. http://www.jshsr.org/DergiTamDetay.aspx?ID=1027, 20.01.2019.</li>
</ol>
<ol start="4">
<li>Güngör, F. ve B. Erkoç. (2016). “Bakıma Muhtaç Kişilerin Özellikleri ve İlk Yardım”, Bakım ve Sosyal Hizmet ders kitabı içinde, İstanbul Üniversitesi AUZEF., Sosyal Hizmetler Bölümü, ders kitabı, s.308-334. (İlaveten; 28 s. PP sunumu, 10 soru, 25 dakikalık 1 canlı sunum video kaydı), İstanbul, Ocak 2016, s.308-334.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://p.fethigungor.net/insanligin-dertleriyle-dertlenmek/iyilik-halini-yukseltmek-icin-sosyal-dislanmayi-azaltmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SOSYAL SAĞLIĞIMIZI KORUMAK İÇİN ŞİDDETTEN UZAK DURMAK</title>
		<link>https://p.fethigungor.net/insanligin-dertleriyle-dertlenmek/sosyal-sagligimizi-korumak-icin-siddeti-azaltmak/</link>
					<comments>https://p.fethigungor.net/insanligin-dertleriyle-dertlenmek/sosyal-sagligimizi-korumak-icin-siddeti-azaltmak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Nov 2019 21:49:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsanlığın Dertleriyle Dertlenmek]]></category>
		<category><![CDATA[İYİLİK HALİ]]></category>
		<category><![CDATA[Mazlumder]]></category>
		<category><![CDATA[NESİP YILDIRIM]]></category>
		<category><![CDATA[OĞUZ POLAT]]></category>
		<category><![CDATA[ŞİDDETİN ÖNLENMESİ]]></category>
		<category><![CDATA[SOSYAL DIŞLANMA]]></category>
		<category><![CDATA[SOSYAL SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SÜLEYMAN ARSLAN]]></category>
		<category><![CDATA[TİHEK]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE İNSAN HAKLARI VE EŞİTLİK KURUMU]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fethigungor.net/?p=959</guid>

					<description><![CDATA[İyilik Halini Yükseltmek İçin Şiddeti En Aza Düşürmek Şiddeti azaltmak suretiyle iyilik halini yükseltmek ve böylece sosyal sağlığımızı korumak için bize reva görülmesini istemediğimiz davranışları bizim de başkalarına reva görmememiz, bize davranılmasını istediğimiz şekilde başkalarına davranmamız ve ahlakın en üstün sürümünü en güzel örnekliğiyle insanlığa öğreten Son Nebi Muhammed Aleyhisselam’ın şu hadisini kulağımıza küpe yapmamız [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İyilik Halini Yükseltmek İçin Şiddeti En Aza Düşürmek</strong></p>
<p>Şiddeti azaltmak suretiyle iyilik halini yükseltmek ve böylece sosyal sağlığımızı korumak için bize reva görülmesini istemediğimiz davranışları bizim de başkalarına reva görmememiz, bize davranılmasını istediğimiz şekilde başkalarına davranmamız ve ahlakın en üstün sürümünü en güzel örnekliğiyle insanlığa öğreten Son Nebi Muhammed Aleyhisselam’ın şu hadisini kulağımıza küpe yapmamız gerekmektedir: “Hiçbiriniz kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe iman etmiş olmaz.” (Buhârî, Îmân, 7).</p>
<p>Arap dilinde <strong>sertlik</strong>, kabalık, zorluk ve mihnet anlam köklerini ihtiva eden “<em>şiddet</em>” kavramı (İngilizce karşılığı: <em>violence</em>) Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından; “fiziksel güç veya iktidarın kasıtlı bir tehdit veya gerçeklik biçiminde bir başkasına uygulanması sonucunda maruz kalan kişide yaralanma, ölüm ve psikolojik <strong>zarara yol açması</strong> ya da açma ihtimali bulunması” durumu olarak tanımlamaktadır (<strong>1</strong>). Tanımın son ibaresinin oldukça problemli olduğu kanaatindeyim. Zira sübjektif ve spekülatif yönü sebebiyle “ihtimal” muğlaklığa ve kargaşaya yol açmakta olup bu husus müstakil olarak incelenmeyi gerektirmektedir&#8230;</p>
<p>Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) tarafından 15-16 Kasım 2019 tarihlerinde Ankara’da “Şiddetin Önlenmesi Çalıştayı” düzenlendi (<strong>2</strong>). 12 ilden gelen 60 tebliğci şiddeti dinî, felsefi, hukuki ve uluslararası ilişkiler boyutlarıyla ele aldı. “Şiddet Toplumundan Merhamet Toplumuna” üst başlıklı iki günlük Şiddetin Önlenmesi Çalıştayı tebliğlerini kitap basıldığında okuma fırsatı bulabileceğiz. Şimdilik biz TİHEK Başkanı Sayın Süleyman Arslan’ın açış konuşmasını ve sadece bir tebliği özetle aktarmakla yetinelim (<strong>3</strong>).</p>
<p><strong>Şiddetle Topyekûn Mücadelede İnisiyatif Üstlenmek </strong></p>
