<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hasina Arşivleri - Prof. Dr. Fethi Güngör</title>
	<atom:link href="https://fethigungor.net/etiket/hasina/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://fethigungor.net/etiket/hasina/</link>
	<description>fg@fethigungor.net</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Dec 2016 06:33:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>
	<item>
		<title>CEMAAT-İ İSLAMİ ŞEHİDLERİNİN ÇAĞRILARINA  DUYARSIZ KALMAMAK</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/cemaat-i-islami-sehidlerinin-cagrilarina-duyarsiz-kalmamak/</link>
					<comments>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/cemaat-i-islami-sehidlerinin-cagrilarina-duyarsiz-kalmamak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Oct 2016 09:51:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diriliş Postası]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkın Elinden Tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[9:19-22]]></category>
		<category><![CDATA[Abdulkadir Molla]]></category>
		<category><![CDATA[Abdulkadir Udeh]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Albay Nâsır]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Ahsen Muhammed Mücahid]]></category>
		<category><![CDATA[Bangladeş]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaat-i İslami]]></category>
		<category><![CDATA[Haksöz]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Cemil]]></category>
		<category><![CDATA[Hasina]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Rızâ-yı Bârî]]></category>
		<category><![CDATA[Sanwar Jahan]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid Kutub]]></category>
		<category><![CDATA[Tevbe 19-22]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=377</guid>

					<description><![CDATA[“Yoksa siz, (yalnızca) hacıları suvarmayı ve Mescid-i Haram’ı ziyaret edip tamir etmeyi, Allah’a ve Ahiret Günü’ne iman etmek ve Allah yolunda cihad edip elden gelen gayreti göstermekle eşdeğerde mi tutuyorsunuz? Allah’a göre bunlar birbirine eşdeğer değildirler. Ve Allah, değerleri yerinden etmiş bir toplumu doğruya yöneltmez. İman eden ve hicret edenler, Allah yolunda cihad eden; mallarıyla [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Yoksa siz, (yalnızca) hacıları suvarmayı ve Mescid-i Haram’ı ziyaret edip tamir etmeyi, Allah’a ve Ahiret Günü’ne iman etmek ve Allah yolunda cihad edip elden gelen gayreti göstermekle eşdeğerde mi tutuyorsunuz? Allah’a göre bunlar birbirine eşdeğer değildirler. Ve Allah, değerleri yerinden etmiş bir toplumu doğruya yöneltmez. İman eden ve hicret edenler, Allah yolunda cihad eden; mallarıyla ve canlarıyla her türlü çabayı gösterenler, Allah nezdinde daha yüce bir makama sahiptirler; zira işte onlar başarının gerçek sahibidirler. Rableri onları yüce katından bir rahmetle, Rızâ-yı Bârî ile ve kendilerini içerisinde kesintisiz her tür nimetin beklediği cennetlerle müjdeler. Onlar orada ebedi kalacaklar; çünkü, katında yüce ödül(ler) bulunan yalnızca Allah’tır.” (Tevbe 9:19-22).</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><u>Şehid Abdulkadir Molla</u></strong><strong>: Bilinçli, Kararlı ve Kendinden Emin Olmak</strong></p>
<p>Gayrimeşru Hasina rejimi tarafından <u>12 Aralık 2013</u> tarihinde siyasi bir kararla idam edilen Bangladeş Cemaat-i İslami Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Abdulkadir Molla Bangladeş toplumunda etkili olmuş, fikrî birikime sahip önder şahsiyetlerden birisidir (abdulquadermolla.info). Söylemiyle eylemini dengeleyen merhum önderin, şehadetinden hemen önce kaleme aldığı mektubu onun olgun şahsiyetinin ufuklarını ortaya koymaktadır:</p>
<p>“Bismillahirrahmanirrahim… Bangladeş hükümeti son zamanlarını yaşadığı için bu çirkin idam suçunu işlemekte acele edeceklerdir… Allah’ın hakkımda vereceği karara razıyım. İnançsızlar haksız yere peygamberleri bile öldürdüler. Rasulullah’ın (s) birçok arkadaşı, hattâ hanım sahabiler vahşice öldürüldüler. Şehidler, bu takası yapıp canlarını feda ederek, Allah’ın İslam’ı muzaffer kılmasına hizmet ettiler…</p>
<p>Aleyhimize alınan tüm kararlar aslında Hindistan tarafından planlanıyor. Avami Ligi istese bile bundan geri dönemez. Çünkü iktidara gelebilmeleri, Hindistan’a teslim olmalarından kaynaklanmaktadır… Mahkemenin kendisi cellat rolüne bürünmüşken ve masum insanları öldürme hırsıyla sarhoş olmuşken, onlardan adaletli bir hüküm zaten beklenemez… Halkımız ve dünya halkları gerçeği kesinlikle öğrenecekler. <u>Benim şehadetim bu baskıcı rejimin çöküşüne sebep olacak ve inşaAllah yapılan bu zulümler İslami hareketin uzun bir yol kat etmesine vesile olacaktır</u>.</p>
<p>Dün yine Tevbe Sûresi’ni okudum. 19. âyette canla ve malla Allah yolunda cihadın ödülünün Kâbe’ye hizmet etmekten ve hacılara su dağıtmaktan daha önemli olduğunu anlatıyordu. Yani, Allah bizzat kendisi belirtmektedir ki, âdil bir İslam toplumu oluşturmak için, adaletsizliğe karşı savaşırken canlarını verenler, ecelleriyle ölenlerden daha yüksek bir mertebeye sahiptir. Eğer Allah beni cennetinde böyle onurlu bir yere getirmek istiyorsa böyle bir ölümü kucaklayabilmek için hazırım. Çünkü <u>zalimlerin elinde adaletsiz bir ölüm cennete kesilen bir bilettir</u>.</p>
