<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Muhammed Mursi Arşivleri - Prof. Dr. Fethi Güngör</title>
	<atom:link href="https://fethigungor.net/etiket/muhammed-mursi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.fethigungor.net/etiket/muhammed-mursi/</link>
	<description>fg@fethigungor.net</description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Jul 2019 06:45:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.1</generator>
	<item>
		<title>MURSİ’NİN AZİZ HATIRASINI SANATLA CANLI TUTMAK</title>
		<link>https://fethigungor.net/caginin-sahidi-olmak/mursinin-aziz-hatirasini-sanatla-canli-tutmak/</link>
					<comments>https://fethigungor.net/caginin-sahidi-olmak/mursinin-aziz-hatirasini-sanatla-canli-tutmak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jul 2019 06:45:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çağının Şahidi Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[ALİ EMRE]]></category>
		<category><![CDATA[BİLAL EL-AHMED]]></category>
		<category><![CDATA[CEVAT AKKANAT]]></category>
		<category><![CDATA[FİRAS ABDURREZZAK SUDANİ]]></category>
		<category><![CDATA[GRUP KIYAM]]></category>
		<category><![CDATA[GRUP YÜRÜYÜŞ]]></category>
		<category><![CDATA[HEYSEM RASSÂS]]></category>
		<category><![CDATA[İBRAHİM ERYİĞİT]]></category>
		<category><![CDATA[İhvan-ı Müslimin]]></category>
		<category><![CDATA[İKTİBAS DERGİSİ 487]]></category>
		<category><![CDATA[İMAD DEVİDAR]]></category>
		<category><![CDATA[İSLAM SANATININ GARİP YOLCULARI]]></category>
		<category><![CDATA[LAMENT FOR MORSİ]]></category>
		<category><![CDATA[MAHMUD ENVER]]></category>
		<category><![CDATA[MEHMET ALİ ASLAN]]></category>
		<category><![CDATA[MENAF Bİ’ÂC]]></category>
		<category><![CDATA[MISIR CUMHURBAŞKANI]]></category>
		<category><![CDATA[MUHAMMED BERK EBU SEMİYYE]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed Mursi]]></category>
		<category><![CDATA[MÜNİR ARIKAN]]></category>
		<category><![CDATA[Mursi]]></category>
		<category><![CDATA[MÜRSİ AĞITLARI]]></category>
		<category><![CDATA[MÜRSİ EZGİLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[MÜRSİ MARŞLARI]]></category>
		<category><![CDATA[MURSİ'YE AĞIT]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman Kardeşler Teşkilatı]]></category>
		<category><![CDATA[SADÂ EL-ENĞÂM]]></category>
		<category><![CDATA[ŞAM ŞAİRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[SAMİ BOZBIYIK]]></category>
		<category><![CDATA[ŞEHİT MURSİ]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid Kutub]]></category>
		<category><![CDATA[SULTAN ABDELİ]]></category>
		<category><![CDATA[TENSİM ABDULKADİR]]></category>
		<category><![CDATA[USAME HAŞŞÛN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fethigungor.net/?p=914</guid>

					<description><![CDATA[“Şairlere gelince, (onlar da kendi kendilerini aldatmaya yatkındırlar ve bu sebeple) onlara (da yalnızca) azgınlar uymaktadır. Görmez misin onların her vadide (sözcüklerin, hayallerin peşinde) şaşkın şaşkın dolaştıklarını; ve (çoğu zaman) yapmadıklarını söyleyegeldiklerini? Ama inanan, dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan, Allah’ı sıkça anan, haksızlığa uğratıldıktan sonra kendilerini savunan ve haksızlık yapan zalimlerin nasıl bir devrimle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Şairlere gelince, (onlar da kendi kendilerini aldatmaya yatkındırlar ve bu sebeple) onlara (da yalnızca) azgınlar uymaktadır. Görmez misin onların her vadide (sözcüklerin, hayallerin peşinde) şaşkın şaşkın dolaştıklarını; ve (çoğu zaman) yapmadıklarını söyleyegeldiklerini? Ama inanan, dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan, Allah’ı sıkça anan, haksızlığa uğratıldıktan sonra kendilerini savunan ve haksızlık yapan <strong>zalimlerin nasıl bir devrimle devrileceklerini er geç görecekleri</strong> (konusunda Allah’ın vaadine güvenenler) bu hükmün dışındadır!” (Şu’arâ 26:224-227).</p>
<p>Mısır’ın ilk meşru cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin, 17 Haziran 2019 tarihindeki duruşmada mahkeme salonundaki kalın parmaklıklar ve çelik tellerle güçlendirilmiş cam kafesin içinde vefat etmesi, iman kardeşliğini tatmış müminleri derinden yaraladı.</p>
<p>Bu hüznü şairler şiirleriyle, bestekârlar ve ses sanatçıları ezgileriyle dile getirdi. Bu hafta bu şiir ve ezgilerden bir demet sunmak istedik. Mursi’nin planlı ve sinsi bir cinayete kurban gitmesine mâni olamamanın utancını, onun aziz hatırasını şiir, ezgi, hikâye, belgesel ve sinema filmi gibi sanat eserleriyle yaşatma gayretiyle bir nebze olsun bertaraf edebiliriz belki.</p>
<p><strong>ZİNDANA SIĞMAYAN KARTAL</strong></p>
<p>-Şehid Muhammed Mursi’ye rahmet duasıyla-</p>
<p>Çıkardın Yusuf’u kuyudan, Yakub’un yanında melek gördüler</p>
<p>El etek öpenler Nil’i yatağından fırlatan pek bir bilek gördüler</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cesur kızlarla geldin bilge analarla, çölü ağlatan şen yiğitlerle</p>
<p>Zehirden bezenler, çalışkan arılarla bezenmiş petek gördüler</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ne Sedat ne Nâsır, yed-i beyza görmüş gibi birden ışıdı Mısır</p>
<p>İblisle aynı tastan yiyen nankörler elifi elbet mertek gördüler</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ey hasırda namaz kılan önder! Zindana sığmayan hür kartal!</p>
<p>“Onlar adamdı” diyen çocuklar cennete atılan ilmek gördüler</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ne Esmalar biter ne Kutuplar! Şerefin bin kitabı da bizdedir!</p>
<p>Rüstem ile İskender masalcıları taşları eriten yürek gördüler</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kalbi zindana çarpa çarpa, aşkla yürüdün iki güzelden birine</p>
<p>Şerefini satanlar, boyun eğmeyen gerçek bir erkek gördüler!</p>
<p>17 Haziran 2019</p>
<p>Ali EMRE</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ŞEHADET DESENLİ YÜREK</strong></p>
<p>Çınlar yeryüzünde sesi</p>
<p>Dünyaya düşer gölgesi</p>
<p>Muhammed Mursi varlığı</p>
<p>İnsanlığın göstergesi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şehadet desenli yürek</p>
<p>Dünyadan sökülen direk</p>
<p>Yüreklerde filiz versin</p>
<p>Şimdi bize sabır gerek</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ayrılsa da dünyamızdan</p>
<p>Silinmez hafızalardan</p>
<p>Mütebessim hali kalır</p>
<p>Kokusu gitmez zindandan</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kendimize ah edelim</p>
<p>Halimizi seyredelim</p>
<p>Yakar ateş içimizden</p>
<p>Hakikat üzre gidelim</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Zulüm vakte ekli siğil</p>
<p>Mısır halkı layık değil</p>
<p>İnsanca yönetilmeye</p>
<p>Gel Sisi önünde eğil</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Zulüm ilelebet sürmez</p>
<p>Gözü gören gönlü görmez</p>
<p>Sedat’a özenir Sisi</p>
<p>İnşallah kolay gebermez</p>
<p>17.06.2019, Anıttepe</p>
<p>İbrahim ERYİĞİT</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ÖRNEK KUL MUHAMMED MURSİ</strong></p>
<p>Demokrasi diye sandık verdiler</p>
<p>Seçime gitmeyen zındık dediler</p>
<p>İhvan kazanınca yandık dediler</p>
<p>Yüreklere aktı Muhammed Mursi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bıkmış Mübarek’ten(!), mazlum vallahi</p>
<p>Değişti Mısır’ın zulüm tarihi</p>
<p>Halkın seçtiği o münevver dahi</p>
<p>Geleceğe baktı Muhammed Mursi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tüm Gazze Şeridi ablukadaydı</p>
<p>Koskoca bir millet soykırımdaydı</p>
<p>Refah Kapısı’nı anında açtı</p>
<p>İsrail’i yaktı Muhammed Mursi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İsrail, Avrupa ve Amerika</p>
<p>Hemen çıkardılar içte tefrika</p>
<p>Orduyla vurdular o masum halka</p>
<p>Meydanlara aktı Muhammed Mursi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tahrir Meydanı’nda bir avuç dostla</p>
<p>Meşaleyi yaktı Muhammed Mursi</p>
<p>O ateş kor olur Firavunlara</p>
<p>Ateşten de paktı Muhammed Mursi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>17 yaşında Esma Biltaci</p>
<p>Tahrir’de alnında Şehitlik Tacı</p>
<p>Buna şahid olan duyar mı acı</p>
<p>Halkı için ‘hak’tı Muhammed Mursi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Her yerde işkence ve zulüm vardı</p>
<p>Gaddar baltacılar sokaklardaydı</p>
<p>Darbeci askerler etrafı sardı</p>
<p>Boynunu büktü o Muhammed Mursi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Medrese-i Yusufiye dönemi</p>
<p>Artık Rabbi oldu ona tek Hami</p>
<p>Küfrün karşısında hiç eğilmedi</p>
<p>Cennetlere aktı Muhammed Mursi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Umarım hayatı bir ibret olur</p>
<p>Üç kuruşluk Dünya hep zillet olur</p>
<p>Müslüman kalbinde bir heybet olur</p>
<p>Bize “Örnek Kul”du Muhammed Mursi</p>
<p>17 Haziran 2019 – 20:22</p>
<p>Münir ARIKAN</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>MISIR İKİNDİSİNDE BİR ADAM</strong></p>
<p>Otur şöyle ağlama Nil&#8217;in yamacına</p>
<p>Bir adam tanıdım yavrum anlatayım sana</p>
<p>Karanlık hücrelerde zindanda sorgularda</p>
<p>Diz çökmedi zorbaya</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şimdi hüzünbaz kuşlar yaslı yıldızlar</p>
<p>Mısır ikindisinde ağıt yakıyorlar</p>
<p>Namertlerin şah olduğu soysuz bir dünyada</p>
<p>Kahraman adamlar da var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dünya sağır olsa da yavrum ahirette biz</p>
<p>Nil ülkesinden gelen o kahramanı bekleyeceğiz</p>
<p>“Sabrına şahidiz</p>
<p>Diz çökmeyen yiğit bir adamla</p>
<p>Aynı zamanda yaşadık.” diyeceğiz.</p>
<p>18 Haziran 2019</p>