<p>“… Bugün, burada, toplumumuzun ve insanlığın karşı karşıya kaldığı şiddet olgusunu konuşmak, tartışmak, şiddetin ülkemizden ve dünyamızdan uzaklaşması, her bir insanımızın onurunun korunması, yaşadığımız mekânların sevgi, rahmet ve merhametle dolması için yapılabilecekleri bir kez daha düşünmek, tespit ve önerilerimizi kamuoyuyla, tüm insanlıkla paylaşmak üzere toplanmış bulunuyoruz. Başkalarının kusurlarını bulmaktan önce kendi kusur ve ihmallerimizi ortaya koymak, insanlığa sevgi, şefkat ve merhamet mücadelemizde nasıl yardımcı olabileceğimize dair fikirler üretmek niyetindeyiz. Umarız ki bu amacımız gerçekleşir, insanlık davamızın başarıya ulaşması için önemli bir katkı sağlamış oluruz.</p>
<p>Bizi toplum olarak şiddet sarmalına iten sebepleri, neyi, nasıl yaptığımızı ya da yapamadığımızı yeniden düşünmek zorundayız. Her şiddet olayına, failine ve mağduruna aynı duyarlılık ve hassasiyetle yaklaşıp yaklaşmadığımızı samimi olarak sorgulamak durumundayız.</p>
<p>İnsanların yaşam haklarına, vücut bütünlüklerine, onuruna, inanç ve düşünce özgürlüğüne yönelen her insafsızca müdahale esasen bir şiddet unsuru barındırmaktadır. Toplumun bütün kesimlerini tehdit eden şiddet kimi ülkelerde ön yargı, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı yoluyla kurbanlarına yenilerini ekleyerek yayılmaktadır. Şiddet, her durum ve şartta, insanlar, kültürler, toplumlar, değerler ve inançlar arasında kavga, sürtüşme ve çatışma ortamı oluşturarak etki alanını genişletmektedir. Yeni Zelanda’da camileri ve Müslümanları hedef alan insanlık dışı saldırı hâlâ vicdanlarımızı sızlatmaktadır.</p>
<p>Son yıllarda özellikle batı dünyasında giderek yükselen İslam karşıtlığı, maalesef gerekli önlemler alınmadığı için hızla nefret hareketine ve şiddet davranışlarına dönüşmektedir. Dolayısıyla özellikle Müslümanlara yönelik sıkça yaşanan şiddet vakaları, bireysel ve istisnai olmaktan çıkarak bilinçli ve sistematik hale gelen şiddetin zalimane bir yüzüdür. Mescid-i Aksa başta olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde inanan insanlara yönelen şiddetin varlığı oldukça vahim bir tablodur ve bu durumu kabul etmek asla mümkün değildir.</p>
<p>Hiç şüphesiz ki, şiddetin en ağırı insanlığın en kutsal, en evrensel ve en temel hakkı olan yaşam hakkını ortadan kaldırmaya yönelik olanıdır; yani hayata kasttır. Zira diğer bütün haklar yaşam hakkının varlığına bağlıdır. Yaşam hakkı başta olmak üzere bütün temel hakların korunmasından ise, öncelikle devlet sorumludur. Devlet, ülkesinde yaşayanların yaşam hakkını ve diğer temel hak ve hürriyetlerini korumakla yükümlü olduğu gibi egemenliği altındaki insanların, insan haklarına saygılı olarak yetişmelerini sağlayacak her türlü tedbiri almakla da yükümlüdür.</p>
<p>Bununla beraber, sadece <strong>devlet</strong> değil toplum ve toplumu oluşturan ilgili bütün <strong>özel ve tüzel kişiler</strong> de kendilerini ilgilendirdiği ölçüde insan haklarından sorumludur. Bir ülkede kişiler birbirinin hayatına son veriyorsa veya diğer haklarını ihlal ediyor, şiddet uyguluyor, onurlarını zedeliyorsa başkalarının haklarına saygıyı öğretemeyen <strong>aileler</strong> sorumludur. Haklara saygıyı öğretemeyen, şiddeti bir sonraki nesle aktaran ve şiddet üreten bir <strong>eğitim sistemi</strong> sorumludur. Şiddetin önlenmesi için gerekli düzenlemeleri yapamayan bir <strong>yasama erki </strong>iktidarı ve muhalefetiyle birlikte sorumludur. Bu konuda gerekli önlemleri alamayan kolluk kuvvetleri ve <strong>yürütme gücü</strong> sorumludur. Etkin soruşturma yapamayan ve adil cezalar veremeyen <strong>yargı</strong> sorumludur. Şiddetin yayılmasına sebep olan <strong>medya</strong> ve toplum sorumludur. Şiddetin en önemli kaynaklarından biri olan terör örgütlerini gizli veya açık destekleyen, yaptıklarına ihmal suretiyle de olsa destek veren organizasyonlar ve devletler sorumludur. Toplumu ahlaki dejenerasyona sürükleyip toplumun en temel birimi aileyi parçalamaya, bireyi acziyete düşürmeye çalışan adı ne olursa olsun tüm yapı ve organizasyonlar sorumludur.</p>
<p>Başarılı bir şekilde uygulanamasa da barış içinde yaşamamızı sağlamaya yönelik uluslararası sözleşmeler ve ulusal kanunlar şiddeti önlemeye yönelik önemli kazanımlar sağlamaktadır. Bununla birlikte, yaşanan gerçekler mevcut düzenlemelerin ve uygulamaların yeterli olmadığını, olumsuz yan etkilerinin bulunduğunu, yeni düzenlemelerin ve uygulamaların yürürlüğe konulması gerekliliğini ortaya koymaktadır.</p>