<p>1966 yılında Mısır’ın tiranı Albay Nâsır, Seyyid Kutub, Abdulkadir Udeh (Avde) ve diğerlerini ölüme mahkûm etmişti… Şayet Allah İslami hareketi ve beni bu zalim rejimin düşüşü için ileriye taşıyacaksa, bunda nasıl bir kayıptan söz edilebilir ki?</p>
<p>Şehidlerle ilgili yüksek konumdan bahsederken, O mübarek Nebi (aleyhisselam) şehid olmak için tekrar tekrar hayata gelme arzusunu dile getirmişti. Şehid olarak ölenler de, cennete girdiklerinde tekrar dünyaya dönme ve Allah yolunda yeniden şehid olma arzularını dile getireceklerdir. Allah’ın sözü kesinlikle haktır, Rasulü’nün sözü kesinlikle doğrudur. Bu ikisinde şüpheye düşende iman yoktur!</p>
<p>… Mezarı mermerle çevirmek gibi müsrif ve bidat uygulamalara başvurmayın. Onun yerine elinizden geldiğince yetimlere sadaka verin. İslami hareket şehidlerinin ailelerine yardım edin, onları yalnız bırakmayın, özellikle de benim tutuklanmam ve kararın açıklanmasından sonraki protestolarda şehid olanları. Okulunu bitirdikten sonra Hasan Mevdûd’u evlendirin, aynı şekilde Naznin’i de.</p>
<p><u>Allah bu dünyaya dair tüm sevgi ve isteği zihnimden çıkarsın ve tüm kalbimi Allah ve Rasulü’nün sevgisiyle doldursun</u>. İnşaAllah, cennetin merdivenlerinde buluşuruz. Çocuklarıma her zaman helal kazanmalarını öğütle. Farz ve vacib ibadetlerinize hepiniz dikkat edin, özellikle de namazlarınıza. Aynı tavsiyeleri akrabalarıma da ilet. Babama da baş sağlığı dile, onu rahatlat, eğer ben gittiğimde hâlâ hayatta olursa…” (haksozhaber.net).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Şahid Olarak Yaşayıp Şehid Olarak Can Vermek</strong></p>
<p>Abdüldakir Molla’nın eşi ve Cemaat-i İslami Meclisi Şûra üyesi Sanwar Jahan, “Eşim idam edildikten sonra aralarında Türkiye, Almanya, Japonya ve Amerika’nın da bulunduğu elli ülkede gıyabi cenaze namazı kılındı. Aile olarak büyük şeref duyduk. Allah ona istediğini verdi, şehid oldu. Şehid olmak onun tek dileğiydi” dedi.</p>
<p>Evleri gözetim altında tutulduğu için akrabalarından birine ait bir mekânda, AA muhabirinin sorularını cevaplayan Jahan; “Ailesiyle yeğenleriyle ve çocuklarla vakit geçirmeyi çok severdi. Ev ve ailemizle alakalı işlerde bana çok yardımcı olurdu. Çok fedakâr birisiydi. Mutlu bir insandı ve diğer insanları mutlu etmeye çalışırdı. Tüm akrabalarına da zaman ayırmaya çalışırdı. Söküklerini kendi dikerdi. Elbiselerini kendisi yıkar, bizim yıkamamıza müsaade etmezdi. Israr etmemize rağmen işlerini bize yaptırmaz, bizzat kendisi yapardı.” diye konuştu.</p>
<p>Abdülkadir Molla’ya cezaevinde yastık dahi verilmediğini aktaran Jahan, “Zeminde yatıyordu. Üç ay kadar orada kaldı. Çoğu zaman, ziyaretlerde ailemizi ve akrabalarımızı sorardı. Bizden sabırlı olmamızı, ağlamamamızı, <u>mesajlarını insanlara ulaştırmamızı isterdi</u>.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Şehidin; “Bu insanların şehadeti, Bangladeş’e İslam’ın yerleşmesinde önemli rol oynayacak. Büyük bir Müslüman ülke olan Türkiye’den acilen mevcut Bangladeş hükümetine baskı yaparak Müslümanlara uygulanan bu zulmü durdurmasını istiyorum. Müslüman halkın ve Cemaat-i İslami üyelerinin öldürülmesini durdursunlar.” şeklindeki vasiyetini  aktaran Jahan, <u>Mısır’daki 528 kişi hakkında verilen idam kararına da tepki göstererek</u>, Mısır hükümetinden de bu kararların iptal edilmesini istedi (aa.com.tr).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Şiddeti Yöntem Olarak Benimsemekten Kaçınmak</strong></p>
<p>Abdülkadir Molla’nın oğlu Hasan Cemil de babasının idamının ardından mevcut hükümetin müdahalesiyle işten çıkarıldığını, evlerinin sürekli gözetim altında tutulduğunu belirttikten sonra şehid babasıyla son görüşmesini şu şekilde özetledi:</p>
<p>“12 Aralık 2013’te son kez hücresinde görüştük. İyi ve güçlü görünüyordu. Halimizi sorduktan sonra asla yalan konuşmamamız, illegal yollardan para kazanmamamız tavsiyesinde bulundu. ‘Çocuklarınıza, İslam’ı öğretin. Onlar Cemaat-i İslami’nin geleceğinde önemli roller alacak. Bunları öğretmezseniz şehadetim boşa gidecek. Cemaatteki kardeşlerimiz, <u>idamımın intikamını şiddet eylemleriyle almasınlar</u>. Zira <u>şiddet Allah’ın ve Hz. Muhammed’in yolu değildir</u>. Eğer intikamımı almak istiyorlarsa <u>İslam’ı Bangladeş’e hakim kılsınlar</u>. Barış Bangladeş’e İslam’la gelecek ve o zaman idamımın bir anlamı olacak’ dedi.”</p>
<p>Hasina hükümetinin yoğun baskılarına rağmen gelecek adına umutlu olduğunu belirten Hasan Cemil; “Babamın ve dava arkadaşlarının şehadeti boşa gitmeyecek. Babamla son görüşmemde, ‘<u>Kimse İslam’ın yürüyüşünü durduramayacak</u>. İslam, Bangladeş’e çok yakında hakim olacak’ demişti. Ben de buna inanıyorum.” diyerek babalarının davasını sürdüreceklerini ifade etti (aa.com.tr).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><u>Şehid Muhammed Kamaruzzaman</u></strong><strong>: Feraset Sahibi Olmak ve Haysiyetini Korumak</strong></p>
<p>Cemaat-i İslami Partisi Genel Sekreter Yardımcısı iken usulsüz bir kararla <u>11 Nisan 2015</u> tarihinde idam edilen Muhammed Kamaruzzaman, 1971 savaşında öğrenciydi. Bangladeş’in Pakistan’dan ayrılmasına karşı çıkan Cemaat-i İslami Partisi’nin öğrenci kollarına katılan Kamaruzzaman, kısa sürede partinin önemli isimlerinden biri haline gelmişti.</p>