<p>Ali EMRE</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>MAHKEMEDE ÖLENE</strong></p>
<p>&#8220;Sekülerlerin adaleti;</p>
<p>ne yapsın iktidari fiil?!.&#8221;</p>
<p>mazeretine fiskeyle&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ölmedin</p>
<p>Oley çektin ey garip&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ölmedin</p>
<p>Mısır&#8217;da</p>
<p>Türkiye&#8217;de&#8230;</p>
<p>Hayatı tatil ettin&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dar geldin dünyaya</p>
<p>Ölmedin</p>
<p>İsyan etti can havlin&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sükût suikastine</p>
<p>Dayanamadı kalbin&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mayıslar Haziranlar</p>
<p>Ülkendir senin</p>
<p>Ölmedin&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Amuda kalkıp söyledin</p>
<p>Ölmedin</p>
<p>Ufkumuzu şen ettin&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Senin &#8216;Sessiz Gemi&#8217;n</p>
<p>Mağdur ve fakat mağrur</p>
<p>Yol alıyor evrende</p>
<p>Ölmedin&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ölmedin&#8230;</p>
<p>Mahkemeleri dirilttin</p>
<p>Zulüm erlerini inlettin&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ölmedin</p>
<p>Serçe olup uçup gittin&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ey şehit&#8230;</p>
<p>Ankara, 18 Haziran 2019</p>
<p>Cevat AKKANAT</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>MURSİ Mİ? SİSİ Mİ?</strong></p>
<p><strong>YÖNÜN BELLİ OLSUN</strong></p>
<p>Her gün farklı, farklı tona bürünme</p>
<p>Hep dik yürü sakın yerde sürünme,</p>
<p>Bir o dağda, bir bu dağda görünme</p>
<p>Ben burdayım de de, yerin belli olsun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Eğer inanıp da çıktıysan yola,</p>
<p>Baş çevirip bakma hiç sağa sola,</p>
<p>Sakın putperestle girme kol kola,</p>
<p>Tevhid&#8217;i haykır da, dinin belli olsun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Karşı çık Nemrut&#8217;a, Firavun&#8217;lara,</p>
<p>Su taşı ağzınla tüm yangınlara,</p>
<p>Karınca misali düş de yollara,</p>
<p>Hakk&#8217;a doğru yürü, yönün belli olsun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Allah! Allah! de de; mutlu olsun sine,</p>
<p>Sımsıkıca sarıl, bu kutsal dine</p>
<p>Hakkı tutup kaldır, kaldır sen yine</p>
<p>Öfke duy bâtıla, kinin belli olsun.</p>
<p>Hakkı tutup kaldır, kaldır bin kere</p>
<p>Öfke duy bâtıla, kinin belli olsun.</p>
<p>18.06.2019</p>
<p>Sami BOZBIYIK</p>
<p>Şehid önder Prof. Dr. Muhammed Mursi’nin yavaş bir cinayete kurban gitmesi üzerine Arap şairler de birçok şiirler yazmışlar, ses sanatkârları besteler yapmışlardır. Mesela Arapça bilen okurlarımız Suudlu muhalif Av. Sultan Abdeli, Şamlı şair Dr. Muhammed Berk Ebu Semiyye, Menaf Bi’âc, Heysem Rassâs, Firas Abdurrezzak Sudani gibi şairlerin kaside ve mersiyelerini okuyabilirler (www.odabasham.net). Arap bestekârların ve ses sanatçılarının Mursi hakkındaki eserlerine de her gün yenisi eklenmektedir. Güzel kliplerle de desteklenen bu çalışmalardan bazılarını makalemizin en sonuna eklediğimiz listede linklerden dinlemek mümkün…</p>
<p>Rabbimiz mazlum şehid Muhammed Mursi’ye gani gani rahmet eylesin. Mekânı cennet, makâmı âlî olsun. Bizlere de onun arkadaşlarına ve haklı davasına destek olabilmeyi nasip ve müyesser eylesin.</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<ul>
<li>Akkanat, Cevat. (2019). “<strong>Mahkemede Ölene</strong>”. Şiir. https://cevatakkanat.blogspot.com/2019/06/mahkemede-olene_18.html, 18.06.2019.</li>
<li>Arıkan, Münir. (2019). <strong>Örnek Kul Muhammed Mursi</strong>. Şiir. 17.06.2019.</li>
<li>Bozbıyık, Sami. (2019). Mursi mi? Sisi mi? Yönün Belli Olsun. Şiir. https://www.facebook.com/akkisladasiir/posts/1033547076841301/, 18.06.2019.</li>
<li>Emre, Ali. (2019a), “<strong>Zindana Sığmayan Kartal</strong>”. Şiir. 17.06.2019.</li>
<li>Emre, Ali. (2019b). <strong>Zindana Sığmayan Kartal</strong>. (Şehit Muhammed Mursi Şiiri).</li>
<li>https://www.youtube.com/watch?v=GBzMqbsVGlo, seslendiren: <strong>Can Demiryel</strong>, 18.06.2019.</li>
<li>Emre, Ali. (2019c). <strong>Zindana Sığmayan Kartal</strong>. (Şehit Muhammed Mursi Şiiri). https://www.youtube.com/watch?v=R0owEX3fDIs, yapım: <strong>Grup Kıyam</strong>, 22.06.2019.</li>
<li>Emre, Ali. (2019d), “<strong>Mısır İkindisinde Bir Adam</strong>”. Şiir. 18.06.2019.</li>
<li>Emre, Ali. (2019e), “<strong>Mısır İkindisinde Bir Adam</strong>” (Mursi&#8217;ye Ağıt / Lament For Morsi). https://www.youtube.com/watch?v=68XheAPtYhI, yapım: <strong>Grup Yürüyüş</strong>, okuyan: Mehmet Ali Aslan, 20.06.2019.</li>
<li>Eryiğit, İbrahim. (2019). <strong>Şehadet Desenli Yürek</strong>. Şiir. İktibas dergisi, sayı: 487, Temmuz 2019, s.64.</li>
<li>Seyyid Kutub; <strong><em>Ahî ente Hurrun</em></strong> (Kardeşim Sen Özgürsün). Şiir. Bestelenerek Mursi’ye ithaf edildi: https://www.youtube.com/watch?v=unYDjh5yOEo, yayınlayan: Celal Topçu, 08.07.2013.</li>
<li>Seyyid Kutub; <strong><em>Ahî ente Hurrun</em></strong> (Kardeşim Sen Özgürsün). Şiir. Bestelenerek Mursi’ye ithaf edilen ezginin yorumu. https://www.youtube.com/watch?v=ajTVB6TTp6Y, yorumlayan: Mehmet Ali Aslan, 19.01.2017.</li>
<li>Sultan Abdeli, <strong>Selam Ey Ulu Şehid</strong>. Kaside. https://www.altamkeen.net/node/3103, 18.06.2019.</li>
<li>Şam Şairleri. (2019). http://www.<strong>net</strong>/شعر/109165-بعض-ما-قيل-من-أشعار-في-حق-الرئيس-الشهيد-الدكتور-محمد-مرسي, 21.06.2019.</li>
</ul>
<p><strong>Mursi Hakkındaki Arapça Ezgiler ve Marşlar:</strong></p>
<ul>
<li>İslam Sanatının Garip Yolcuları. (2019). <strong>Şehadet Yolcusu Mursi’ye Mersiye. </strong>https://www.youtube.com/watch?v=NDVy6P0e8Xw, 17.06.2019.</li>
<li><strong>Dinlen Artık Ey Mazlum</strong>. https://www.youtube.com/watch?v=SD9JqEyCDqs, 17.06.2019.</li>
<li>Usame Haşşûn. (2019). <strong>Ben de Elbenna Gibi Öleceğim</strong>. Yayınlayan: Sadâ el-Enğâm. https://www.youtube.com/watch?v=mp7jtobhsIA, 17.06.2019.</li>
<li><strong>Merhum Muhammed Mursi Marşı</strong>. (2019). https://www.youtube.com/watch?v=K6smYaXyEZc, 18.06.2019.</li>
<li><strong>Kardeşim Muhammed Mursi, Gözler Senin İçin Yaş Dökecek</strong>. (2019). https://www.youtube.com/watch?v=POlr3Q035EY, 18.06.2019.</li>
<li>Mahmud Enver. (2019). <strong>Râââh!</strong> (Gittiii!). https://www.youtube.com/watch?v=o7tDK9MMcCA, 19.06.2019.</li>
<li><strong>Filistin Halkını Sakinleştirmemi İsteme Benden</strong>. (2019). https://www.youtube.com/watch?v=4BW81ST7riY, 19.06.2019.</li>
<li><strong>Tadımız Kaçtı</strong>. (2019). Yayınlayan: İmad Devidar. https://www.youtube.com/watch?v=WzxJiCNL1S0, 20.06.2019.</li>
<li>Tensim Abdulkadir. (2019). <strong>İhvanın Çağrısına Kulak Verin. </strong>https://www.youtube.com/watch?v=NDVy6P0e8Xw. Yapım: İslam Sanatının Garip Yolcuları. Yorum: Bilal el-Ahmed. 21.06.2019.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://fethigungor.net/caginin-sahidi-olmak/mursinin-aziz-hatirasini-sanatla-canli-tutmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MURSİ’NİN ŞEHADETİNDEN GEREKEN DERSLERİ ÇIKARMAK</title>
		<link>https://fethigungor.net/insanligin-dertleriyle-dertlenmek/mursinin-sehadetinden-gereken-dersleri-cikarmak/</link>
					<comments>https://fethigungor.net/insanligin-dertleriyle-dertlenmek/mursinin-sehadetinden-gereken-dersleri-cikarmak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jun 2019 21:20:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsanlığın Dertleriyle Dertlenmek]]></category>
		<category><![CDATA[ABDULLAH HADDAD]]></category>
		<category><![CDATA[ABDULMUNİM ABDULMAKSUT]]></category>
		<category><![CDATA[ADVE]]></category>
		<category><![CDATA[AHMED ABDÜLAZİZ]]></category>
		<category><![CDATA[EBULFUTUH]]></category>
		<category><![CDATA[Hayrettin Karaman]]></category>
		<category><![CDATA[HEYYA]]></category>
		<category><![CDATA[İhvan-ı Müslimin]]></category>
		<category><![CDATA[İNSAN HAKLARI VE MAZLUMLAR İÇİN DAYANIŞMA DERNEĞİ (MAZLUMDER)]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal İnat]]></category>
		<category><![CDATA[Mazlumder]]></category>
		<category><![CDATA[MEDİNETU’N-NASR]]></category>
		<category><![CDATA[MISIR CUMHURBAŞKANI]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed Mursi]]></category>
		<category><![CDATA[MUHAMMED MURSÎ ÎSÂ EL-EYYÂT]]></category>
		<category><![CDATA[Mursi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman Kardeşler Teşkilatı]]></category>
		<category><![CDATA[NUR PARTİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÖMER ÇOLAKOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[ŞARKİYYE]]></category>
		<category><![CDATA[ŞEHİT MURSİ]]></category>
		<category><![CDATA[SELEFİLER]]></category>
		<category><![CDATA[TAHRİR MEYDANI]]></category>
		<category><![CDATA[TARIK ŞARKAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[TEMERRÜD HAREKETİ]]></category>
		<category><![CDATA[Yasin Aktay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fethigungor.net/?p=908</guid>

					<description><![CDATA[“Ama inanan, dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan, Allah&#8217;ı sıkça anan, haksızlığa uğratıldıktan sonra kendilerini savunan ve haksızlık yapan zalimlerin nasıl bir devrimle devrileceklerini er geç görecekleri (konusunda Allah&#8217;ın vaadine güvenenler) bu hükmün dışındadır!” (Şu’arâ 227). Mısır’ın seçimle başa gelen ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin, 17 Haziran 2019 tarihindeki duruşmada mahkeme salonundaki çelik tellerle örülü cam [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Ama inanan, dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan, Allah&#8217;ı sıkça anan, haksızlığa uğratıldıktan sonra kendilerini savunan ve haksızlık yapan <strong>zalimlerin nasıl bir devrimle devrileceklerini er geç görecekleri</strong> (konusunda Allah&#8217;ın vaadine güvenenler) bu hükmün dışındadır!” (Şu’arâ 227).</p>