<p>Şiddetin önlenmesi için sadece münferit olayların üzerine gidilerek veya cezalar arttırılarak bir sonuca ulaşılamamaktadır. Nitekim, kadın cinayetlerinde faillerin %16’sı cinayetten sonra kendisini öldürmekte, intihar etmektedir. Bu kişileri bu cinayetlere sevk eden saiklerin doğru belirlenmesi ve değerlendirilmesi son derece önemlidir. Kendisini öldürmeyi göze alacak kadar travma yaşayan bir kişiyi hiçbir ağır cezanın cinayetten döndüremeyeceği açıktır.</p>
<p>Bu nedenle, yaşanan şiddet olgusu acilen bütün yönleriyle ele alınmak zorundadır. Şiddete yol açan olgu ve etkenlerin ortadan kaldırılması için kapsamlı çalışmalar yapılmalıdır. Mevcut sözleşmeler ve kanunlar gözden geçirilmeli, uygulama hataları ortadan kaldırılmalı, şiddeti üreten kaynaklar kurutulmalıdır. Çözümü sadece kanunda aramak yerine diğer normatif disiplinler de devreye sokulmalı, manevi değerlerimizden de istifade edilmelidir. Farklılıkları ahenk zemini olmaktan çıkarıp çatışmaya dönüştüren sosyo-kültürel ortam gözden geçirilmelidir. İnsan haklarının bir ahlak olduğu, bu bilinç içinde içselleştirilmesi gerektiği öğretilmeli ve insan hakları eğitim yoluyla bireysel yaşamda da uygulanabilir kılınmalıdır. Aksi takdirde insan haklarının korunup geliştirilmesi ve şiddetin önlenmesi amacı bir hayal olmaktan öteye geçemeyecektir.</p>
<p>Biz Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu olarak çalıştay logomuzda da vurguladığımız üzere, insan onurunu ve merhameti esas alıyor, bir bütün olarak insana yönelik şiddete karşı çıkıyoruz. Daha ötesi, hayvanlar ve bitkiler dâhil tüm canlılara, doğaya ve çevreye yönelik şiddete “hayır” diyoruz. Kadına, erkeğe, yaşlıya, çocuğa, engelliye, hastaya, hayvana, doğaya sevgi, şefkat ve merhamet gerek; insan onurunu korumak gerek, şiddet yok, sevgi var diyoruz. Kırma kimsenin kalbini yapacak ustası yok diyoruz. “Yaratılanı hoş gör Yaradan’dan ötürü” diyoruz.</p>
<p>Bu bakış açısıyla biz kadın ve erkeklerin birbirini destekleyerek yüceltmesini, güçlendirmesini, şiddetin yerini, sevgi, muhabbet ve merhametin doldurmasını arzuluyoruz. İnsanımızın cezaevlerinde, kadın sığınma evlerinde, çocuk yurtlarında, huzurevlerinde değil, kendi sıcak yuvalarında öz aileleriyle birlikte sevgi, şefkat ve merhametle kuşanmış olarak mutlu bir hayat sürmelerini temenni ve talep ediyoruz.</p>
<p>Zayıflara merhamet etmeyen, çocukları sevgisiz ve değersiz bırakıp geleceğe şiddet makinası hazırlayan, evliya değil de eşkıya yetiştiren kadın ve erkeklerin medeni bir dünya kurması veya sürdürmesi mümkün değildir. Bu nedenle, küreselleşen ve tek başına kurtuluşun imkânsız hale geldiği bir dünyada, gidilen yolun çıkmaz sokak olduğunu, buradan ne insanlığa ne kendilerine mutluluk çıkmayacağını söyleyen batılı düşünürlerin görüşlerinin eşliğinde, insanlığa kavramlarımızı yeniden hatırlatmalı ve geleneğin ihyası için bir teklif götürmeliyiz.</p>
<p>Merhamet olmadan adil olunamaz. Toplumdaki düzen sadece merhametten yoksun sert yasalarla sağlanamaz. Şiddet merhametsiz önlenemez. Şiddet faillerindeki kötü duyguların anlaşılıp kaldırılması için de merhamete ihtiyaç var. Şiddet mağdurlarının acısını dindirmek için faili cezalandırmak nasıl merhametin gereğiyse, şiddet faillerinin niçin bu şiddete düştüğünü anlamak ve kişileri şiddete yönlendiren ortamı ortadan kaldırmak da merhametin gereğidir. Kadim medeniyetimiz ancak ve ancak bir merhamet medeniyetidir. Bugün başımıza menfi manada ne geldiyse bu merhamet medeniyeti idealimizden uzaklaşmanın sonucudur… (<strong>3</strong>).</p>
<p><strong>Şiddetin Önlenmesi İçin Uygulanabilir Çözümler Önermek</strong></p>
<p>TİHEK tarafından düzenlenen Şiddetin Önlenmesi Çalıştayı’na STK temsilcili sıfatıyla katılan MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Av. Nesip YILDIRIM tarafından sunulan “Şiddetin Önlenmesi İçin Çözüm Önerileri” konulu tebliğini özetle aktarmakta yarar görüyorum (<strong>4</strong>):</p>
<p><strong>Ebeveynler!</strong> Çocuklarımızı ve eşimizi arabadan, kıyafetten ve kendi keyfimizden daha çok <strong>sevelim</strong>. Bizde bulamadıkları sevgiyi, başka yerde aramasınlar. İşimize nasıl zaman ayırıyorsak, eş ve çocuklarımıza da zaman ayıralım. Sosyal medyada gezerken onlara yabancılaşıyoruz. “Paylaşım” ve “durum” yapma hastalığından kendimizi kurtaralım.</p>