<p>Partinin genç yönetici kuşağını temsil etmesi itibarıyla gelecek vadetmesi, şahsına münhasır bir vizyona sahip olması, Cemaat-i İslami’nin dünyada tanınan bir siması haline gelmesi, dikta rejimi alenen eleştirmekten çekinmemesi, hükümetin yolsuzluklarını ortaya çıkararak halkı bilinçlendirmesi gibi nedenler Kamaruzzaman’ın idam edilmesinin ardında yatan gerçek sebeplerin başında gelmektedir (kamaruzzaman.com).</p>
<p>Bangladeş içişleri bakanının, idam kararının açıklanmasının hemen ardından “Kamaruzzaman hükümete karşı eleştiriye devam ederse idam gerçekleşir.” şeklinde açıklama yapması, Bangladeş’ki siyasi idam kararlarının, kurucu iradenin <u>1971 ruhunu korumak, rejimin gücünü kanıtlamak ve aykırı seslere son vermek</u> amacıyla her türlü yasadışı yola başvurduğunun kanıtı niteliğindedir.</p>
<p>‘Saptahik Sonar Bangla’ (Haftalık Altın Bengal) gazetesinin genel yayın yönetmenliğini de yürütmüş olan Şehid Kamaruzzaman’ın son sözleri arasındaki şu vurgusu, onun ne denli geniş bir ufka sahip olduğuna işaret etmektedir: “<u>Gençler! İlimde, bilim ve teknoloji alanında öncü olma kabiliyeti kazanın</u>!”</p>
<p>Şehid Kamaruzzaman’ın, infazından hemen önce kendisini ziyaret eden oğlu Hasan İkbal’e emanet ettiği şu cümleler onun ne kadar dengeli bir yaklaşıma ve sağlam bir şahsiyete sahip olduğunu tescil etmektedir:</p>
<p>“<u>Yalnızca Allah&#8217;tan af dilerim</u>. Başbakan Hasina bana can verecek değildir. Onun gibi münafık zihniyetli birinden af dilemem. Hayalim Bangladeş&#8217;te İslam&#8217;ın hakim olmasıdır. Ben belki göremem, ama genç nesil hayalimi gerçekleştirecek inşaAllah. Sizler üzülmeyin, ağlamayın, inşallah cennette görüşeceğiz.</p>
<p>Ya Rabbi, ben bu ülkenin saadeti ve İslam&#8217;ın muzafferiyeti için çalıştım. Lâkin bu yüzden bana zulmettiler. Kimler bu zulme ortak olduysa, dünyada ve ahirette bunun hesabını onlardan sor Yâ Rabbi! Ben <u>elimle ve dilimle kimseye zulmetmedim</u>. Rabbim, Sen benim hakkımda en iyi olanı bilensin. Allah&#8217;ım şehadetimi kabul et! Aileme, yakınlarıma ve dava arkadaşlarıma sabır ihsan et. Allah&#8217;ın selamı dünyadaki bütün müminlerin üzerine olsun.” (sabah.com.tr).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><u>Şehid Ali Ahsen Muhammed Mücahid</u></strong><strong>: Nezaketi, Şecaati ve Hak Bilincini Elden Bırakmamak</strong></p>
<p>Bangladeş Cemaat-i İslami Partisi Genel Sekreteri iken dikta rejim tarafından 21 Kasım 2015 tarihinde gece yarısı hukuksuz bir kararla idam edilen şehid Mücahid’in (facebook.com/Mohammad.Mujahid.Ali.Ahsan/) Dakka Merkez Hapishanesi’nde ailesi ve akrabalarıyla yaptığı son görüşmeyi kaleme alan en küçük oğlu Ali Ahmed Mebrur’un yazısındaki vurgular, şehid önderlerin af dilemesini sağlayarak İslami hareketi küçük düşürme azminde olan Hasina hükümeti karşısındaki onurlu duruşlarını ortaya koymaktadır:</p>
<p>“… Babam en sağda 8 numaralı hücredeydi. Ondan önce de Şehid Abdulkadir Molla ve Şehid Muhammed Kamaruzzaman aynı hücrede kalmıştı. Son birkaç aydaki ziyaretlerimiz bu hücrede gerçekleşmişti.</p>
<p>Babamız hücrede yerde seccadesinin üzerinde uyuyordu. Yastık da yoktu. Birkaç kez ona seslendik ama bir süre bize cevap vermedi. Çok derin bir uykuda olmalıydı. Birkaç kere daha seslenince biraz şaşırmış halde uyandı. Bizi tanıyınca, “Geldiniz demek! Niçin gece bu kadar geç vakitte? Cezaevi yönetimi tarafından mı çağrıldınız? Bu son görüşmemiz mi?” diye sordu. Sonra oturdu ve konuşmaya devam etti: “Cezaevi yönetimi bana hiçbir şey söylemedi. Tevekkeltü alâllah; Allah’a dayanıp O’na güvendim!” Bir süre daha oturdu. Düşüncelerini gözden geçiriyor ve içinden Allah’a dua ediyor gibiydi.</p>
<p>Biz de ona, “Evet baba, biz kısa bir süre sonra şehid olacak şerefli ve muhterem babamızı ziyarete geldik. Gurur kaynağımıza geldik.” diye karşılık verdik. O da bize, “<u>Peki. Elhamdülillah</u>.” diye karşılık verdi. Bir süre sonra ayağa kalktı. Herkes eline dokundu, bazıları da parmaklıkların arasından onun ellerini öptü. Sonunda o, “Tokalaşmadığım kimse kaldı mı?” diye sordu. Duygusal bir ortam oluştu. ama babam; “Gözyaşına gerek yok. Birkaç kelam etmeme müsaade edin.” diyerek bizi sakinleştirdi. “… Bu görüşmeyi ayarladığı için cezaevi yönetimini takdir ettim. Tüm hapis hayatım boyunca yapabilecekleri azami saygıyı gösterdiler.” dedi.</p>
<p>“Savcı, iddiasını ispatlamak için sadece bir şahit gösterdi. O şahit de asla benim aydınları öldürdüğümü doğrulamadı. Hiçbir aydın ailesi mensubu da benim aydınları öldürdüğümü iddia etmedi… Hükümet hakkımda idam kararı verilmesini kararlaştırdıktan sonra bana karşı yargı sürecini başlattığından eminim. Tüm bu yargılamalar bir maskaralıktı.</p>
<p>Hükümet, beni aşağılamak, aileme, partime ve vatandaşlarıma beni bir korkak olarak göstermek için gün boyu bana karşı sahte af dilekçesi oyununu oynadı. Bu <u>zalim ve baskıcı hükümetten herhangi bir af dilemem söz konusu değildir</u>. Ben tamamen masumum, masumum, masumum. Bugün bizi haksız olarak öldürecekler…” (dunyabulteni.net).</p>
<p>Rabbim Bangladeş Cemaat-i İslami hareketinin idam edilen önderlerinin şehadetlerini kabul buyursun. Dünya Müslümanlarına da bu zulümleri durduracak kudret ve irade bahşetsin.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong><strong> </strong></p>
<ol>
<li>http://www.abdulquadermolla.info/, 06.10.2016.</li>
<li>http://kamaruzzaman.com/, 06.10.2016.</li>