<p>Mısır’ın seçimle başa gelen ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin, 17 Haziran 2019 tarihindeki duruşmada mahkeme salonundaki çelik tellerle örülü cam kafesin içinde vefat ettiği haberi İslam dünyasını hüzne gark etti.</p>
<p>“Anadolu Ajansı muhabirine konuşan Muhammed Mursi&#8217;nin avukatı Abdulmunim Abdulmaksut, Mursi&#8217;nin cenazesinin, Kahire&#8217;nin doğusunda, Medinetu’n-Nasr semtindeki Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) mürşitlerinin defnedildiği kabristanda toprağa verildiğini, defin işlemlerine ailesi ile kendisinin katıldığını, vatandaşların katılmasına ise izin verilmediğini belirtti. Abdulmaksut, Mursi&#8217;nin defin işlemine eşi, çocukları ve iki kardeşin katılmasına müsaade edildiğini, ayrıca halen cezaevinde bulunan ortanca oğlu Usame&#8217;nin de cenazenin defni esnasında hazır bulunduğunu aktardı. Avukat ayrıca, cenaze namazının Tora Cezaevi’ndeki Leman mescidinde sabah namazını müteakiben kılındığını ve Mursi&#8217;nin naaşının cezaevinden mezarlığa götürülerek defnedildiğini kaydetti.” (Yıldız vd., 2019).</p>
<p><strong>Mursi’nin Çiğnenen Hukukuna Sahip Çıkmak</strong></p>
<p>Muhammed Mursî Îsâ el-Eyyât, “8 Ağustos 1951 yılında Mısır’ın Şarkiyye kenti Heyya ilçesi Adve köyünde doğdu. Mısır’da 2011 yılında gerçekleşen 25 Ocak Devrimi’nin ardından, Haziran 2012&#8217;de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyların yüzde 51,73’ünü aldı. 24 Temmuz 2012&#8217;de Mursi&#8217;nin Cumhurbaşkanlığını kazandığı resmen açıklandı ve 30 Temmuz 2012&#8217;de yemin ederek görevine başladı.</p>
<p>Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın (İhvan) siyasi kanadı Hürriyet ve Adalet Partisi’nin Başkanlığını da yapan Mursi, 2000-2005 yılları arasında Mısır Parlamentosu’nda milletvekilliği yapmıştı. Makine mühendisi olan Muhammed Mursi, evli ve 5 çocuk babasıydı.</p>
<p>Darbenin ardından hakkında açılan &#8220;Hapishaneler baskını&#8221; davasında Mursi idama mahkûm edildi. Ancak bir buçuk yıl sonra Yüksek Mahkeme kararı bozarak Mursi’nin yeniden yargılanmasına karar verdi. Mursi hakkında görevden uzaklaştırıldıktan sonra 6 ayrı dava açıldı. Mursi&#8217;nin 4 davası karara bağlanmış, 2 davasında ise yargılama süreci devam ediyordu.” (Yıldız vd., 2019).</p>
<p>17 Haziran 2019’da Mısır’da küresel şer düzeninin Mursi için hazırladığı tiyatronun son perdesi sahnelendi. Adeta biz bir şey yapmadık, gözlerinizin önünde öldü işte dercesine Mursi’nin yavaş öldürülüşüne son nokta konulmuş oldu!</p>
<p>“Babası ve erkek kardeşi Mursi ile birlikte yargılanan Abdullah el-Haddad, tanıkların Mursi yere çöktüğü zaman yetkililerden kimsenin kendisine yardım etmediğini söylediğini aktardı: “Gardiyanlar onu dışarı çıkarıncaya kadar bir süre yerde kaldı. Ambulans 30 dakika sonra geldi. Diğer sanıklar onun yere düştüğünü fark edince bağırmaya başladılar. Bazıları doktor olan sanıklar gardiyanlardan ona yardım edebilmek için izin istediler. Hiç olmazsa gardiyanların ilk yardım müdahalesinde bulunmasını istediler. Kasıtlı şekilde yardım etmediler. Gardiyanlar tutukluların bağırmaya başlamasından sonra tutuklu ailelerini mahkeme salonundan çıkardı.&#8221;</p>
<p>İsminin açıklanmasını istemeyen bir aktivist, duruşma salonunda olanları şöyle anlattı: &#8220;Mursi, konuşmasını kestikten yaklaşık 10 dakika sonra kafesin içindeki insanlar Mursi&#8217;nin bilincini kaybettiğini ve yardıma ihtiyacı olduğunu söyleyerek duvarlara vurmaya başladılar. Ailelerin haykırışlarına rağmen polis 20 dakikadan fazla bir süre hiçbir şey yapmadı. Onu orada bıraktılar. Daha sonra polis, aileleri mahkemeden çıkardı ve ambulans geldi.&#8221; (Dursun, 2019).</p>
<p>“2018 yılında bir grup İngiliz avukat ve milletvekili tarafından yürütülen bir soruşturma dahilinde, Dr. Mursi’nin tutukluluk şartları değerlendirildi ve hapiste içinde bulunduğu durumun “acımasızca, insanlık dışı ve aşağılayıcı bir muamele” teşkil ettiği sonucuna varıldı ve bu muamelenin muhtemel sonucunun Mursi’nin ölümü olacağı uyarısında bulunuldu. Bu nedenle, bunun soğukkanlı bir şekilde hesaplanmış bir cinayet olup olmadığı ya da ölüme sebebiyet veren ve dolayısıyla cezai bir durum teşkil eden bir ihmal olup olmadığı sorusu artık tam olarak gerekçelendirilmiş oldu. Mursi’nin alelacele defnedilmesi ise sadece yönetime olan güvensizliği artırmaya yaramıştır.” (Şarkavi, 2019).</p>
<p>“Mısırlı yetkililer; “Muhammed Mursi’nin iyi huylu bir tümörü bulunduğunu, sürekli tıbbi gözetim altında olduğunu ve ölümünün kalp krizinden kaynaklandığını” iddia etmiştir. Ancak 07.05.2019 tarihindeki duruşmada Murs’inin “ölüm tehdidi altında” olduğunu ifade etmesi, vefatı sırasında tıbbi müdahalenin geciktiğine dair iddialar ve vefatın ardından otopsi yapılmadan gömülmesi, ölümü hakkında belirgin şüphe oluşmasına yol açmaktadır.</p>
<p>BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri; “Gözaltındaki herhangi bir ani ölüm, ölüm nedenini netleştirmek için, çabuk, tarafsız, kapsamlı ve şeffaf bir şekilde bağımsız bir kurum tarafından soruşturulmalıdır.” dedikten sonra gözaltı şartları konusundaki kaygılarını belirtmiş, Mursi’nin yeterli tedavi imkânlarına erişimi olup olmadığının ve uzun süre tek kişilik hücrede tutulup tutulmadığının incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Müslüman Kardeşler hareketi ise Mısır yetkililerini 6 yıldır hapiste olan eski cumhurbaşkanını “yavaşça ve kasıtlı olarak” öldürmekle suçlamaktadır.</p>
<p>İnsan hakları hukuku açısından tutuklu ve hükümlülerin sağlık ve güvenlik hakları başta olmak üzere insani yaşam koşullarına erişim hakları devletin güvencesi altındadır. Gözaltı merkezleri, cezaevi ve yargılama makamı uhdesinde olan “tutulma yerleri”ndeki ölümler “şüpheli ölüm” olup, yaşam hakkı ihlalidir. Mısır’ın meşru cumhurbaşkanı Mursi’nin ölümünün uluslararası, bağımsız ve tarafsız bir komisyon tarafından incelenmesini, ölüm nedeninin şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti için otopsi yapılmasını talep ediyoruz.” (MAZLUMDER, 2019).</p>
<p><strong>Azmettiricileri Görmek ve Asla Unutmamak</strong></p>
<p>“Şehit Cumhurbaşkanı Mursi’nin katillerini ararken karşımıza çıkan diğer zanlılar ise darbenin azmettiricisi ülkeler. Yani, Sisi ve Mısır ordusunun sadece perdenin önündeki fail olduğunu herkes görüyor. Mursi ve diğer Rabia meydanı şehitlerine yönelik cinayetin azmettiricilerinin ABD, BAE, İsrail, Suudi Arabistan ve diğer bazı Batı ülkeleri olduğuna kuşku yok.</p>
<p>Bu azmettiricilerin istedikleri şeyin <strong>Mısır’ın</strong> kendi halkı tarafından seçilen liderler tarafından yönetilmesini yani <strong>özgür olmasını engellemek</strong> olduğuna da kuşku yok. Zira Mısır kendi haline bırakılamayacak, kendi halkının istekleri doğrultusunda yönetilmeye müsaade edilemeyecek kadar önemli bir ülkedir onlar için. Arap dünyasının en büyük ülkesi, İslam dünyasının en önemli devletlerinden biridir. “Kıymetlileri” İsrail’in hemen yanı başındadır. Mısır’da uzun sürecek bir Müslüman Kardeşler idaresinin İsrail saldırganlığının akıbeti açısından doğurabileceği sonuçlar ortadadır. Kudüs ve Golan Tepeleri Amerikan Başkanı Trump tarafından altın tepsi ile Netanyahu’ya sunulurken Mursi yönetimindeki bir Mısır nasıl davranırdı acaba? “Görevli darbeci” Sisi ise misyonunun gereğini yaptı ve ABD’nin bu hukuksuz politikalarına ses çıkarmadı, hatta Batı Şeria’nın önemli bir kısmından Filistinlileri kovmayı öngören “Yüzyılın Anlaşması’na” destek veriyor.</p>
<p>“Yüzyılın Anlaşması’na” destek veren diğer Arap ülkeleri BAE ve Suudi Arabistan’ın İsrail’e sundukları bir başka hizmet de Mursi’ye karşı gerçekleştirilen darbenin finansal yükünü üstlenmeleriydi. Darbeci Sisi’nin ayakta kalması ve diktatörlüğü yeniden Mısır’da inşa etmesi için bütün para musluklarını açtılar. Müslüman Kardeşler hareketinin Mısır’ı ve halkını özgürleştirmesini istemiyorlardı. Zira özgürlüğün Arap dünyasında yayılması kendi halkları için de örnek oluşturabilirdi ki, bu en son isteyebilecekleri şeydi.</p>
<p>Riyad ve Abu Dabi yönetimleri Cumhurbaşkanı Mursi’ye karşı darbede azmettirici oldular, “Darbe görevlisi” Sisi’yi darbe sırasında olduğu gibi darbeden sonra da desteklediler. Bu destek Muhammed Mursi’nin mahkeme salonundaki kafeste şehit edilmesine kadar devam etti. Bu iki ülkenin Sisi darbesine verdikleri desteğin boyutu, darbeye karşı eleştirel bir politika izleyen Katar ve Türkiye’ye yönelik düşmanca politikalarından da anlaşılabilir…</p>
<p>ABD ve Avrupa ülkelerinin Mısır’a yönelik tavırları güç politikası üzerinden şekilleniyor. Çoğu zaman başka ülkelerin içişlerine müdahale için araçsallaştırdıkları demokrasi ve insan hakları gibi değerlerin ise Mısır’da seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi’nin devrilmesi sürecinde herhangi bir rolünün olmadığını ifade etmek gerekir. Darbe süreci ve sonrasında gerek demokrasi ve insan hakları gerekse hukuk devleti ve uluslararası hukukun neredeyse bütün kuralları ihlal edilirken Washington ve Avrupa başkentlerinin çoğu bazen darbeyi teşvik mahiyetindeki açıklamalarıyla bazen de sessiz kalarak bu ihlallere destek verdiler.</p>