<p><strong>Eğitimciler!</strong> Önce iyi insan olmayı, kötülük yapmamayı, yalan söylememeyi, erdemli, ilkeli ve dürüst insan olmayı öğretelim. Sınav ve ezber odaklı eğitim yerine konuşan, tartışan ve yaşayan bireyler yetiştirelim. Güzel ahlakı yaşayarak anlatalım onlara. Şiddetin hak arama yöntemi olmadığını öğretelim.</p>
<p><strong>STK yöneticileri ve kanaat önderleri!</strong> Makam ve dünyalık için çalışmayı bırakıp sadece Allah rızası için çalışalım. Asıl vazifemiz iyi insan olmak ve iyi insan yetiştirmektir. Şeffaf, hesap verebilir olalım. Asla yalan söylemeyelim. Yalan söyleyenleri dışlayalım, dürüstlere değer verelim.</p>
<p><strong>Medyayı denetleyenler! </strong>Şiddet içeren filmlere, dizilere ve özellikle çocuk çizgi filmlerine normal kanallardan doğrudan ulaşılmasını engelleyin. Öldürme ve şiddet içerikli haberlere sınırlar getirilsin. Sosyal medyadaki hakaret ve iftiralarla etkin mücadele edilsin, failleri cezalandırılsın.</p>
<p><strong>İktidarı elinde tutanlar!</strong> Temel hak ve özgürlüklerin tanınması, korunması ve hayata geçirilebilmesi gerekir. Ayrımcılık yapılmamalıdır. Zira bu hakların sağlanmaması gerilim ve huzursuzluğun artmasına neden olacaktır.</p>
<p>Sadece kadının beyanının yeterli sayılması adalete aykırıdır. Boşanma sürecinde taraflar ölçüyü ve orantıyı kaçırıp eşini karalayabilmektedir. Yargı erkini kötüye kullanan, eşine iftira atan ve adli makamları yanıltanlara ceza soruşturması açılmalıdır. Aile içerisindeki sorunlar öncelikle “hakem/ uzlaştırmacı” müessesesine getirilmeli, boşanma öncesinde tarafların bu yapıya başvurması zorunlu tutulmalıdır.</p>
<p><strong>Yargı mensupları!</strong> Şiddetin artmasının sebeplerinden biri de <strong>cezasızlık</strong> sorunudur. Şiddeti önlemek istiyorsak, yapanın yanına kâr kalmayacağı etkin bir kolluk ve adalet mekanizmasının olması gerekir. Şiddete uğrayan birey, hak arama yoluna başvurduğunda, aylar ve hatta yıllar sürecek soruşturma ve kovuşturmaya muhatap olduğunda bıkkınlık, yılgınlıkla ve umutsuzluğa düşebilmektedir. Özellikle basit meselelerde doğrudan olay yerine giden savcı ve/ya hâkim, tarafları dinleyip, olayı yerinde görüp para cezası veya diğer yaptırımlarla meseleyi hızlıca çözebilir. Mazluma ve hatasını anlayana merhamet, ağır insan hakkı ihlali yapanlara ise etkin ceza gerekir.</p>
<p><strong>Mülki amirler ve kolluk kuvvetleri!</strong> Şiddetin önlenmesi için eğitim sürekli eğitimler alınmalı, hak temelli sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bizzat olayın mağdurları bu eğitimlerde dinlenilmelidir. Olaylara müdahale esnasında <strong>ölçülülük ve orantılılık</strong> ilkeleri ihlal edilmemeli, orantısız tepki veya tahrikle karşılaşıldığında dahi kolluk mensupları öfkelerini kontrol edebilmelidir. Müdahalelerin zulme dönüşmemesi için etkin denetim sağlanmalı, nefret söyleminden kaçınmalı, dışlamak yerine topluma kazandırmak esas olmalıdır… (<strong>4</strong>).</p>
<p>Şiddetin yaygınlaşarak insanlığı esir almasının önüne geçilebilmesin ve sosyal sağlığımızı korumak için şiddetin tüm nevileriyle en aza indirilebilmesi mücadelesinde her birimizin üzerine düşen sorumluluğu üstlenmesi niyazıyla…</p>
<p><strong>Kaynaklar: </strong></p>
<ol>
<li>POLAT, Oğuz. (2016). “<strong>Şiddet (Violence)</strong>”. https://dergipark.org.tr, MÜHF &#8211; HAD, C.22, S.1, s.15-34.</li>
<li>TİHEK. (2019). “<strong>Şiddetin Önlenmesi Çalıştayı Basın Açıklaması</strong>”. Ankara. https://www.tihek.gov.tr/siddetin-onlenmesi-calistayi-basin-aciklamasi, 11.11.2019.</li>
<li>ARSLAN, Süleyman. (2016). “<strong>Şiddetin Önlenmesi Çalıştayı Açış Konuşması</strong>”. Ankara. https://www.tihek.gov.tr/tihek-baskani-suleyman-arslanin-siddetin-onlenmesi-calistayi-acilis-konusmasi, 15.11.2019.</li>
<li>YILDIRIM, Nesip. (2016). “<strong>Şiddetin Önlenmesi İçin Çözüm Önerileri</strong>”. TİHEK Şiddetin Önlenmesi Çalıştayı Ankara: 16.11.2019. http://mazlumder.org/tr/main/faaliyetler/seminer-panel-konferans/3/siddetin-onlenmesi-icin-cozum-onerileri/13675, 18.11.2019.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://p.fethigungor.net/insanligin-dertleriyle-dertlenmek/sosyal-sagligimizi-korumak-icin-siddeti-azaltmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSLAM DÜNYASINDA YÜKSEKÖĞRETİMİ  İYİLEŞTİREREK KALKINMAK</title>