<li>https://www.facebook.com/Mohammad.Mujahid.Ali.Ahsan/, 06.10.2016.</li>
<li>http://www.haksozhaber.net/abdulkadir-mollanin-esine-yazdigi-mektup-43224h.htm, 21.12.2013.</li>
<li>http://aa.com.tr/tr/dunya/sehit-olmak-tek-dilegiydi/160963, 09.05.2014.</li>
<li>http://www.sabah.com.tr/dunya/2015/04/11/muhammed-kamaruzzamanin-idam-edildi, 11.04.2015.</li>
<li>http://www.dunyabulteni.net/servisler/haberYazdir/347972/haber, 05.12.2015.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/cemaat-i-islami-sehidlerinin-cagrilarina-duyarsiz-kalmamak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CEMAAT-İ İSLAMİ ÖNDERİ ŞEHİTLERİN MESAJLARINI DUYMAK</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/cemaat-i-islami-onderi-sehitlerin-mesajlarini-duymak/</link>
					<comments>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/cemaat-i-islami-onderi-sehitlerin-mesajlarini-duymak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Sep 2016 13:47:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diriliş Postası]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkın Elinden Tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[1971]]></category>
		<category><![CDATA[2:156]]></category>
		<category><![CDATA[2:46]]></category>
		<category><![CDATA[23:60-61]]></category>
		<category><![CDATA[3 Eylül 2016]]></category>
		<category><![CDATA[5 Ocak 2014]]></category>
		<category><![CDATA[AB]]></category>
		<category><![CDATA[Bakara 156]]></category>
		<category><![CDATA[Bakara 46]]></category>
		<category><![CDATA[Bangladeş]]></category>
		<category><![CDATA[BM]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaat-i İslami]]></category>
		<category><![CDATA[Hasina]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[İhvan-ı Müslimin]]></category>
		<category><![CDATA[İslam İşbirliği Teşkilatı]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an]]></category>
		<category><![CDATA[kurta]]></category>
		<category><![CDATA[lungi]]></category>
		<category><![CDATA[Mir Kasım Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Mu'minûn 60-61]]></category>
		<category><![CDATA[Musafa İslâmoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Mutiurrahman Nizami]]></category>
		<category><![CDATA[Naimurrahman Halid]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[Pakistan]]></category>
		<category><![CDATA[T.C. Dışişleri Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ümmet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=372</guid>

					<description><![CDATA[“Onlar (sonunda) Rablerine kavuşacaklarını ve O&#8217;na döneceklerini kesinlikle bilirler.” (Bakara 2:46). “Onlar bir musibete uğradıklarında: &#8220;Doğrusu biz Allah&#8217;a aidiz ve sonunda yine O&#8217;na döneceğiz&#8221; derler.” (Bakara 2:156). “En sonunda yine Rablerine döneceklerine inandıklarından, yüreklerinde tarifsiz bir ürperti duyarak vermeleri gerekeni verenler: İşte onlardır hayırlarda öne geçmek için can atanlar; nitekim onlardır bu konuda öne geçecek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Onlar (sonunda) Rablerine kavuşacaklarını ve<br />
O&#8217;na döneceklerini kesinlikle bilirler.” (Bakara 2:46).</p>
<p>“Onlar bir musibete uğradıklarında: &#8220;Doğrusu biz Allah&#8217;a aidiz ve sonunda yine O&#8217;na döneceğiz&#8221; derler.” (Bakara 2:156).</p>
<p>“En sonunda yine Rablerine döneceklerine inandıklarından, yüreklerinde tarifsiz bir ürperti duyarak vermeleri gerekeni verenler:</p>
<p>İşte onlardır hayırlarda öne geçmek için can atanlar; nitekim onlardır bu konuda öne geçecek olanlar.” (Mu’minûn 23:60-61).</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Nüfus büyüklüğü itibarıyla dünya sıralamasında <strong>8.</strong>, insani gelişmişlik açısından ise <strong>142.</strong> sırada yer alan Bangladeş, tabiî ve beşerî kaynaklarını kalkınma yolunda verimli kullanmak yerine, uluslararası şer odaklarının desteğiyle <u>kifayetsiz ama muhteris bir yönetimin</u> ülkenin başına çöreklenmesi sebebiyle yoksulluk sınırının altında perişan bir hayata mecbur edilmektedir. Sömürgeciyle işbirliği yaparak iktidarda kalmayı marifet zanneden mevcut yönetim, bu zihniyetin yegâne alternatifi olan Cemaat-i İslami Partisi önderlerini siyasi idam kararlarıyla tasfiye etmek ve ülkenin zenginliklerini sömürgecilere peşkeş çekme pahasına gayr-ı meşru iktidarını sürdürmek istemektedir.</p>
<p>Tüm yıldırma politikalarına rağmen, aynen Mısır’da İhvan-ı Müslimin’in yaptığı gibi barışçıl yöntemlerini muhafaza eden, sömürgeci güçlerin kendilerini şiddet minderine çekme çabasını ferasetleriyle boşa çıkaran Cemaat-i İslami önderleri, idam sehpasına büyük bir vakar ve iç huzuruyla yürümekte, milyonlarca müntesiplerini ayaklanmaya çağırmak yerine onlara barışçıl yöntemi korumayı salık vermektedirler.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Şehid Mutiurrahman Nizami&#8217;nin Sözlerine Kulak Vermek</strong></p>
<p>Naimurrahman Halid, babasıyla nasıl vedalaştıklarını anlattığı yazısında Mutiurrahman Nizami&#8217;nin şahsında Bangladeş Cemaat-i İslam önderlerinin güçlü imanları, dengeli şahsiyetleri ve ilkeli duruşları hakkında önemli vurgular paylaşmaktadır:</p>