<p>Batılılar, Müslüman Kardeşler gibi şiddetten uzak durmuş bir İslamcı hareketi bu şekilde baskılayarak DEAŞ ve El-Kaide benzeri terörist örgütlerin önünü açtıklarını fark edemeyecek kadar dar kafalı değillerse, böyle bir sonucu arzulayacak kadar <strong>kötü niyetli</strong> olmalılar.” (İnat, 2019).</p>
<p>“Mısır liderinin trajik vefatı, Orta Doğu diktatörlüklerine ve Batı’nın ikiyüzlülüğü ve ahlaki çöküşüne dair iç karartan gerçekliklerin altını yeniden çizecek şekilde ilişkiler ve tatbikatlara dair karmaşık bir ağı ortaya çıkardı. Batılı medya kuruluşları, tarihin bu karanlık dönemecini ehemmiyetsiz bir hadise gibi yansıtmakla sadece empati, adalet, insan hakları ve insani dayanışmanın genel tezahürleri konularında turnusol kâğıdı niteliğindeki çeşitli sınavları verememekle kalmadılar, aynı zamanda Mursi’nin şehit edilmesini ve Sisi rejimi tarafından işlenen cürümleri görmezden gelerek bu cürümlere bilerek veya bilmeyerek ortak olmuş oldular. Bu tür yaklaşımlar sadece nezaketten yoksun değil, aynı zamanda ana akım Batı medyasının ahlaki pusulasını yitirdiğini de gösteriyor.” (Şarkavi, 2019).</p>
<p><strong>Mursi Üzerinden Verilen Mesajı Doğru Okumak</strong></p>
<p>“Muhammed Mursi’yi idam etmeyi göze alamadılar. Onu hapishanede, tek kişilik hücresinde, gözlerden uzak bir biçimde öldürüp oradan ölümünü duyurmayı da göze alamadılar. Mursi’nin bu şekilde öldürülmesinin onu darbe düzenlerinin karşısında iyice kahramanlaştırma ve isyanın güçlü bir sembolü haline getirme ihtimalinden korktular. İdam etmeye bir yol bulamadıkları Mursi’yi kendi ölümüyle ölmüş gibi herkesin gözü önünde önceden hazırladıkları bir sonucu alarak öldürdüler.</p>
<p>Ancak bu şekilde, göstere göstere öldürmüş olmaları korktuklarını başlarına fazlasıyla getirmiş oldu. Tıpkı Kaşıkçı cinayeti gibi. Mısır’da kendi cemaati veya partisine mensup insanların kahramanı olmaktan da öte bütün dünyada istibdada karşı her tür <strong>direnişin sembolü</strong> haline geldi Mursi. Kahire’de kendi köylülerinin bile cenazesine katılmasını engellediler. Oysa onun için kılınan <strong>gıyabi cenaze namazları</strong>, başta Mescid-i Aksa ve Türkiye’de olmak üzere dünyanın her yanında onmilyonlarca insanı bir araya getirdi. Mısır’daki akıl almaz darbe rejiminin bütün insanlık dışı boyutlarını, ona destek olanlarla, ona göz yumanlarla birlikte gözler önüne serdi. Mursi’nin temsil ettiğinden korktukları ne var idiyse şimdi o onları daha fazlasıyla temsil etmeye devam ediyor.</p>
<p>Aslında Mursi’nin temsil ettiği şeylerin aynısını Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da fazlasıyla temsil ediyor. Erdoğan, bir türlü deviremedikleri bir Mursi’dir. Mursi ise Mısır’da 2013 yılında devirdikleri bir Erdoğan. O yüzden Erdoğan’a sürekli Mursi’yi bir tehdit olarak hatırlatanlar nereden konuştuklarını ve kimin adına konuştuklarını çok iyi biliyorlar… Taksim’de ve Tahrir’de hedef aynıydı. Sadece Mısır’da başardıklarını Türkiye’de başaramadılar. Ancak o gün bugün Erdoğan’ı devirme, ona zarar verme, onun iktidarın zayıflatma yönündeki hiçbir çabadan da geri durmadılar.</p>
<p>Mursi’yi öldürdüklerini zannediyorlar, ancak cenazesinden korkulan bir kişi öldürülmüş olmaz. Onu öldürdüklerini zannettiler ama onun ölümü kendi Firavuni düzenlerini yıkacak olan Musa’lara daha güçlü ilhamlar vermeye devam ediyor.” (Aktay, 2019).</p>
<p>Çağa ve insanlığa şahitlik görevini bihakkın yerine getirerek şehitlik mertebesine ulaşan Muhammed Mursi’ye hitaben dostu (ve şehide Habîbe’nin babası) Dr. Ahmed Abdülaziz’in mana ve duygu yüklü bir mesajını Hayrettin Karaman Hoca’nın çevirisinden özetle okuyalım:</p>
<p>“Sen yalnızca zindanın prangalarından değil, bütünüyle dünyadan kurtuldun; esirlikten, onun pisliğinden, rezilliğinden ve rezillerinden…</p>
<p>Her şey geride kaldı, ne o var ne bu; seni halk seçtiği zaman “Biz iktidarı ondan önce hak ediyoruz” diyenler de, kıskançlık ve kinleri yüzünden seninle meşruiyet kavgası yapanlar da yok.</p>
<p>Sayın başkanım, Filistinli Müslümanlar, Siyonist silahlarının gölgesinde, mübarek Mescid-i Aksâ’da senin için gıyâbî cenaze namazı kıldılar. Harameyn (Mekke ve Medine) dışında dünyanın her tarafında böyle namazlar kılındı. Bu iki mübarek mekânda niçin kılınmadı biliyor musun? Çünkü bu mübarek şehirler yeni bir dinden çıkma halini yaşıyorlar velakin Ebu Bekir yok!</p>
<p>Kardeşin Recep Tayyip Erdoğan özel olarak Ankara’dan İstanbul’a senin için gıyâbî namaz kılmak maksadıyla geldi. Bunun sebebini soracak olursan; Türk kardeşlerimiz, asaleti ve tarihî derinliği içinde İstanbul’u, Küçük Türkiye olarak görüyorlar ve bu özelik başka bir şehirde bulunamaz…</p>
<p>Sayın Başkanım! Mısır’ın Cumhurbaşkanı idin, şimdi İhvan’ın mürşidi oldun. İşte bu sebeple, dünyanın her tarafında milyonları bulan sevenlerin seni, Mısırlı ya da İhvan mensubu olmayı aşan bir ümmet sembolü kıldılar.” (Karaman, 2019).</p>
<p>İnsan hakları ve demokrasi söylemlerini ağızlarından düşürmeyen Batılı ülkelerin yöneticileri gibi halkı Müslüman altmış ülkeden çoğunun yöneticileri de bir insanlık ayıbı olan Mursi’nin öldürülmesi olayında üç maymunu oynama erdemsizliğini ne yazık ki hazmedebildi.</p>
<p>Tek başına tutulduğu zindanda ziyadesiyle ağır şartlar altında 6 yıl boyunca insanlık dışı bir muameleye maruz bırakılan, ağır şeker hastası olduğu bilinmesine rağmen tedavi görmesi engellenen, mahkeme salonundaki korunaklı kafesinde yığılıp kaldıktan 50 dakika sonra tıbbi müdahale yapılan ve öldüğü açıklanan ve yangından mal kaçırır gibi defnedilen, hayattayken gereken desteği veremediğimiz merhum Cumhurbaşkanı Mursi’ye karşı hiç olmazsa bundan sonraki insanlık vazifemizi el birliğiyle yerine getirelim.</p>
<p><strong>Mursi’nin Yavaş Yavaş Öldürülmesinde Rol Üstlenenlere Hesap Sormak</strong></p>
<ul>
<li>BM, Türkiye temsilcisinin de yer aldığı bir adli tıp heyetini görevlendirip Mursi’nin cesedini tetkik ettirerek adli tıp raporunu hazırlatmalıdır.</li>
<li>Mursi’nin duruşma esnasındaki baygınlık geçirmesine seyirci kalan ve diğer sanıkların ve salondaki tanıkların çırpınışlarına rağmen tıbbi yardımın kasıtlı şekilde geciktirilmesi suretiyle yavaş ölümüne sebebiyet verenler hakkında dava açılmalıdır.</li>
<li>İslam İşbirliği Teşkilatı ve D8 Teşkilatı dönem başkanı olan Türkiye, Mursi’nin katillerine hesap sorulması sürecini titizlikle takip etmede inisiyatif üstlenmelidir.</li>
<li>İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW), Mursi&#8217;nin hapishanedeki zor hayatını ve aile hasretini gözler önüne seren 19 Haziran 2017 tarihli raporu başta olmak üzere yayımlanmış tüm şahitlikler derlenerek Mursi ve diğer siyasi tutukluların maruz kaldığı bakım ve tedavi ihmalleri tespit edilmelidir.</li>
<li>Sağlıklı beslenmek, tedavi görmek, aile efradıyla ve avukatıyla görüşmek, telefon etmek, okumak, yazmak, televizyon izlemek, yürümek gibi tüm haklarından mahkûm bırakıldığı gibi tecrit edilerek tek başına sağlıksız bir hücrede tutulmak suretiyle en temel hakları bile fütursuzca çiğnenen Mursi’ye reva görülenler, insanlık ve hakkaniyet namına yapanların yanına kâr bırakılmamalı, bir raporla tespit edilerek suçlular cezalandırılmalı, Mursi’nin ailesine özür beyanı iletilmelidir.</li>
<li>17 Haziran 2012&#8217;de halkın %52 oyuyla Mısır Cumhurbaşkanı seçilen Mursi’nin 7 yıl sonra 17 Haziran 2019&#8217;da mahkeme salonunda, hem de Filistin davasına verdiği destek sebebiyle yargılandığı duruşmada ölmesinin bir tesadüf mü yoksa Siyonistlerin ironi de barındıran kirli planlarının bir sonucu mu olduğu araştırılmalıdır.</li>
<li>BM marifetiyle oluşturulacak bir heyet Mısır hapishanelerindeki hak ihlallerini ve işkenceleri yerinde inceleyip dünya kamuoyuna rapor etmelidir.</li>
<li>Sadece darbecilerin değil muhalefetin de Mursi’nin devrilmesinde ve yavaş yavaş öldürülmesinde ne düzeyde etkili olduğu araştırılmalıdır. Selefilerin Nur Partisi’nin, İhvan-ı MÜslimin’den ayrılıp yeni parti kuran Ebulfutuh ve arkadaşlarının, 2013’te darbeye zemin hazırlama planlarına Temerrüd Hareketi’nin Tahrir Meydanı’nı doldurarak katkı yapan yüzbinlerce mensubunun, keza Mursi’ye karşı yıkıcı muhalefet yapan siyasi figürlerin hepsi gelinen durumda ne kadar payları olduğunu hesap edip hatalarının büyüklüğünü itiraf etmelidir.</li>
<li>İslam medeniyetine başkentlik yapan büyük şehirlerin bir bir işgal ve tahrip edilmesine, böylece merhum Mursi’nin tabiriyle “ülkelerimizin aslanlarının öldürülerek düşmanlarımızın çakallarına zemin hazırlanmasına” elbirliğiyle dur diyebilmeliyiz.</li>
</ul>
<p><strong>Sonuç</strong> olarak; dünyanın hemen her ülkesinde yaşayan Müslümanlar, Allah’ın yardımına mazhar olmayı hak etmek için adil şahitlik görevini yerine getiremedikleri için tevbe etmeli, birlik ve dayanışma içinde ilkelerine sahip çıkmalı, zalime karşı mazlumun yanında yer almalı, kurşunla berkitilmiş sağlam bir yapının duvarı gibi sapasağlam kenetlenmeli, “Allah’ın ipi” Kur’an’a sımsıkı yapışmalıdır:</p>
<p>“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın ve birbirinizden ayrılmayın! Ve Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman iken kalplerinizin arasını uzlaştırdı da, O’nun lütfu sayesinde kardeş oldunuz; ve siz ateşten bir çukurun kenarındaydınız da, sizi oradan kurtardı! İşte bu şekilde Allah size mesajlarını açıklar ki doğruyu bulasınız.” (Âl-i İmran 3:103).</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<ul>
<li>Aktay, Yasin. (2019). “<strong>Türkiye’de Gezi, Mısır’da Temerrüt: Mursi üzerinden Erdoğan’a Verilen Mesaj</strong>”. Yeni Şafak, www.yenisafak.com/yazarlar/yasinaktay/turkiyede-gezi-misirda-temerrut-mursi-uzerinden-erdogana-verilen-mesaj-2051795, 22.06.2019.</li>