		<link>https://p.fethigungor.net/saglikli-bir-ummet-olmak/islam-dunyasinda-yuksekogretimi-iyilestirerek-kalkinmak/</link>
					<comments>https://p.fethigungor.net/saglikli-bir-ummet-olmak/islam-dunyasinda-yuksekogretimi-iyilestirerek-kalkinmak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Dec 2018 13:22:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Bir Ümmet Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[ALAN ÜNİVERSİTELERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Aliya İzzetbegovic]]></category>
		<category><![CDATA[AYIRICI ÖZELLİKLER]]></category>
		<category><![CDATA[BEYAZ AY DERNEĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilge önder]]></category>
		<category><![CDATA[BİLGİYE ULAŞMAK]]></category>
		<category><![CDATA[BİLGİYİ İŞLEMEK]]></category>
		<category><![CDATA[BİLGİYİ ÜRETMEK]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİM VE KÜLTÜR ÖRGÜTÜ]]></category>
		<category><![CDATA[BİRLEŞTİRİCİ ÖZELLİKLER]]></category>
		<category><![CDATA[BLOKZİNCİR]]></category>
		<category><![CDATA[BM SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA HEDEFLERİ 2030]]></category>
		<category><![CDATA[ÇOCUKLARI YAŞAYACAKLARI ZAMANA GÖRE YETİŞTİRMEK]]></category>
		<category><![CDATA[D8 GELİŞMEKTE OLAN 8 ÜLKE TEŞKİLATI]]></category>
		<category><![CDATA[DEĞER ÜRETMEK]]></category>
		<category><![CDATA[DİJİTAL PARA]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM FELSEFEMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM STRATEJİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[GELECEĞİN MESLEKLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[İİT]]></category>
		<category><![CDATA[İKB]]></category>
		<category><![CDATA[İLERİ PROBLEM ÇÖZME TEKNİKLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[İSLAM DÜNYASI EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İSLAM DÜNYASI ÜNİVERSİTELER BİRLİĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[İslam İşbirliği Teşkilatı]]></category>
		<category><![CDATA[İSLAM KALKINMA BANKASI]]></category>
		<category><![CDATA[İSLAM KARDEŞLİĞİ HUKUKU]]></category>
		<category><![CDATA[KURUMSAL KALİTE GELİŞTİRME BİRİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI]]></category>
		<category><![CDATA[ÖĞRENCİ KONTENJANLARI]]></category>
		<category><![CDATA[ÖĞRENCİ VE PERSONEL HAREKETLİLİĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[OLAĞANÜSTÜ DÖNEM EĞİTİM-ÖĞRETİM PROGRAMI]]></category>
		<category><![CDATA[ÖZGÜN BİLGİ ÜRETİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[PROF.DR. SUAT CEBECİ]]></category>
		<category><![CDATA[SOSYAL SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[TASCA]]></category>
		<category><![CDATA[TASEN]]></category>
		<category><![CDATA[ULUSLARARASILAŞMA]]></category>
		<category><![CDATA[YALOVA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ]]></category>
		<category><![CDATA[YAPAY ZEKA]]></category>
		<category><![CDATA[YENİ YÖNETİŞİM MODELLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[YERYÜZÜNÜ İMAR ETMEK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=802</guid>

					<description><![CDATA[“İslam Dünyası’nda Ortaklık ve Kalkınma” konulu IV. Uluslararası TASCA Forumu (1), 20-24 Aralık 2018 Antalya’da, 30 farklı ülkeden iş, eğitim ve gönüllü sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. İslam ülkelerinin millî servetlerini doğru ve adil yönetmeye, kendi aralarında millî paraların kullanımını yaygınlaştırmaya, Müslüman halkların hak ettikleri refah düzeyini yakalamak için işbirliği ve ortaklık imkânlarını geliştirmeye odaklanan forum [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“İslam Dünyası’nda Ortaklık ve Kalkınma” konulu IV. Uluslararası TASCA Forumu (<strong>1</strong>), 20-24 Aralık 2018 Antalya’da, 30 farklı ülkeden iş, eğitim ve gönüllü sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. İslam ülkelerinin millî servetlerini doğru ve adil yönetmeye, kendi aralarında millî paraların kullanımını yaygınlaştırmaya, Müslüman halkların hak ettikleri refah düzeyini yakalamak için işbirliği ve ortaklık imkânlarını geliştirmeye odaklanan forum toplantısında genel ve paralel oturumlarda elliyi aşkın tebliğ sunuldu.</p>