<p>“… 8 numaralı idam mahkumları hücresinde babamız yeşil bir hasırın üzerinde kıbleye yönelmiş, dua ediyordu. Ne çok yüksek, ne de çok alçak olan sakin ve anlaşılır bir sesle Arapça dualar ediyordu. Üç yaşındaki torunu Muaz merdivenleri çıkıp babamıza seslendi: “Dede, lütfen aç kapıyı, seni görmeye geldik!” Babamız duasını tamamladı ve sakince ayağa kalkıp karşılık verdi: “Siz geldiniz demek! Öyleyse bu son buluşmamız!” O esnada çok dokunaklı bir hava hakim oldu ama babamız herkesi sakinleştirdi ve bize sabırlı olmamızı söyledi. Demir parmaklıkların arkasından herkesle el sıkıştı. Üzerine beyaz bir kurta ve lungi giyinmişti. Hava sıcak ve odada pencere de olmadığı için elbisesi ıslaktı ama yüzü nurlu ve huzur doluydu. Çehresinde endişeden veya acıdan eser yoktu. Ona bakan birisi diyemezdi ki, kısa bir süre sonra bu zorba rejim tarafından idam edilecek.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Hayatı ve Ölümü Yaratanın Allah Olduğuna Yürekten İnanmak</strong></p>
<p>“Babamız aile efradının rutin koşuşturmalarını sordu. Sonra dedi ki: “Hapishane müdürü mahkemenin hükmünü okuyup devlet başkanından af ve merhamet dileyip dilemediğimi sordu. Ben de onlara bir suç işlemediğimi söyledim. Af dilemek suç işlemeyi kabul etmek anlamına gelir, bu sebeple benim için devlet başkanından böyle bir talepte bulunmak söz konusu değildir. Hayatı da, ölümü de bahşeden yalnızca Allah&#8217;tır. Dolayısıyla bir insana hayatımı bağışlaması için yalvarıp da imanımı kaybetmek istemiyorum.”</p>
<p>“Bugün Hapishaneler Baş Müfettişi af talebinde bulunmadığımı yazıyla ikrar etmemi istedi. <u>Asla af dilemeyeceğimi ve asla hayatım için birisine yalvarmayacağımı açık şekilde yazdım</u>.” Ortama yine duygulu bir hava egemen oldu. Babamız herkese güçlü kalmasını ve sabırlı olmasını telkin ediyordu. Gözlerinde tek bir gözyaşı yoktu. Ama tamamen hissiz de değildi. Yüce Yaratan&#8217;a kavuşmayı bekleyen sakin bir ruh edasındaydı.</p>
<p>Babam bize “Kardeş olarak hepiniz birlik içinde olmalı, beraberce uyum içinde yaşamalısınız. Her daim Allah&#8217;ın ve Peygamber&#8217;in yolunda olun. Annenize daima göz kulak olun. Siz annenizde beni, anneniz de sizde beni bulacak. İnsanlara beni nasıl tanıdıysanız öyle anlatacaksınız. Hakkımda <strong>abartılı sözler söylemeyin</strong>. Şimdi 75 yaşındayım. Arkadaşlarımın çoğu böyle uzun yaşamadı. Sizin de bahtınız açıkmış ki bu kadar uzun süre hayatınızda oldum. <strong>Hayatı ve ölümü veren Allah&#8217;tır</strong>. Eğer bu gece ölmek kaderimse şu anda evde olsaydım da ölecektim. Allah&#8217;a karşı her daim hayırlı düşünceler besleyin, O&#8217;na minnettar olun.” dedi… Sonra babamız bize önderlerimiz ve İslami Hareket uğruna mücadele eden herkese teşekkürlerini ve selamlarını iletmemizi söyledi. Şehitliğinin Allah katında kabul olması için herkesten dua istedi.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Cennete Layık Salih Ameller İşlemek ve Sadece Allah’a Kul Olmak</strong></p>
<p>“Babamızdan mahşer günü cennete girmemiz için bize şefaat etmesini istedik, şöyle cevapladı: “<u>Eğer cennete layık salih ameller işlerseniz, inşallah cennete gireceksiniz</u>.” Ondan sonra babamız ricamız üzerine dua etmeye başladı. Bu dua bir saat civarında sürdü. Önce Allah&#8217;a şükretti, sonra Peygamberimize salavat getirip yaklaşık yirmi dakika onun dualarından etti. Bu mesnûn duaları hayatı boyunca düzenli olarak yapmıştı. Sonra şöyle niyaz etti:</p>
<p>“Ey Allah&#8217;ım. Ben ki naçiz günahkâr bir kulunum. Senin dinin uğruna yaptığım ne hizmet varsa kabul eyle. Hayatımın son anına kadar bana İslam ve İman yolunda kalmayı ve şehit olmayı nasip eyle. Allah’ım! Beni ve evlatlarımı namazı dosdoğru kılanlardan eyle. Kıyamet gününde beni, anne babamı ve tüm müminleri bağışla.”</p>
<p>“Ey Allah&#8217;ım! Bizlere eksiksiz iman lütfeyle. <u>Sadece Senden yardım istemeyi</u> nasip eyle. Dillerimizin her daim Sen&#8217;i zikretmesini nasip eyle. Sen&#8217;den korkan kalpler, faydası olan ilim, bol ve helal rızık, <u>İslam&#8217;ı dosdoğru anlayacak kâmil akıl</u> niyaz ediyoruz. Allah&#8217;ım! Bizlere ölmeden önce tövbe etmeyi müyesser eyle, ölümlerimizi kolaylaştır, öldükten sonra bizleri affeyle ve bizi cehennem azabından kurtar. Allah&#8217;ım! Verdiğin helal nimetlerle bizleri haramlardan muhafaza eyle. Bizleri Sana itaat edenlerden eyleyerek San&#8217;a karşı gelmekten koru. <u>Sen&#8217;den başka kimseye bizlere kulluk ettirme</u>. Allah&#8217;ım Nur&#8217;undan bizlere hidayet ver. Sen günahlarımızı bilensin. Yalnız Sen&#8217;den mağfiret diler ve yalnız San&#8217;a döneriz. Ya Hannân, Ya Mennân!</p>
<p>Devamında babamız ülkemize ve milletimizin iyiliği için dua etti. Kızım gardiyanların dua sırasında göz yaşları içinde kaldığına şahit oldu:</p>
<p>“Ey Allah&#8217;ım! Bu ülkeye huzur nasip et. <u>Bu ülkeyi cinayetlerden, kaostan ve sömürge olmaktan koru</u>.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kalbimizi İman ve Sevgiyle Doldurabilmek</strong></p>
<p>“Bir hekim olarak çalışma hayatımda onlarca ölüme tanıklık ettim. Birçok insanın ölüm döşeğinde ölümden korku ve endişe duyduğuna şahit oldum. Onların gözünde ölümün gözlerinde nasıl büyüdüğünü veya biraz daha uzun yaşamak için ne kadar iştahlı olduklarına tanıklık ettim. Ama babamızı son kez görmeye gittiğimizde, ilk kez <u>Allah&#8217;ıyla buluşmaya bu kadar hazır korkusuz bir cennet yolcusu</u>yla karşılaştım. Af talebinde bulunup birkaç gün daha hayatta kalma imkânı vardı. Lâkin hepimiz biliyoruz ki bir insanın ölümü Allah tarafından önceden belirlenmiştir. Bugün, Yüce <u>Allah&#8217;a olan güçlü bir imanla bir insanın ölümü nasıl sakin ve serinkanlı kucaklayabildiğini</u> gördüm.</p>