<li>Dursun, Ahmet. (2019). “<strong>Görgü Tanıkları: Mursi&#8217;yi Ölüme Terk Ettiler</strong>”, Anadolu Ajansı, www.aa.com.tr/tr/dunya/gorgu-taniklari-mursiyi-olume-terk-ettiler/1508615, 19.06.2019.</li>
<li>İnat, Kemal. (2019). “<strong>Şehit Cumhurbaşkanı Mursi’nin Katilleri Kimler?</strong>”, Anadolu Ajansı, www.aa.com.tr/tr/analiz/sehit-cumhurbaskani-mursi-nin-katilleri-kimler/1511898, 21.06.2019.</li>
<li>Karaman, Hayrettin. (2019). “<strong>Sayın Başkanım (Mürsî)</strong>”. Yeni Şafak, yenisafak.com/yazarlar/hayrettinkaraman/sayin-baskanim-murs-2051768, 20.06.2019.</li>
<li>MAZLUMDER. (2019). “<strong>Mursi’nin Şüpheli Ölümü, Bağımsız ve Tarafsız Bir Komisyon Tarafından İncelenmelidir!</strong>”, http://mazlumder.org/tr/main/faaliyetler/basin-aciklamalari/1/mursinin-supheli-olumu-bagimsiz-ve-tarafsiz-b/13590, 27.06.2019.</li>
<li>Şarkavi, Tarık. (2019). “<strong>Mursi’nin Ölümü: Batı Medyası Ahlaki Pusulasını Yitirdi</strong>”, Mütercim: Ömer Çolakoğlu, Anadolu Ajansı. www.aa.com.tr/tr/analiz/mursi-nin-olumu-bati-medyasi-ahlaki-pusulasini-yitirdi/1515262, 25.06.2019.</li>
<li>Yıldız, H., E. Canlı ve A. Kalabalık. (2019). “<strong>Muhammed Mursi&#8217;nin Cenazesi Defnedildi</strong>”, Anadolu Ajansı, www.aa.com.tr/tr/dunya/muhammed-mursinin-cenazesi-defnedildi/1507198, 18.06.2019.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://fethigungor.net/insanligin-dertleriyle-dertlenmek/mursinin-sehadetinden-gereken-dersleri-cikarmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MISIR’DAKİ CİNNET İDAMLARINA TEPKİ KOYMAK</title>
		<link>https://fethigungor.net/hakkin-elinden-tutmak/misirdaki-cinnet-idamlarina-tepki-koymak/</link>
					<comments>https://fethigungor.net/hakkin-elinden-tutmak/misirdaki-cinnet-idamlarina-tepki-koymak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Feb 2019 06:31:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hakkın Elinden Tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[20 ŞUBAT 2019]]></category>
		<category><![CDATA[9 GENCİN İDAM EDİLMESİ]]></category>
		<category><![CDATA[AI]]></category>
		<category><![CDATA[ÂL-İ İMRAN 169]]></category>
		<category><![CDATA[Amnesty International]]></category>
		<category><![CDATA[ANGELA MERKEL]]></category>
		<category><![CDATA[AVRUPA BİRLİĞİ-ARAP LİGİ]]></category>
		<category><![CDATA[Birr 66]]></category>
		<category><![CDATA[CEM‘İYYETÜ’L-İHWÂNİ’L-MÜSLİMÎN]]></category>
		<category><![CDATA[D-8]]></category>
		<category><![CDATA[DEVELOPİNG 8 TEŞKİLATI]]></category>
		<category><![CDATA[ERSİN ÇELİK]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan el-Benna]]></category>
		<category><![CDATA[HİLAL GÖRGÜN]]></category>
		<category><![CDATA[HİRÂBE AYETİ]]></category>
		<category><![CDATA[HİŞAM BEREKÂT]]></category>
		<category><![CDATA[HÜSEYİN BAUMİ]]></category>
		<category><![CDATA[HÜSNÜ MÜBAREK]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim el-Beyyûmî Gânim]]></category>
		<category><![CDATA[İDAM HÂKİMLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[İhvan-ı Müslimin]]></category>
		<category><![CDATA[İİT]]></category>
		<category><![CDATA[İLKHA]]></category>
		<category><![CDATA[İslam İşbirliği Teşkilatı]]></category>
		<category><![CDATA[İsmailiye]]></category>
		<category><![CDATA[LAZOĞLİ]]></category>
		<category><![CDATA[Mâide 5:32]]></category>
		<category><![CDATA[MÂİDE 5:33]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[Mezalim 3]]></category>
		<category><![CDATA[MISIR FETVA KURUMU]]></category>
		<category><![CDATA[MISIR YARGITAYI]]></category>
		<category><![CDATA[MISIR’DAKİ CİNNET İDAMLARI]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed Mursi]]></category>
		<category><![CDATA[NACİYE BUNAİM]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[THERESA MAY]]></category>
		<category><![CDATA[UAÖ]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Af Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Yasin Aktay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=840</guid>

					<description><![CDATA[“Kim cinayet suçu işlememiş veya yeryüzünde fesat çıkarmamış bir kişiyi öldürürse bütün insanlığı öldürmüş gibi olur! Buna karşılık kim de birinin hayatını kurtarırsa bütün insanlığı kurtarmış gibi olur…” (Mâide 5:32). “Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velisidirler (yakın dostu ve koruyucusudurlar).” (Tevbe 9:71). “Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (zalimlere) teslim etmez.” (Buhari, Mezalim 3). “Müminler [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Kim cinayet suçu işlememiş veya yeryüzünde fesat çıkarmamış bir kişiyi öldürürse <strong>bütün insanlığı öldürmüş</strong> gibi olur! Buna karşılık kim de birinin hayatını kurtarırsa bütün insanlığı kurtarmış gibi olur…” (Mâide 5:32).</p>
<p>“Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin <strong>velisidirler </strong>(yakın dostu ve koruyucusudurlar).” (Tevbe 9:71).</p>
<p>“Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, <strong>onu (zalimlere) teslim etmez</strong>.” (Buhari, Mezalim 3).</p>
<p>“Müminler birbirini sevmede ve birbirlerine karşı merhamet göstermede <strong>tek bir beden</strong> gibidir. O bedenin bir organı acı çektiğinde diğer tüm organları da ateşlenir ve uykusuz kalır.” (Müslim, Birr 66).</p>
<p>Mısır’da 20 Şubat 2019 Çarşamba sabahında 9 gencin idam edilmesiyle, 30 Haziran 2013 tarihinden bu yana idam edilen siyasi tutukluların sayısı 47’ye yükselmiş oldu! Önceki hafta da sessiz habersiz 6 kişi idam edilmişti…</p>
<p><strong>Mısır’da Yeni Bir Firavun Düzeni Kurulmasına Lakayt Kalmamak</strong></p>
<p>Mısır’da darbeci general Sisi’nin Mısır’ın demokratik usulle seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Prof.Dr. Muhammed Mürsi’yi 2013’te dış destekli darbeyle devirmesinden bu yana 40 binden fazla kişinin tutuklandığı, binden fazla kişinin de öldürüldüğü uluslararası insan hakları örgütlerince rapor edilmiştir. Gerçekte tutuklananların sayısının <strong>100 bini</strong>, öldürülenlerin sayısının ise <strong>3 bini</strong> aştığına dair kuvvetli şüpheler mevcuttur. 14 yaşındaki çocuklardan başlayarak seksenine merdiven dayamış pirifanilere kadar erkek-kadın her yaşta insana reva görülen bu sindirme politikasının hiç ele alınmayan bir de faili malum “kayıp insanlar” dosyası var…</p>
<p>Uluslararası Af Örgütü’nün (UAÖ: AI: Amnesty International) Mısır araştırmacısı Hüseyin Baumi şu açıklamayı Eylül 2018’de şu açıklamayı yapmıştı:</p>
<p>“Mısır’da hükümeti eleştirmek, yakın tarihe bakıldığında, hiç şu an olduğu kadar tehlikeli olmamıştı. Güvenlik güçleri kalan bağımsız siyasi, sosyal ya da kültürel alanları bastırmak konusunda acımasızca davrandı. 30 yıllık baskıcı Hüsnü Mübarek yönetiminden çok daha aşırı olan bu önlemler, Mısır’ı <strong>muhalifler için bir açık cezaevi</strong>ne çevirdi. Mısırlı yüzlerce gazeteci, insan hakları savunucusu, muhalefet üyesi, sanatçı ve futbol taraftarı <strong>konuşmaya cesaret ettikleri için</strong> şu an hapisteler!” (<strong>1</strong>).</p>
<p>Mısır’da dokuz kişinin adil olmayan bir yargılama sonucunda öldürülmesinin kelimelere sığmayan bir utanç olduğunu söyleyen UAÖ Kuzey Afrika Kampanyalar Direktörü Naciye Bunaim idamlara ilişkin açıklamasında şu hususlara vurgu yaptı:</p>
<p>“Bugün dokuz kişinin ölüm cezasını uygulayan Mısır, <strong>hayat hakkını tamamen hiçe saydığını</strong> göstermiş oldu. İşkence iddialarının gölgesindeki yargılamalar sonucunda ölüm cezasına mahkûm edilen kişilerin öldürülmesi adaletin değil, <strong>ülkede devasa boyutlara ulaşan adaletsizliğin göstergesidir</strong>. Bugün uygulanan ölüm cezaları hükümetin ölüm cezasına giderek daha fazla başvurduğunu açıkça ortaya koyuyor. Son üç haftada 15 kişinin ölüm cezası uygulandı. Mısır yetkilileri, son haftalarda adil olmayan yargılamalar sonucunda devamlı olarak insanları ölüme gönderdi. Yetkililer, insanların öldürüldüğü <strong>bu kanlı deliliğe acilen son vermelidir</strong>.” (<strong>2</strong>).</p>
<p>Ülkede “idam hâkimleri” namıyla korku salan memurların ne denli gaddar ve hukuktan bîhaber olduklarını Yasin Aktay Hoca’nın konuya ilişkin ilk köşe yazısından (<strong>3</strong>), idam kararları önceden alınıp düzmece bir olayla hayat hakları gasp edilen lider şahsiyetli gençlerin meziyetlerini de ikinci köşe yazısından (<strong>4</strong>) ve İLKHA sitesinden okuyabilirsiniz (<strong>5</strong>). İdama gülümseyerek yürüyen gençlerin mahkeme heyetini işaret ederek okuduğu şu ezgi onların sadece masum değil aynı zamanda derin bir iman ve teslimiyet sahibi olduğunun da şahididir: “Bizim suç işlemediğimizi ve isyana kalkışmadığımızı bilen Rabbimize hamdolsun/ Suçu işleyenler işte bunlar, Rabbimiz onların bu zulmünü kesecek, hiç şüphemiz yok/ Dünyanın cevrindense cennetin kokusu yeğdir bize/ Hüzne hacet yok, sekinet indi bize, asıl ölüler kendini hür sanan şunlardır…” (<strong>6</strong>).</p>
<p><strong>Mazlumların Çilesini Görmek ve Çığlıklarını Duymak</strong></p>
<p>Peki, bizler Mısır’da cinnet boyutuna ulaşan seri idamları uzaktan izlemekle mi yetineceğiz? Genç kadın mahkumların idamlarının -hamile olmaları sebebiyle doğumdan 2 ay sonrasına- ertelenmesi, bir acılı annenin idamına hüküm verilen gencecik oğluna son kez sarılmak için yalvarması sonucunda buna göz yumulması gibi darbecilerin merhamet kırıntılarıyla mı teselli bulacağız? (<strong>7</strong>).</p>