<p>Engellilerin kalkınma sürecine katılımı bağlamında Beyaz Ay Derneği örneğinin İslam dünyasında yaygınlaşmasının teşvik edilmesi, farklı alanlarda ortak akademik dergiler yayımlanması, bilimsel, iktisadi ve ticari işbirliklerinin yaygınlaştırılması, bilimsel eserlerin Arapçadan Türkçeye ve Türkçeden Arapçaya tercüme edilmesi için özel bir kurum oluşturulması, yükseköğretimde öğrenci ve öğretim üyesi değişim programlarının desteklenmesi gibi tavsiyelerle sonuçlanan forum toplantısında sunduğum tebliği özetle sizlerle de paylaşmakta yarar görüyorum.</p>
<p><strong>Önce Kavramlarda Mutabakat Sağlamak</strong></p>
<p>Kalkınmanın önemli bir aracı olarak yükseköğretimin iyileştirilmesi ihtiyacını tartışmaya geçmeden önce sözlerimin doğru anlaşılması için temel kavramları hangi anlamda kullandığımı belirtmek gerekmektedir. Bu çalışmada;</p>
<ol>
<li><strong>İslam dünyası</strong> deyince İslam İşbirliği Teşkilatı’na (İİT) üye 57 ülke,</li>
<li><strong>Yükseköğretim</strong> deyince liseden sonraki ön lisans, lisans ve lisansüstü (yüksek lisans ve doktora) düzeyindeki örgün eğitim ve öğretim programları,</li>
<li><strong>İyileştirme</strong> deyince niteliğin (kalitenin) yükseltilmesi, amaca ve talebe uygunluğun kesintisiz sağlanması yoluyla güvenin tesis edilmesi,</li>
<li><strong>Kalkınma</strong> deyince de sadece ekonomi alanında değil, bir ülkenin topyekûn gelişme ve ilerlemesi kast edilmektedir. Mesela Türkiye dünyada ekonomik büyüklük sıralamasında 17. sırada olmasına rağmen en iyi üniversiteler sıralamasında ilk 500 üniversite arasında sadece 2 üniversitemiz vardı. Eğitim, kültür ve insani gelişmişlik sıralamalarında ise çok gerilerdeyiz. Bu göstergeler kalkınmanın salt ekonomik bir mesele olmadığının yeterli delilidir.</li>
</ol>
<p><strong>Ortak Sorunlarımıza Elbirliğiyle Ortak Çözümler Geliştirebilmek</strong></p>
<p>İslam dünyası, büyük çoğunluğu ortak olan sorunlarına <strong>ortak çözümler</strong> geliştirmek zorundadır. Tüm İslam dünyası olarak birlikte gelişecek ve elbirliğiyle ilerleyeceğiz. Aramızda muhabbet ve hukuk oluşması için daha sık bir araya gelmeliyiz. Birbirimize karşı saygıyı ve sevgiyi esas alan <strong>İslam kardeşliği hukuku</strong> çerçevesinde çok boyutlu işbirliklerini gerçekleştirebilmeliyiz. Bunun için öncelikle, <u>son 150 yılda</u> aramıza örülen siyasi ve psikolojik duvarları aşabilmeli, sırtımızdaki lüzumsuz kamburlardan kurtulabilmeliyiz. Müslüman topluluklar olarak <u>ayırıcı</u> değil <strong>birleştirici</strong> özelliklerimizi ön plana çıkarmalıyız.</p>
<p>Yükseköğretim kurumlarımızda fakülte ve bölümlerin öğrenci <strong>kontenjanları</strong>, toplumun ihtiyaçları doğrultusunda ve ülkenin değişim hızıyla uyumlu şekilde planlanmalıdır. Aksi takdirde sadece gençlerimizi değil, bütçeden yükseköğretime ayrılan büyük payı da <strong>israf</strong> etmiş, ülkenin geleceğini tehlikeye atmış oluruz.</p>
<p>Çeyrek yüzyıl sonra bugünkü mesleklerin yarısı tamamen yok olacak, <strong>yüzlerce yeni meslek</strong> ortaya çıkacaktır. Eğitim stratejimizde Hz. Ali’nin (r) “Çocuklarınızı yaşayacakları zamana göre yetiştirin.” tavsiyesini şiar edinmeli, eğitim planlamamızı bu yönde yapmalıyız. Mesela, blokzincir ve <strong>dijital para</strong>, yapay zekâ, yeni yönetişim modelleri, ileri problem çözme teknikleri, <strong>sosyal sağlık</strong> vb. yeni alanlarda meslek icra edecek gençleri yetiştirecek yeni müfredat programları geliştirmeliyiz.</p>
<p>Farklı alanlarda çok dilli ortak bilimsel <strong>süreli yayınlar</strong> neşretmeli, ortak <strong>bilimsel yayın</strong> <strong>tarama indeksleri</strong> oluşturmalıyız. Dünyanın en iyi yüz, en iyi beşyüz ve en iyi bin üniversite sıralamasındaki yer, sayı ve oranımızı yükseltmek için bir zaman cetveli ilan etmeli ve bu taahhüdümüzü yerine getirmek için ciddiyetle çalışmalıyız.</p>
<p>Ziya Paşa’nın dediği gibi “Marifet iltifata tâbidir, iltifatsız meta zâyidir.” İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ülkelerinde gençlerin siyaset, sanat, spor, ticaret gibi alanlar yanında akademiye de yönelmelerini özendiren ‘teşvik ve ödül programları’ ihdas edilmeli, mevcutlar geliştirilmeli ve yaygınlaştırılmalıdır.</p>
<p>Irak, Suriye, Yemen vb. <u>savaş ve çatışmaların</u> devam ettiği İslam ülkelerinde eğitim faaliyetlerinin aksamaması için İİT tarafından özel bir “Olağanüstü Dönem Eğitim-Öğretim Programı” hazırlanmalı ve bu program İslam Kalkınma Bankası (İKB) tarafından finanse edilmelidir. Bu vesileyle, Sırp-Bosna savaşı sırasında eğitim faaliyetlerini hiç aksatmadan sürdüren bilge önder Aliya İzzetbegoviç’i rahmetle yad ediyoruz.</p>