<p>Babamızla tanışmış herkes şehadet edecektir ki o çok yumuşak kalpli birisiydi. Her zaman insanların günlük koşuşturmalarını önemserdi. Birisinin bir derdi olduğunda babamız yakın alaka gösterir, o kişi hakkında haberdar olmaya gayret eder ve sık sık o kişinin derdini sorup soruştururdu. Bu onun <strong>insanlara karşı olan nezaketi ve sevgisi</strong>nden ileri geliyordu. Onunla hapishanede bugünden önceki düzenli görüşmelerimizde, son anına kadar sebatkâr ve dirayetli kalıp kalamayacağı konusundaki kaygısını ifade ederdi. Ölümünün kesinleştiği şu anda, böylesi yumuşak kalpli birisinin konuşması ne kadar da sakin, davranışları ne kadar da huzurluydu…”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kur’an’a ve Sünnet’e İttiba Edip Metanetli Olmak</strong></p>
<p>“Babamız herkese Kur&#8217;an&#8217;a ve Sünnet&#8217;e tâbi kalmayı ve Peygamber’in yolunda kalmayı öğütledi. Her ne olursa olsun sabırlı olmayı ve Allah&#8217;a iman etmek için, önceki görüşmelerimizde bize şiddetle vakit namazlarımız hususunda ihtiyatlı olmamızı hatırlatırdı. Son arzusu olarak bizden kitaplarını, bilhassa hapishanede yazılmış iki kitabı <strong>Kur&#8217;an ve Hadis&#8217;e Göre Hz. Peygamber&#8217;in Hayatı ve Yaşama Âdâbı</strong> ile <strong>Kur&#8217;an&#8217;a Göre Müminlerin Hayatı</strong> ve hapse girmeden yazdığı diğer kitaplarını okumamızı istedi.</p>
<p>…Hepimiz son kez sevgili babamıza veda ettik. Yol boyunca babamızın parlak nurlu yüzü aklımızda kaldı. Hapishaneden çıktıktan sonra köyümüz Sathia&#8217;ya doğru yola çıktık. Az önce veda ettiğimiz babamızın şimdi cenaze merasimini hazırlayacağız! Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed&#8217;in bir hadisini hatırlıyordum:</p>
<p>“Kimin başına bir musibet gelirse benim ölümümü hatırlasın. Sizden hiç kimse beni kaybetmek kadar ağır bir musibet yaşayamaz.” (İbn Mâce). Bu ümmet bizzat Hz. Peygamber&#8217;i kaybetmenin üstesinden geldi. İnşallah bu ümmet sabırla ve sebatla tüm kayıpların ve musibetlerin üstesinden gelecektir.” (dirilispostasi.com).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ülkeyi ve Milleti Çökertmek İsteyenlere Karşı Dik Durmak</strong></p>
<p>1971’de kanlı bir savaşla Pakistan’dan koparılan Bangladeş’te, oynanan kirli oyunun farkında olarak; sor<u>unlara savaş yoluyla değil barış yoluyla çözüm aramak gerektiğini savundukları için 45 yıl sonra siyasi idamlarla sindirilmek istenen</u> son Cemaat-i İslami mensubu Mir Kasım Ali oldu. Bangladeş halkına farklı alanlarda büyük hizmetler sunan Mir Kasım Ali, bankacılık, eğitim ve sağlık sektörleri başta olmak üzere bir çok alanda büyük çaplı projeler gerçekleştirmiş başarılı bir iş adamıdır. Dünyanın birçok yerinde modern köle olarak çalıştırılan ve zengin topraklarında yoksulluk içinde sefil bir hayat süren vatandaşlarının derdine derman aramak yerine Bangladeş’i bütün bir ülke ve millet olarak çökertmek isteyen sömürgecilere uşaklık etmeyi yeğleyen Hasina yönetimi kendisine destek olan şer güçlerine yeni kurbanlar sunmakta istekli görünmektedir! (www.ilkha.com).</p>
<p>Davası uğruna idama götürülürken bile <u>yüksek özgüvenini muhafaza eden</u>, idam sehpasına götürülürken yüzünden tebessümü eksik etmeyen Şehid Mir Kasım Ali’nin vasiyetindeki şu vurgu, onun ne denli yüksek bir bilinç düzeyine sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır:</p>
<p>“Dava Kardeşlerim, Cemaat-i İslami Mensupları… İdam ipinden korkmayın, üzülmeyin. <u>Şehit kanları ile yoğrulmuş topraklar</u> çok daha verimli ve uygun olur. Sizler de bu topraklarda “kelime-i tevhid” sancağını dikeceksiniz!…”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Ümmetin Sorunlarına Çare, Yaralarına Merhem Olmak</strong></p>
<p>Bangladeş’te seçmenlerin sadece onda birinin(!) katılımıyla gerçekleştirilen 5 Ocak 2014 genel seçimlerinde iktidara getirilen Hasina hükümetinin muhaliflerini sindirme aracı olan mahkeme, en son Mir Kasım Ali hakkındaki idam kararını 30 Ağustos&#8217;ta onamış, iç hukuk yolları tükenen Ali, <u>af için devlet başkanına başvurmayı reddettiği için </u>3 Eylül 2016 günü gecesinde idam edilmiştir. Hakkındaki suçlamalara ilişkin mahkemeye yalancı şahitler çıkarıldığı gerekçesiyle karara karşı çıkan Ali&#8217;nin avukatları da infaza engel olamamıştır.</p>
<p>Cemaat-i İslami Partisi Merkezi Yürütme Kurulu Üyesi Mir Kasım Ali&#8217;nin idam edilmesiyle ilgili BM, AB, İslam İşbirliği Teşkilatı gibi kuruluşlardan bir ses çıkmadığı gibi, Türkiye’nin <strong>sivil toplum kuruluşları</strong>ndan da kayda değer bir tepki duyulmaması üzüntü vericidir. Konuyla ilgili kayda değer tek beyanat, T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın, Bangladeş&#8217;te ülke yönetiminin tehlikeli politikalarına dikkat çeken şu açıklamasından ibaret kalmamalı, özellikle insan hakları savunucuları, akademisyenler ve gazeteciler Bangladeş idamlarına ilişkin detaylı raporlar ve makaleler hazırlayarak dünya kamuoyunun dikkatine sunmalı ve hükümetleri idamları durdurması için Bangladeş’e yaptırım uygulamaya davet etmelidir:</p>