<p>Sonucu daha en başından belli mahkeme celseleri açılmadan önce kalın camlarla kapatılmış demir kafesler içerisinde salona getirilen eşlerine uzaktan vücut ve işaret diliyle sevgi mesajlarını ve hane haberlerini iletmelerine müdahale edilmemesini fazilet mi sayacağız? (<strong>8</strong>).</p>
<p>“Müslüman Kardeşler tarihleri boyunca akıl almaz zulümlere mâruz kaldıkları halde ‘silaha sarılmama’ düsturunu hiç bozmamış ve her daim sivil kalmaya önem göstermişlerdi. Ancak Mısır yargısı neredeyse tümünü ölümlü suçlardan dolayı yargılıyor.</p>
<p>Mısır’da tüm dünyanın gözleri önünde <strong>kanlı bir darbe</strong> yaşandı. Binlerce sivil katledildi. Türkiye ve birkaç ülke dışında kimse tepki göstermedi. Şimdi ise darbe sürecinde öldürülemeyen siviller idam ediliyor. Dünya yine sessizce izliyor. Dünya, halkın %52’sinin oyuyla seçilen bir cumhurbaşkanının darbeyle indirilip hapse atılmasını da izledi. Bu cümleyi kurmak çok acı, biliyorum. Fakat korkarım ki, Sisi 6 yıldır haber alamadığımız <strong>Muhammed Mürsi’yi de idam edecek</strong>, dünya da yine izleyecek!</p>
<p>‘Uluslararası kamuoyu’ Mısır’daki işkencelere, göstermelik yargılamalara, seçilmiş devlet başkanının düşürüldüğü duruma ve temelsiz suçlardan verilen idam cezalarına karşı sessizliğini koruyor. Muhaliflerini ölümle bastırmaya çalışan darbeci Sisi ise gittiği tüm ülkelerde el üstünde tutuluyor. Kirli hesapların tam ortasında duran ve girdiği borç batağını üst üste yaptığı anlaşmalarla örtmeye çalışan Sisi’nin infazlarına henüz ‘dur’ diyecek bir mekanizma gelişmedi.” (<strong>9</strong>).</p>
<p>20.02.2019 sabahında Mısır’da ömrünün baharında idam edilen 9 gencin cansız bedenlerinin ailelerine teslim edilmesiyle teselli bulup, <strong>Mahmud el-Ahmedi</strong>’nin; hâkim sıfatıyla görev yapan şahsiyetsiz bir memurun; “Ama itiraf ettin!” çıkışmasına cesaretle karşılık veren ve böylece Mısır’daki vahşetin boyutlarını da ifşa etmiş olan şu son sözlerini duymazdan mı geleceğiz?</p>
<p>“… Sayın yargıç! Kıyamet günü Allah’ın huzurunda bunun hesabını soracağız. Benim de diğerlerinin de <strong>mazlum olduğumuzu çok iyi biliyorsunuz</strong>. Tüm bu insanların ve kameraların önünde bana o elektrik düzeneğini ver ve bu insanların arasından seçeceğin herhangi birisiyle bizi bir odaya koy, ona Sedat’ı öldürdüğünü itiraf ettireyim! <strong>Bize elektrik verdiler, hem de Mısır’a yirmi yıl yetecek kadar!</strong> Videolardaki itirafların tamamı <strong>işkence altında</strong> alındı! Ben Lazoğli’nde 12 gün tutuldum. Meğer ağabeyim 3,5 aydır orada tutuluyormuş. İlk gün Devlet Emniyeti’nden bir komiser geldi. ‘Söylediğimi yap, çıkıp gidersin, bütün ihtiyaçlarını da karşılarım’, dedi. Nedir efendim, diye sordum. ‘Başsavcıyı onların öldürdüğünü söyle’, dedi. Ona dedim ki: İyi ama bu zulüm değil mi? O da; ‘onları suçla onları’, dedi. Şu anda burada, bu mahkemede Lazoğli’nde bize işkence eden komiserlerden biri de var. Beni koruyacaksanız onu şimdi size gösterebilirim. Ama beni korumanız gerekir. Zira hapishaneye döndükten sonra başıma neler gelir bilemem. Bana, ağabeyime ve diğer suçlananlara işkence eden o adam burada!&#8230;” (<strong>10</strong>).</p>
<p>Bu ifşaatı canı pahasına yapan masum gencin tek suçu, karakola gidip doktor ağabeyinin kayıp olduğunu bildirerek hakkında bilgi edinmek istemesiydi! Bu bilgiyi edindi ama işlemediği bir suçtan dolayı asılmak pahasına!</p>
<p>Darbeci Mısır Yargıtayı, 29 Haziran 2015 tarihinde darbeci başsavcı Hişam Berekât’ı bombalı saldırıyla öldürme ithamıyla yargılar gibi göründüğü 9 genç hakkında verilen haksız idam cezalarını -yöneltilen suçlamaları kesinlikle reddetmelerini ve ifadelerinin ağır işkenceler altında alındığını belirtmelerini dikkate almaksızın- Kasım 2018’de onaylamıştı! Oysa idam edilen 9 gencin işkence altındaki itiraflar dışında en küçük alakaları ortaya konulamayan bu düzmece bomba eyleminde hiçbir zarar görmeyen başsavcı aracından inip olay yerini incelemişti. Ama ona ne olduysa muayene olmak için gitmeye ikna edildiği hastanede olmuştu. Belli bir plan dahilinde eş zamanlı olarak da bu gençler toplanıp hapse tıkılmıştı… Bu <strong>çirkin tezgâhı</strong> görmek için dahi olmaya gerek yok…</p>
<p><strong>Zalimlerin Ayetleri İstismar Etmesine Bigâne Kalmamak</strong></p>
<p>Tarihteki son firavun tahtını garanti altına almak için binlerce erkek bebeği vahşetle katletmişti. Ama feci akıbeti herkesin malumu. Mısır’ın modern firavunu da ülkenin şahsiyet sahibi yetişmiş gençlerini -küresel şer ittifakının türlü entrikalarla kendisini bostan korkuluğu olarak oturttuğu- tahtını patronlarına insan kurbanı sunmakla garanti altına alabileceğini zannediyor. Mevcut firavunun tarihteki son firavundan farkı, eskisinin gücünü ailesinin kurduğu düzenden alması ve sadece erkek bebekleri katletmesiydi. Oysa çağdaş firavun gücünü İngiltere-Amerika-İsrail şer ittifakı ile bu ittifakın gönüllü Arap yandaşlarından ve pasif destekçileri AB ülkelerinden almakta, erkek-kadın ayırt etmeksizin masum gençleri idam sehpalarında sallandırmaya devam etmekte! Tarihte mazlum konumunda olan İsrailoğulları bugün zalim konumunda, geçmişte hakkın ve adaletin sözcüsü olan Mısır müftüsü de bugün zulmün ve zalimin işgüzar yalakası rolüne soyunmuş durumda…</p>
<p>“Mısır Anayasası’nın 2. Maddesi ‘yargılamada <strong>şer’î esaslara</strong> <strong>riayet</strong> edilir’ diyor. Bu nedenle, bir mahkûmla ilgili idam hükmü verildiğinde dosyası müftüye gönderiliyor. Şayet müftü “şeriata göre” idamı onaylarsa, caizdir derse hüküm infaz edilebiliyor. 9 genç hakkında mahkeme salonunda kararı okuyan yargıç sözüne Âl-i İmran suresinin 169. ayetini okuyarak başladı:</p>
<p>“Allah yolunda öldürülenleri sakın ‘ölüler’ saymayın. Hayır, onlar, Rableri katında diridirler, rızıklanmaktadırlar.” Suikaste uğrayan savcı “şehit” ilan edilmişti! Şimdi, onu “şehit” ettiği iddia edilenlere ilişkin de bir şeyler söyleyecekti… Yargıç, idam cezasına çarptırdığı 9 genç için Maide suresinin 33. ayetini uygun görmüştü:</p>
<p>“Allah’a ve peygamberine karşı savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası ancak ya öldürülmeleri veya asılmaları…” diyerek devam etti… İdamlarını Kur’an-ı Kerim’e dayandırarak gerçekleştiren cunta yönetiminin infaz ettiği gençlerin ellerinde de Kur’an vardı…” (<strong>11</strong>).</p>
<p>Bu kurmaca mahkemede ayetler bağlamlarından koparılarak tamamen tersyüz edilmişti. “Hirâbe suçu”nun hükmünü açıklayan ayetin (5:33) asıl muhatabı, yarım asırdan fazla süren darbeci sıkı yönetimden sonra seçimle iktidara gelmiş Mürsi hükümetini dış destekli askerî darbeyle deviren, ülkeyi fitne ve fesada boğan kukla Sisi ve ekibidir. İslam hukukunda meşru otoritenin ortadan kaldırılması suretiyle Müslümanlara büyük zararları dokunacak hadiseler karşısında bir olağanüstü hâl hükmü olarak uygulanan “hirâbe ayeti”; nefsin/canın, dinin, malın, aklın ve neslin korunması ilkesini ortadan kaldırmayı amaçlayan mefsedet/bozgunculuk eylemlerine verilecek cezayı bildirmektedir. Sisi yönetimi sadece tutuklular için değil bütün bir Mısır halkı için bu temel hak ve ilkelerin tamamını tehlikeye atmıştır.</p>
<p>Allah’ın ayetlerini çirkin siyasi emellerine pervasızca alet etmede darbeci politikacıları ve memurlarını yüreklendiren, koltuk düşkünü müftünün onursuz tutumları olmalıdır. Mısır Fetva Kurumu’nun, 9 gencin idam edilmesinin ardından resmî hesabından paylaştığı mesajlar bunun delilidir:</p>
<p>“Terörist İhvan cemaati Mısır’ın düşmanlarındandır. Dini ayakta tutmak adı altında yıkım ve tahribi yaydılar. Tarihleri boyunca içi boş sloganlar ve tumturaklı nutuklar dışında ülkelerine veya dinlerine hizmet eden tek bir medeni başarı sunmadılar.”, “Müslüman ümmetimiz, çok sayıda sapkın akım ve fırkanın başkaldırısına tanık olmuştur ama Müslüman Kardeşler’den daha sapığını görmemiştir. Din onların bineği, yalan (amaca ulaşma) araçları, ikiyüzlülük sanatları, öldürme hobileri, terörizm yöntemleri, gençler kurbanları, şeytan önderleri, vatanları parçalamak hedefleri, siyaset ise (nihai) amaçlarıdır.”, “Devletin kurumları, ordusu ve polisinin bu terörist cemaate karşı yürütmekte olduğu (operasyonlar) cihadın en yüksek türlerinden biri sayılır. Nitekim Nebi (<em>sallâllahu aleyhi vesellem</em>) bizlere aşırılık yanlısı cemaatleri kovuşturmamızı emretmiştir. Ulema da onlarla savaşmanın vücubu (farz olduğu) hususunda icma (görüş birliği) etmiştir.” (<strong>12</strong>).</p>
<p>Oysa Mısır Fetva Kurumu’nun <strong>çağdaş Hariciler</strong> olarak tanımlayıp topyekûn imhalarının vücubuna fetva verdiği Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın (İhvân-ı Müslimîn) bu çirkin yaftalamalarla uzaktan yakından alakası bulunmamaktadır. Doksan yıllık tarihleri, ülkenin dört bir yanında sükunetle halka hizmet sunan binlerce sosyal kurumları, şiddeti kategorik olarak reddetmeleri ve şiddet sarmalına itilmek için maruz bırakıldıkları onlarca büyük tuzak ve ağır tahriklere rağmen vakar ve sükunetlerini korumayı bilmeleri Müslüman Kardeşler Teşkilatı üyelerine atılı suçların asılsız olduğunu izaha kâfidir. Mart 1928’de Mısır-İsmâiliye’de Hasan el-Bennâ tarafından <em>Cem‘iyyetü’l-İhwâni’l-Müslimîn</em> adıyla kurulan ve 1930’lu yılların ortalarından itibaren Ortadoğu’da Suriye, Sudan, Ürdün, Küveyt, Yemen gibi bazı İslâm ülkelerinde de faaliyet göstermeye başlayan dinî-siyasî bir teşkilât ve hareket olan Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nı yakından tanımak için Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi’nin “İhvân-ı Müslimîn” maddesini okumak yeterli olacaktır (<strong>13</strong>).</p>