<p><strong>Eğitim Felsefemizi Güncelleyebilmek </strong></p>
<p>Gelecekte gençliğin boşluğa düşmemesi için eğitim felsefemizi aşağıdaki ilkeler doğrultusunda güncellememiz icap etmektedir:</p>
<ol>
<li>Sünnetullahı, Allah’ın tabiata, topluma ve insana vazetmiş olduğu <strong>kanunları keşfetmek</strong> ve bu kanunlara uygun davranmayı öğretmek eğitim sistemimizin ana hedefi olmalıdır.</li>
<li>Yeni bilgiler ve fikirler üretebilmeleri için âlim ve aydınlarımıza gerçek bir <strong>özgürlük atmosferi</strong> oluşturulmalıdır. Aksi takdirde gelişme ve ilerleme sağlanamaz.</li>
<li>Bilgiyi <u>dinî-dünyevî</u> diye iki kategoriye bölmekten ve bunları birbirinden uzaklaştırmaktan bütünüyle vaz geçmeliyiz.</li>
<li>Batı medeniyetinin ürettiği iyi standartları, makul ilkeleri ve güzel uygulama modellerini dikkate almalıyız. Tepkisel tavırlarla onları toptan reddetmek <u>ifrat</u>, Batı’nın ortaya koyduklarını erişilmez ya da aşılmaz en mükemmel örnekler olarak görmek de <u>tefrittir</u>. Onlardan da yararlanarak <strong>daha iyisini</strong> biz ortaya koymalıyız.</li>
</ol>
<p><strong>Yükseköğretim Kurumlarımızı İyileştirebilmek </strong></p>
<p>Toplumların gelişip ilerlemesinin öncelikle <strong>düşünce düzleminde</strong> başladığı bilinen bir gerçektir. Düşüncenin gelişmesinde yükseköğretim kurumlarının ve akademisyenlerin katkısı ise tüm dünyada kabul gören bir olgudur. Dolayısıyla, akademik kadrolar başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarında gerçekleştirilecek iyileştirmeler toplumun topyekûn ilerlemesine <strong>stratejik bir katkı</strong> sağlayacaktır.</p>
<p>Acı bir gerçektir ki, İslam dünyasında küresel başarı listelerinde ilk beşyüze girebilen üniversite sayısı yok denecek kadar azdır. Bu sonuç yükseköğretimin organizasyon yapısıyla ilgili yetersizliklerle de bağlantılı olduğu gibi daha ziyade müfredatın muhtevasıyla ilgilidir. Batıdan ithal edilen bilgiyi olduğu gibi aktarmakla yetinmek yerine <strong>kendi değerlerimiz üzerinde yükselen </strong>özgün bilgi üretme ödevinde olan üniversitelerimiz, İslam dünyasının asırlarca sürdürdüğü bilimsel keşif ve icatlardaki öncülüğüne yakışır <strong>yeni bir ivme</strong> yakalamak zorundadır.</p>
<p><strong>Özgün bilgi üretimi</strong>; özdeğerlerinin farkında olan şahsiyetli ilim adamları tarafından ve İslam dünyasının tarihî müktesebatı titizlikle incelenerek hazırlanacak kendimize has müfredat programlarıyla mümkün olabilecektir. İslam dünyasında yükseköğretimin iyileştirilmesi yoluyla kalkınmayı, gelişmeyi ve ilerlemeyi sağlamak için;</p>
<ol>
<li>Çalıştay, kongre ve konferans gibi etkinlikleri daha sık ve daha nitelikli şekilde düzenleyerek,</li>
<li>Konuya özgü yazılar, makaleler ve raporlar yayınlayarak,</li>
<li>Akademik kadroların daha nitelikli hale getirilmesine yönelik özel programlar geliştirip uygulayarak,</li>
<li>Değişen ihtiyaçlara uygun alternatif müfredat programları geliştirerek,</li>
<li>İslam dünyasının çeşitli bölgelerinde <strong>örnek alan üniversiteleri</strong> kurarak,</li>
<li>İslam Dünyası Üniversiteler Birliği, İslam Dünyası Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü gibi yeni üst kuruluşlar oluşturarak</li>
</ol>
<p>yüksek bir bilinç ve yeni bir akım oluşturmalıyız.</p>
<p>Böylece hem mensubu olduğumuz İslam medeniyetine layık bir yükseköğretim organizasyonu gerçekleştirebilecek, hem de insanlığın ortak medeniyet birikimine kalıcı katkılar yapılabileceğiz.</p>
<p><strong>Yükseköğretim Kurumlarımızın Uluslararasılaşmasını Sağlamak </strong></p>
<p>Yükseköğretim kurumlarında uluslararasılaşma, kalitenin ve rekabetin çok mühim bir aracıdır. Bu sebeple İslam dünyasının tüm yükseköğretim kurumları arasında etkili iletişim ağları geliştirmeli, öğrenci ve öğretim üyesi değişim programlarını çeşitlendirmeli ve hızlandırmalıyız.</p>
<p>Her yıl <strong>7 milyon</strong> öğrencinin değişim programlarından yararlandığı günümüz dünyasında İslam ülkelerindeki üniversiteleri tercih edenlerin çok az oluşu bizi harekete geçirmelidir.</p>
<p>Yalova Üniversitesi tarafından 17-18 Kasım 2018 tarihlerinde Armutlu’da gerçekleştirilen “Yükseköğretimde Uluslararasılaşma Çalıştayı”n Rektör Prof.Dr. Suat Cebeci Hoca’nın altını çizdiği gibi uluslararası arenada kimliğimiz ve kişiliğimizle sağlam şekilde var olabilmek için;</p>