<p>“Bangladeş&#8217;te geçmişin yaralarının bu yöntemlerle sarılamayacağını bir kez daha vurguluyor ve bu yanlış uygulamanın kardeş Bangladeş halkı arasında ayrışmaya yol açmamasını diliyoruz.” (aa.com.tr).</p>
<p>Yazımızı Mustafa İslâmoğlu’nun Bangladeş idamlarına ilişkin kısa değerlendirmesiyle noktalayalım:</p>
<p>“<em>İnna lillah ve inna ileyhi raciun</em>. Kur’an ile inşa edilmiş tasavvur kavramlarımızı, kavramlar düşüncelerimizi, sağlıklı düşünceler iyi niyet ve salih amellerimizi doğurur. Salih ameller de tıpkı Resulullah (s) döneminde olduğu gibi İman kardeşliğini ve Ümmeti tesis eder. <u>Ulusalcı ideolojilerle paramparça edilmiş</u> <u>coğrafyamız</u>, <u>Kur’an’ın inşa etmediği tasavvur dünyamız</u> düşünce sorunlarımızı doğurdu. O yüzdendir ki <u>Emperyalizm yerli diktatörler eliyle Müslümanları köleleştirdi</u>. O yüzden bir Müslüman katledilirken sadece izlemekle yetiniyoruz! Çünkü ortada Kur’an’ın inşa ettiği tasavvurlar ve onun inşa ettiği toplum olan Ümmet yok!&#8230;”</p>
<p>Rabbim, çağa ve olaylara şahitliklerini hakkıyla yerine getiren Cemaat-i İslami hareketi önderi şehitlerin dualarını kabul buyursun…</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<ol>
<li>http://aa.com.tr/tr/gunun-basliklari/disisleri-bakanligindan-mir-kasim-ali-aciklamasi/640671, 04.09.2016.</li>
<li><a href="http://dirilispostasi.com/n-10325-oglunun-kaleminden-rahman-nizaminin-son-anlari.html">http://dirilispostasi.com/n-10325-oglunun-kaleminden-rahman-nizaminin-son-anlari.html</a>, 23.05.2016.</li>
<li><a href="http://www.ilkha.com/haber/41388/idami-kesinlesen-mir-kasim-ali-ve-banglades">http://www.ilkha.com/haber/41388/idami-kesinlesen-mir-kasim-ali-ve-banglades</a>, 02.09.2016.</li>
<li><a href="https://www.facebook.com/mustafaislamoglu/posts">https://www.facebook.com/mustafaislamoglu/posts</a>, 04.09.2016.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/cemaat-i-islami-onderi-sehitlerin-mesajlarini-duymak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BANGLADEŞ İDAMLARININ  ARDINDA YATAN SEBEPLERİ GÖRMEK</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/banglades-idamlarinin-ardinda-yatan-sebepleri-gormek/</link>
					<comments>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/banglades-idamlarinin-ardinda-yatan-sebepleri-gormek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Sep 2016 09:36:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diriliş Postası]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkın Elinden Tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[26:225-227]]></category>
		<category><![CDATA[Abdulkadir Molla]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülkelam Azad]]></category>
		<category><![CDATA[Abdusselam Şobhani]]></category>
		<category><![CDATA[Ali İhsan Mücahid]]></category>
		<category><![CDATA[Arap Baharı]]></category>
		<category><![CDATA[Aslan Balcı]]></category>
		<category><![CDATA[Avami Lig]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Ayhan Küçük]]></category>
		<category><![CDATA[Babürler]]></category>
		<category><![CDATA[Bangladeş]]></category>
		<category><![CDATA[Bangladeş Bağımsızlık Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Bangladeş Halk Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Bengal]]></category>
		<category><![CDATA[Bengal Körfezi]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaat-i İslami]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Demir]]></category>
		<category><![CDATA[Cemile Bayraktar]]></category>
		<category><![CDATA[Dakka]]></category>
		<category><![CDATA[devlet terörü]]></category>
		<category><![CDATA[Erem Şentürk]]></category>
		<category><![CDATA[Furkan Malik]]></category>
		<category><![CDATA[Gulam Azam]]></category>
		<category><![CDATA[Hasina]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Ömer]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizler]]></category>
		<category><![CDATA[İslam İşbirliği Teşkilatı]]></category>
		<category><![CDATA[Mir Kasım Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Mucibur Rahman]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed Kamaruzzaman]]></category>
		<category><![CDATA[Mutîu’r-Rahman Nizami]]></category>
		<category><![CDATA[Myanmar]]></category>
		<category><![CDATA[Pakistan]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Ruanda]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyh Hasina Vecid]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Zühal Demirci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=368</guid>

					<description><![CDATA[“Görmez misin ki onlar, (hayat ve his âlemindeki) her vadide şaşkın ve amaçsız gezinirler; ve onlar yapmadıklarını söylerler. Ne var ki, iman eden ve salih amel işleyen, Allah&#8217;ı sürekli hatırda (ve hatırlı) tutan, zulme uğradıktan sonra haklarını savunanlar onlara dâhil değildirler. Nihayet zulme gömülenler, nasıl bir devrimle devrileceklerini günü gelince öğrenecekler!” (Şu’arâ 26:225-227). &#160; Bangladeş [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Görmez misin ki onlar, (hayat ve his âlemindeki) her vadide şaşkın ve amaçsız gezinirler; ve onlar yapmadıklarını söylerler. Ne var ki, iman eden ve salih amel işleyen, Allah&#8217;ı sürekli hatırda (ve hatırlı) tutan, zulme uğradıktan sonra haklarını savunanlar onlara dâhil değildirler. Nihayet <strong>zulme gömülenler, nasıl bir devrimle devrileceklerini günü gelince öğrenecekler</strong>!”<br />