<p><strong>Küresel Şer İttifakını Destekçileriyle Birlikte Deşifre Etmek</strong></p>
<p>Mısır’da dokuz masum gencin bir yerlere kurban sunarcasına idam edilmesinden dört gün sonra Kızıl Deniz kıyısındaki Şarme’ş-Şeyh kentinde 24-25 Şubat 2019 tarihlerinde gerçekleştirilen <strong>1. Avrupa Birliği-Arap Ligi</strong> zirve toplantısına -Almanya Başbakanı Angela <strong>Merkel</strong> ve İngiltere Başbakanı Theresa <strong>May</strong> başta olmak üzere- Avrupa’dan 20’yi aşkın hükümet ve devlet başkanının katılması AB liderlerinin de bu ağır insan hakkı ihlallerinden pek de rahatsız olmadığının bilakis bu idamları memnuniyetle karşıladıklarının bir göstergesi olarak da yorumlanabilir.</p>
<p>15 Temmuz 2018 tarihinde Mısır Meclisi’nden 2/3 çoğunluk oyuyla geçerek yürürlüğe giren yeni kanun gereğince Facebook, Twitter ve diğer sosyal medya platformlarındaki popüler hesaplar sıkı denetime tâbi tutulmaya başlandı. 5 binden fazla takipçiye sahip kişisel sosyal medya hesaplarına getirilen bu sıkı takiple muhalif görüşleri büsbütün hayattan dışlamak isteyen bu baskıcı politakalar da insan hakları ve demokrasi havarilerinin hiç umurunda değil belli ki…</p>
<p>Uluslararası Af Örgütü’nün engel olma çabalarının yetersiz kaldığı son idamlara dünyadan <strong>yeterli tepki yükselmemesi</strong> de bir insanlık ayıbı olarak önümüzde durmaktadır. Ankara’da bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri tarafından “Bir Musa gelecek, firavunu yenecek!” gibi sloganlar eşliğinde Mısır Büyükelçiliği önüne siyah çelenk bırakılması takdiri hak bir eylem olmakla birlikte asla yeterli görülemez. Batı dünyasının idamlar karşısında sessiz kaldığının altını çizen ve 9 gencin idam edilmesine <strong>tepki koyan tek devlet başkanı</strong> yine Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan oldu:</p>
<p>“Dünyada darbecilere karşı olduğunu söyleyenler Mürsi’yi darbe ile indiren Sisi’ye karşı bir tavır koydular mı? Aksine kırmızı halılarla karşıladılar. Batılı ülkeler maalesef darbecileri desteklemekte hâlâ kararlılıkla devam ediyorlar. Tabii açık net ortada olan bir şey var: <strong>bu bir insanlık suçudur</strong>. Sisi göreve geldiğinden bu yana 42 kişiyi idam ettiler ve en son bu 9 genci idam ettiler. Şimdi bu yenilir yutulur bir lokma değil!&#8230; Tayyip Erdoğan neden Sisi ile görüşmüyor, diyenlere söylüyorum: ben böyle bir kişi ile asla görüşmem. Her şeyden önce onun bir defa <strong>genel bir afla</strong> içerideki bütün insanları serbest bırakması lazım, serbest bırakmadığı sürece de biz asla Sisi ile görüşemeyiz.” (<strong>14</strong>).</p>
<p>Elbette İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ile D-8 (Developing 8) Teşkilatı’nın dönem başkanlığını yürüten Türkiye Cumhuriyeti’nin Başkanı sıfatıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın öncelikle bu iki birliği toplayarak ardından meseleyi Birleşmiş Milletler’e götürmesi en etkili yol olacaktır. Ancak bu adım, sivil toplum kuruluşlarımız ile aydınlarımıza düşen sivil tepki koyma görevini bertaraf etmeyecektir.</p>
<p>Rabbim bizleri küresel şer ittifakına ve gönüllü uşaklığını yapan zalimlere karşı hak sözü açıkça söylemeye ve cinnet mertebesindeki Mısır idamlarını durdurmayı intac edecek somut adımlar atmaya muvaffak eylesin.</p>
<p><strong>Kaynaklar: </strong></p>
<ol>
<li>www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-45587283, 20.09.2018.</li>
<li><strong>amnesty</strong>.org.tr/icerik/<strong>misir-dokuz-kisinin-adil-olmayan-bir-yargilama-sonucunda-oldurulmesi-kelimelere-sigmayan-bir-utanc</strong>, 22.02.2019.</li>
<li>Yasin Aktay; “<strong>Sisi’nin Katliam Gibi İdamları</strong>”, www.yenisafak.com/yazarlar/yasinaktay/sisinin-katliam-gibi-idamlari-2049403, 23.02.2019.</li>
<li>Yasin Aktay; “<strong>Bu Gençler Cellatlarından Daha Uzun Yaşayacak</strong>”, www.yenisafak.com/yazarlar/yasinaktay/bu-gencler-cellatlarindan-daha-uzun-yasayacak-2049425, 25.02.2019.</li>
<li>https://ilkha.com/haber/92441/<strong>misirda-idam-edilen-9-gencin-goz-yasartan-drami</strong>, 01.03.2019.</li>
<li>https://twitter.com/grupyuruyus/status/1099281824495427584, 23.02.2019.</li>
<li><strong>youtube</strong>.com/watch?v=pKqY2Hh-7e0, 23.02.2019.</li>
<li>https://gencmuslumanlar.com/<strong>misir-mahkemelerinde-gozlerin-ve-parmaklarin-dili</strong>/, 15.12.2018.</li>
<li>Ersin Çelik; “<strong>Dünya Mursi’nin İdamını da İzleyecek mi?</strong>”, www.gercekhayat.com.tr/gundem/dunya-mursinin-idamini-da-izleyecek-mi/#, 25.02.2019.</li>
<li><strong>youtube</strong>.com/watch?v=B5JVmhpOOlY, 20.02.2019.</li>
<li>Mehmet Akif Ersoy; “<strong>Mısır’da 9 Gencin İdamı ve Şeriat</strong>”, Haber Türk, www.haberturk.com/yazarlar/mehmet-akif-ersoy-2548/2383279-misirda-9-gencin-idami-ve-seriat, 24.02.2019.</li>
<li>www.aljazeera.net/news/politics/2019/2/21/ <strong>الإفتاء-الإخوان-خوارج-العصر</strong></li>
<li>İbrâhim El-Beyyûmî Gânim ve Hilal Görgün; “<strong>İhvân-ı Müslimîn</strong>” maddesi, TDVİA, Ankara 2000, c.21, s.583-586. https://islamansiklopedisi.org.tr/ihvan-i-muslimin, 25.02.2109.</li>
<li>www.yenisafak.com/gundem/<strong>erdogan-9-genc-idam-edildi-batinin-sesini-duyuyor-musunuz</strong>-3448157, 23.02.2019.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://fethigungor.net/hakkin-elinden-tutmak/misirdaki-cinnet-idamlarina-tepki-koymak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MISIR’DAKİ SİSTEMATİK HAK İHLALLERİNİ GÖREBİLMEK</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/misirdaki-sistematik-hak-ihlallerini-gorebilmek/</link>
					<comments>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/misirdaki-sistematik-hak-ihlallerini-gorebilmek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2015 10:40:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diriliş Postası]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkın Elinden Tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü]]></category>
		<category><![CDATA[26:226-227]]></category>
		<category><![CDATA[askeri darbe]]></category>
		<category><![CDATA[Askeri Darbeden Sonraki İki Buçuk Yılda Mısır'da İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[doğalgaz]]></category>
		<category><![CDATA[HRW]]></category>
		<category><![CDATA[İhvan-ı Müslimin]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları İzleme Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[insanlığa karşı işlenmiş suçlar]]></category>
		<category><![CDATA[İslam dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Haklar ve Özgürlükler Koordinasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed Mursi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman Kardeşler]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Özgürlük ve İzleme]]></category>
		<category><![CDATA[Pakistan]]></category>
		<category><![CDATA[Samiye Şenen]]></category>
		<category><![CDATA[Şihab Hak ve Hürriyetleri Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Sündüs Asım]]></category>
		<category><![CDATA[www.ikhwanpress.com]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=226</guid>

					<description><![CDATA[“&#8230; Ve onlar yapmadıklarını söylerler. Ne var ki, iman eden ve salih amel işleyen, Allah&#8217;ı sürekli hatırda tutan, zulme uğradıktan sonra haklarını savunanlar onlara dahil değildirler. Nihayet zulme gömülenler, nasıl bir devrimle devrileceklerini günü gelince öğrenecekler!” (Şu’arâ, 26/226-227). Yazıyı Diriliş Postası web sitesinden okumak için tıklayın. Mısır Haklar ve Özgürlükler Koordinasyonu, 10 Aralık Dünya İnsan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>“&#8230; Ve onlar yapmadıklarını söylerler. Ne var ki, iman eden ve salih amel işleyen, Allah&#8217;ı sürekli hatırda tutan, zulme uğradıktan sonra haklarını savunanlar onlara dahil değildirler. Nihayet zulme gömülenler, nasıl bir devrimle devrileceklerini günü gelince öğrenecekler!”<br />
(Şu’arâ, 26/226-227).</p></blockquote>
<p><a href="http://dirilispostasi.com/n-3575-misirdaki-sistematik-hak-ihlallerini-gorebilmek.html" target="_blank">Yazıyı Diriliş Postası web sitesinden okumak için tıklayın.</a></p>
<p>Mısır Haklar ve Özgürlükler Koordinasyonu, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü münasebetiyle bir rapor yayınladı. Raporu <u>www.ikhwanpress.com</u> sitesinde yayınlayan “Risâletu’l-İhwân; İhvan Mektubu”, tekmile niteliğinde iki ayrı rapor daha yayınladı. “Askeri Darbeden Sonraki İki Buçuk Yılda Mısır’da İnsan Hakları” başlıklı ilk raporu özetle paylaşmak ve Suriye hengâmesinde unutulan Mısır’a yeniden dikkatlerinizi çekmek istiyorum.</p>
<p>Bir asra yaklaşan tarihi boyunca şiddete bulaşmadan sosyal faaliyetlerini toplumun tüm katmanlarında sükunetle yürüten İhvan-ı Müslimin’e ve Mısır tarihinde ilk kez halkın seçimiyle iktidarı devralan Muhammed Mursi ve arkadaşlarına reva görülen ağır hak ihlalleri aylardır Türkiye gündeminden büsbütün düşmüş durumda. İnsan hakları kuruluşlarının bile unuttuğu Mısır’daki hak ihlallerini, İslam dünyasında Müslümanların maruz kaldığı ihlallere örnek olarak hamiyetperver halkımızın maşeri vicdanına tevdi ediyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Darbe Rejiminin Siyasal Alandaki Hak İhlalleri</strong></p>
<p>“Barışçıl gösteriler esnasında, işkence altında ve tıbbi ihmal sebebiyle kanunsuz yollarla <strong>öldürülen</strong> insan sayısı: <strong>3946 kişi!</strong> Bunlardan 294 kişi göz altında tıbbi ihmal sebebiyle, 72 kişi ise işkence altında hayatını kaybetti!</p>
<ol>