<p>a) <strong>Bilgiye ulaşmak</strong>, bunun için işbirliği imkânlarını ve iletişim kanallarını açık tutmak,</p>
<p>b) <strong>Bilgiyi üretmek</strong>, araştırma imkânlarımızı güçlendirmek, problem çözme odaklı alan araştırmaları yapmak,</p>
<p>c) <strong>Bilgiyi işlemek</strong>, yani üretilen bilgiyi hayata uygulayıp istifade etmek gerekmektedir.</p>
<p>İnsanlık olarak dünyadaki temel görevimiz yeryüzünü imar etmek ve adaletli sosyal sistemler kurmaktır. Allah ve insanlık nezdindeki değerimiz ürettiğimiz değerler nispetinde olacaktır. Bu yüzden, İslam kardeşliğini zedeleyen anlamsız çatışmaları bütünüyle terk edip vaktimizi ve enerjimizi elbirliğiyle kalkınmak için harcamalıyız. Zira İslam ülkeleri birlik ve beraberlik sağlayıp güçlenerek dünyanın yönetiminde etkili olmadığı müddetçe sadece İslam dünyasında değil, dünya genelinde kalıcı bir barış sağlanamayacak, farklı kültür ve medeniyetler uzlaştırılamayacaktır.</p>
<p>Eğitim, bilim ve araştırma alanlarında farklı bakış açılarına sahip ilim adamlarını birlikte çalıştırmak ve böylece hepsinin daha geniş ufuklar kazanmasını sağlamak maksadıyla, İİT ülkelerinde mevcut binlerce üniversitelerimizin uluslararasılaşabilmesi için <strong>önerilerimiz</strong> şunlardır:</p>
<ol>
<li>Çeşitli hibe programlarından etkin bir şekilde yararlanılması için her üniversitede bir “Değişim Programları Birimi” kurulması,</li>
<li>Ülke içinde ve İslam ülkeleri arasında yükseköğretim hareketlilik projelerinin çeşitlendirilmesi,</li>
<li>Üniversitelerimizin mevcut ulusal ve uluslararası işbirliklerinin öncelikle envanterinin ortaya konulması,</li>
<li>Öğrenci ve personel hareketliliğine imkân tanıyacak bölüm bazında kurumlararası anlaşmaların arttırılması,</li>
<li>Değişim programlarının başarılı sonuçlar verebilmesi için başka ülkelere gidecek personel ve öğrencilerin belirli düzeyde yabancı dil yeterliliğinin sağlanması,</li>
<li>Üniversitelerimizin uluslararası platformlarda tanınırlığının arttırılması için çok dilli tanıtım çalışmalarının yapılması, özellikle sosyal medyanın etkin kullanılması,</li>
<li>Her üniversitemizin ulusal, İslam ülkeleri arasında ve küresel ölçekte yeniliklerin ve iyi uygulamaların değişimi için stratejik ortaklıklar yoluyla yenilikçilik ve girişimcilik odaklı işbirliğinin sağlanması,</li>
<li>Her üniversitemizde “Kurumsal Kalite Geliştirme Birimi” kurulması ve titizlikle çalıştırılması,</li>
<li>İİT hükümetlerinin eğitim ve ar-ge faaliyetlerine genel bütçeden daha büyük pay ayırması,</li>
<li>Sadece ders almak ya da ders vermek için değil, <strong>staj yapmak</strong> maksadıyla da değişim programlarından hibe desteği alınabilmektedir (<strong>2</strong>). İİT bünyesinde de bir staj değişimi programı uygulanmakla birlikte yeterince tanınmadığı için beklenen verim alınamamaktadır (<strong>3</strong>).</li>
<li>Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri 2030 Programı’nın (<strong>4</strong>) “Herkesi kapsayan ve herkese eşit derecede kaliteli eğitim sağlamak ve herkese hayat boyu eğitim imkânı tanımak.” başlıklı 4. Maddesinde yer alan tavsiyelerden yararlanılması,</li>
<li>Öncelikle D8 (Gelişmekte Olan 8 Ülke) Teşkilatı, ardından İİT çatısı altında İslam dünyası çapında ortak bir eğitim stratejisi ve felsefesi belgesi oluşturulması, coğrafi, kültürel ve mesleki alanlara göre ayrışan, yerel ihtiyaçları dikkate alan müfredat programlarının desteklenmesi.</li>
</ol>
<p>Tebliğler kitabı yayımlandığında diğer tebliğlerden de sizlere bir özet sunabilmek ve ilgili kurum, kuruluş ve mercilerin bu gibi toplantıların sonuç bildirgelerini dikkate alması ve istifade etmesi umuduyla…</p>
<p><strong>Kaynaklar: </strong></p>
<ol>
<li>TASCA-TASEN, www.<strong>tascatasen</strong>.com, 24.12.2018.</li>
<li>Ulusal Ajans; www.<strong>gov.tr</strong>, 23.12.2018.</li>
<li>İslam İşbirliği Teşkilatı Uluslararası Staj Programı (OIC Intern); www.<strong>oicintern</strong>.org, 23.12.2018.</li>
<li>http://<strong>unesco</strong>.org.tr/dokumanlar/duyurular/skh.pdf, 13.05.2017.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://p.fethigungor.net/saglikli-bir-ummet-olmak/islam-dunyasinda-yuksekogretimi-iyilestirerek-kalkinmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