<li>Farklı zamanlarda ve değişik sürelerde <strong>kaybolan</strong> insan sayısı: <strong>1950</strong> kişi! Bunlardan 322 kişi hakkında soruşturma bile açılmadı!</li>
<li><strong>Çocuk</strong> yaşta göz altına alınan insan sayısı: <strong>690</strong> kişi! Bunlardan halen 300 kadar çocuk, olaylarda rol üstlendikleri suçlamasıyla tutuklu bulunuyor!</li>
<li>Tutuklanan <strong>kadın ve genç kız</strong> sayısı: <strong>1200</strong> kişi! Bunlardan 66 kadın ve genç kız halen hapiste! Bayan Samiye Şenen vicahen, Bayan Sündüs Asım ise gıyaben idama mahkum edildi!</li>
<li>Hakları çiğnenen <strong>öğrenci</strong> sayısı: <strong>1956</strong> kişi! Bu öğrencilerden 245 kişi kanunsuz yollarla öldürüldü, 1064 öğrencinin haksız yere okullarıyla ilişiği kesildi, 487 kız ve erkek öğrenci farklı zamanlarda ve farklı sürelerde bilinmeyen yerlerde zorla alıkonuldu, 160 kız ve erkek öğrenci askerî mahkemede yargılandı!</li>
<li>Askerî mahkemede yargılanan <strong>sivil</strong> sayısı: <strong>5203</strong> kişi! Bunlardan 256 kişi kanunsuz şekilde askerî mahkemece yargılanıp hüküm giydi, 4947 sivilin ise kanunsuz şekilde askerî mahkemelerde muhakemesi sürüyor!</li>
<li>Ağır <strong>işkence</strong> gören insan sayısı: <strong>390</strong> kişi! Askerî darbe döneminde 30 ay boyunca Mısır’ın farklı bölgelerinde değişik zamanlarda ve sürelerde alıkonma ve tutukluluk esnasında ağır işkence gören sivil insanlar arasında meslek erbabı, işçiler, çiftçiler, öğrenciler, kadınlar, erkekler, çocuklar, yaşlılar gibi toplumun hemen her kesiminden sivil insanlar yer almaktadır.</li>
<li>33 farklı davada <strong>idam</strong>la yargılanıp dosyası görüş bildirmesi için Mısır Müftüsü’ne gönderilen insan sayısı: <strong>1728</strong> kişi! Adil yargılanmanın söz konusu olmadığı mahkemelerce özellikle terör davalarında verilen idam kararlarından 714 idam kararı Yargıtay tarafından bozulmuştur.</li>
<li>Görevini yaptığı için temel hakları çiğnenen <strong>gazeteci </strong>ve medya çalışanı sayısı: <strong>31</strong> kişi! 12 gazeteci ve medya elemanı görev esnasında öldürüldü, 2 gazeteci idama mahkum edildi, 17 gazeteci ise müebbet hapis cezasına çarptırıldı!</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ekonomik ve Sosyal Haklara İlişkin İhlaller</strong></p>
<ul>
<li><strong>İntihar</strong> ederek, boğularak ya da yanarak ölen insan sayısı: <strong>250</strong> kişi! Ekonomik ve sosyal şartların ağırlaşması sebebiyle hayatını sonlandıran ve yangın, boğulma tehlikesi gibi acil durumlarda gereken desteği alamadığı için ölen insanların sayısı son 30 ayda 250 kişiyi geçmiş bulunmaktadır.</li>
<li>Mısır’ın <strong>suya ilişkin haklar</strong>ının korunamaması: Darbe liderinin de itiraf ettiği üzere Nahda Barajı ihtilafında varılan ve uluslararası alanda Etiyopya’nın elini güçlendiren anlaşma, orta ve uzun vadede Mısır’ın şiddetli düzeyde su krizi yaşamasına sebebiyet verecek niteliktedir.</li>
<li>Akdeniz’de <strong>doğalgaz</strong> arama ve çıkarma konusunda Mısır’ın darbeci yönetimiyle Siyonist rejim arasında imzalanan işbirliği anlaşması, halkının ekonomik çıkarlarını çiğneyerek onlarla dilediği gibi oynayan darbe hükümetinin toplumu ne denli çetin ekonomik problemlerle karşı karşıya bırakacağının açık bir göstergesidir.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Sina’daki Hak İhlalleri</strong></p>
<ul>
<li>Askerî darbenin işbaşında olduğu son iki buçuk yıl içerisinde Sina’da;</li>
</ul>
<ol>
<li>Silahlı güçler tarafından <strong>yıkılan bina</strong> sayısı: <strong>3255</strong>!</li>
<li>Sina halkından 2000 aile, hiç bir hukuki prosedür izlenmeden ve herhangi bir alternatif gösterilmeden <strong>yerinden edildi</strong> ve başka yerlere göç etmeye zorlandı.</li>
<li>277 dönüm ekili dikili <strong>tarım arazisi</strong> tahrip edildi.</li>
<li>Yüzlerce Mısır <strong>asker</strong>i, gerekli eğitimi almamış ve yeterli teçhizat ile donatılmamış olmasından dolayı hayatını kaybetti.</li>
<li>Sina’daki durumla ilgili olarak anayasaya tamamıyla <strong>aykırı</strong> son derece tehlikeli kararlar alındı.</li>
<li>Sina’da işlediği suçları <strong>örtbas</strong> etmek için medya ve insan hakları kuruluşlarına büyük baskılar uygulayan hükümetin aldığı sert tedbirler durumu daha da kötüleştirmekten başka bir işe yaramadı.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ulusal Projelere İlişkin İhlaller</strong><strong> </strong></p>
<ul>
<li>Askerin darbeyle yönetime el koymasından bu yana Mısır’da;
<ol>
<li>Karayolları ağının ıslahı, bir buçuk milyon dönüm arazinin ıslah edilerek tarıma kazandırılması, yeni bir idari başkent oluşturulması gibi <strong>hayali</strong> projelerle;</li>
<li>AIDS ve Hepatit C ilacı geliştirme projesi, Süveyş Kanalı’nı kollara ayırma projesi, İktisat Kongresi gibi bilimsellikten uzak, mevcut durumu daha da kötüleştiren <strong>başarısız</strong> projelerle;</li>
<li>Gençlerin istihdamı ve terörle mücadele gibi tam tersine işlev görerek işsizliği ve terörü tırmandıran <strong>yanlış</strong> projelerle Mısır ulusunun hakları çiğnenmiştir.</li>
<li>Ülkede alt yapı tahrip edilmiş, hayat pahalılığı artmış, <strong>geçim</strong> zorlaşmış, özellikle temel ihtiyaç maddelerinin fiyatları çok yükselmiştir.</li>
<li>İki buçuk yılda 50 milyar dolar dış yardım alınmış olmasına rağmen fakir fukaraya verilen sosyal <strong>destekler</strong> kaldırılmıştır.</li>
<li>Bütün Mısır halkının <strong>maaşları</strong> düşürülürken askerin, polisin ve hakim ve savcıların maaşları yükseltilmiştir.”</li>
</ol>
</li>
</ul>
<p>Raporda, ‘güvenilir’(!) resmi kaynaklar yanında, İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW: Human Rights Watch), Şihab İnsan Hak ve Hürriyetleri Merkezi (Merkezu’ş-Şihab li’l-Hukûk ve’l-Hurriyyât: Al-Shehab Centre for Rights and Freedoms), Öğrenci Özgürlük İzleme (Mirsadu Tullâb Hurriyye) gibi insan hakları izleme örgütlerinin verilerinden de istifade edildiği vurgulanmıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İnsanlığa Karşı İşlenmiş Sistematik</strong> <strong>Suçlar</strong></p>
<p>Raporda Mısır’da askerî darbe yönetiminin iki buçuk yıl içerisinde bir çok alanda ihlal etmiş olduğu çeşitli hakların; yönetici ve görevlilerin bireysel suçlarından ibaret olmayıp darbe rejiminin <strong>sistematik</strong> bir şekilde bu hakları ihlal ettiğine özellikle dikkat çekilmektedir. Nitekim Mısır’da son yüz yılda yaşanan kadar çok fazla sayıda hak ihlalinin otuz ay içerisine sığdırılması, ihlallerin toplumun bir kesimiyle sınırlı kalmayıp hemen bütün kesimlerinde yaygınlaştırılması, son darbe döneminde hak ihlalinin yaşanmadığı bir tek gün dahi geçirilmemiş olması, bütün bu hak ihlallerinin sistematik şekilde yürütüldüğünün kanıtı olarak sunulmaktadır.</p>
<p>Raporda, temel görevi şikâyetleri soruşturmak ve hak ihlallerini kovuşturmak olan Başsavcılık Makamının ihlallere ilgisiz kalmasının, darbe yönetiminin Mısır halkına yönelik sistematik hak ihlallerini sadece yürütme ile sınırlı tutmayıp yargı alanında da bilinçli şekilde yürüttüğünün delili olarak sunulmaktadır.</p>
<p>Katı ve sıkı güvenlik politikasının, felç olmuş ekonomik ve sosyal projelerin, muhalefeti toptan yok etme uygulamalarının, hayali projelerle kamu kaynaklarının heder edilmesinin, mahkemelerin hukukun temel ilkelerini pervasızca çiğnemesinin Mısır halkını bunalıma sürüklediği sonucuna ulaşan Raporda siyasi, ekonomik, sosyal ve hukuksal alanlarda gelişigüzel değil taammüden gerçekleştirilen hak ihlallerinin askerî darbe rejiminin sistematik bir çalışması olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.</p>
<p>Rapor, Mısır devletinin ve halkının aleyhine olduğu aşikâr olan sözleşmeler yanında, en alttaki memurundan en tepedeki yöneticisine kadar bütün bir yönetim erkinin ihlal suçlarına bulaşması ve hak ihlallerini sistematik hale getirmeleri sebebiyle <strong>insanlığa karşı işlenmiş suç</strong> kapsamında ele alınması hususunda tüm dünyaya çağrı yapmaktadır.</p>
<p>Mısır halkını haklarını koruma konusunda yekvücut olmaya çağıran Rapor, Mısır’da temel hak ve hürriyetlerin günbegün ihlale uğramaktan kurtarılması ve insanlık haysiyetinin daha fazla ayaklar altında çiğnenmemesi, keza bütünüyle bozulan sosyal dengenin normale döndürülmesi için hak ve hürriyet bilincine sahip tüm insanların ve devletlerin destek olması talep edilmektedir&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Anmak mı, anlamak mı?</strong></p>
<p>1445. doğum günü münasebetiyle özellikle Türkiye ve Pakistan gibi bazı ülkelerde on binlerce anma merasimleri tertip ettiğimiz Sevgili Efendimiz’i anmak yerine anlamayı önceleyerek, onun şu mübarek sözünü hatırlamamızın vakti gelmedi mi?</p>
<p>“Müslüman Müslümanın kardeşidir, ona zulmetmez. Onu tehlikede yalnız bırakmaz, düşmana teslim etmez. Kim bir Müslüman kardeşinin ihtiyacını giderirse, Allah da o kimsenin bir ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümanın sıkıntısını giderirse, Allah da kıyamet günü o kimsenin bir sıkıntısını giderir. Kim de bir Müslümanın ayıbını örterse, Allah da kıyamet günü o kimsenin bir ayıbını örter.” (Buhârî, Mezâlim 3 ve İkrâh, 7; Müslim, Birr, 58; Ebû Davud, Edeb, 46; Tirmizî, Hudûd, 3).</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kaynak:</strong></p>
<ul>
<li>www.ikhwanpress.com/HumanRightsinEgypt.pdf</li>
<li>www.ikhwanpress.com/HREArabic.pdf</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/misirdaki-sistematik-hak-ihlallerini-gorebilmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