(Şu’arâ 26:225-227).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bangladeş Halk Cumhuriyeti, Hindistan’ın doğusunda, Myanmar’ın batısında yer alan bir Güney Asya ülkesi olup nüfusunun %90’ı Müslüman, %’9’u Hindu ve %1’i Hıristiyan’dır. Halkının %98’i yerli olan ülkede sadece %2’lik kısmı oluşturmalarına rağmen Hindistanlı ve Avrupalılar yönetimde etkilidir. 147.570 km<sup>2 </sup>toprağa sahip ülkenin Eylül 2016 itibarıyla tahmini nüfusu 172 milyon. Yedi idari bölgeden oluşan ülkenin başkenti Dakka 15 milyon insana ev sahipliği yapmakla birlikte nüfusun %80’i kırsal alanda yaşamaktadır. Bengal coğrafyasının Batı kısmı Hindistan içinde kalmış olup Doğu Bengal bölgesi Bangladeş sınırlarını oluşturmaktadır. 1972 yılında hazırlanan Bangladeş Anayasası 14 maddeden oluşmaktadır (Demir, 2015).</p>
<p>“Benim Altın Bangladeş’im” isimli marşına ve “define” anlamına gelen “Bengal” adına inat dünyanın en fakir ülkelerinden biri olan Bangladeş, kurulduğu günden bu yana devam eden siyasi istikrarsızlık, yoksulluk, zor iklim şartları ve en son Cemaat-i İslami liderlerine yönelik siyasi idamlarıyla tanınmıştır. İslamiyet’le tanışmaları Hz. Ömer (r) zamanına dayanan Bengal bölgesinde Müslüman hakimiyeti Babürlerle birlikte 1757 yılında son bulmuştur. Bu tarihten itibaren İngiliz sömürgesi olan bölge 1947’ye kadar doğrudan sömürülmüş olup halen yerli işbirlikçiler marifetiyle dolaylı olarak sömürülmeye devam etmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Siyasi Kararlar Alan Düzmece Mahkemeyi Muteber Saymamak</strong></p>
<p>Başbakan Hasina tarafından bağımsızlık savaşı sırasında işlendiği iddia edilen suçların cezalandırılması için 2009&#8217;da kurulan ‘Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’, şimdiye kadar 22 kişi hakkında karar verdi. Bunların büyük bir kısmı, ülkenin İslami değerleri savunan ve en büyük partisi olan Cemaat-i İslami liderlerinden oluşuyor. Parti, lider kadrosuna yönelik mahkeme kararlarının siyasi olduğuna ve hükümetin muhalifleri bastırmak için kitlesel cinayetler, keyfi tutuklamalar, yargısız infaz ve işkence gibi suçlar işlediğini işaret ederek halkı Hasina hükümetinin &#8220;devlet terörüne&#8221; karşı çıkmaya çağırıyor (dunyabulteni.net).</p>
<p>Bangladeş’in 1971 yılındaki “bağımsızlık savaşı” esnasında Pakistan’ın tarafını tutarak “Bengal halkına karşı savaş suçu işledikleri&#8221; iddia edilen Cemaat-i İslami mensupları, iç savaşı reddederek taraflar arasında savaş yoluyla değil barış yoluyla anlaşma sağlanması gerektiğini savunan kesimlerin arasında yer almıştı. Emperyalistlerin kışkırttığı kavgayı ayırmak ve taraflara; “Durun! Savaşmayın! Birbirinizin kanını dökmeyin! Siz kardeşsiniz!” diyen bu gruplar daha sonra ‘suçlu’, hattâ ‘vatan haini’ ilan edilmişti (Balcı, aa.com.tr).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>‘Korsan Mahkeme’nin Suç Listesini Kabartmasına Mani Olmak</strong></p>
<p>‘Korsan mahkeme’ tarafından suçlu bulunan ve 2013’de idam cezasına mahkum edilen ilk lider Abdülkelam Azad olmuştu. Abdulkadir Molla 2013’te idam edildi. Ömür boyu hapse mahkum edilen Gulam Azam 2014’te 92 yaşındayken cezaevinde vefat etti. Parti Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Kamaruzzaman 11 Nisan 2015&#8217;te idam edildi. Önce tarım, daha sonra endüstri bakanlığı yapmış olan Mutîu’r-Rahman Nizami Mayıs 2016’da, 63 yaşındaki İslam ekonomisi uzmanı Mir Kasım Ali ise ‘kuvvetli şüphe’ gerekçesi ve gizli tanık beyanlarıyla suçlanarak 2 Eylül 2016 tarihinde idam edilmiştir!</p>
<p>Cemaat-i İslami’nin liderlerinden ve üyelerinden idam sırasını bekleyen binlerce masum, zindanlarda çok kötü şartlarda tutulmakta ve işkence görmektedir. Mahkeme 18 Şubat 2015&#8217;te Cemaat-i İslami Partisi liderlerinden Abdusselam Şobhani’yi, 16 Haziran 2015&#8217;te Partinin Genel Sekreteri Ali İhsan Mücahid&#8217;i, 16 Temmuz 2015&#8217;te Furkan Malik&#8217;i ve en son 10 Ağustos&#8217;ta Cemaat-i İslami Partisi Milletvekili Sakhavat Hüseyin&#8217;i idama mahkum etti. Sözkonusu idamlarının da onanması bekleniyor (Balcı, aa.com.tr).</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Müslümanı Müslümana Kırdırma Siyasetine Malzeme Olmamak</strong></p>
<p>Hint Yarımadası&#8217;nda ve dünya çapında İslam düşüncesinde önemli bir yeri olan Seyyid Ebu&#8217;l-Alâ el-Mevdudî tarafından kurulan Cemaat-i İslami Hareketi, Pakistan merkezî hükümetiyle o zamanki Bengal eyaleti arasındaki kardeş kavgasının anlamsız olduğunu belirterek ‘büyük resme’ bakılmasını istemişti. Cemaat-i İslami, iç savaşın patlak vermesinde İngiltere’nin kışkırtmasına, Hindistan’ın silah ve milis desteğine dikkat çekiyordu. Ölenin de öldürülenin de Müslüman olduğuna işaret eden sağduyulu insanlar bu kirli oyunun bir parçası olmak istemiyordu. Zaten Pakistan’ın ayrılmasıyla bölünen Müslümanların bir kez daha bölünüp parçalanmasını istemeyen Müslüman kanaat önderleri, her iki tarafı da barışa ikna etmeye çalışmıştı.</p>
<p>1990&#8217;lı yılların başında ülkede hayatın siyasi ve iktisadi açıdan normale dönmeye başlamasından rahatsız olan Hindistan, Bangladeş’in güçlenmemesi için elinden geleni yapmaya başladı. İki Müslüman toplum Pakistan ve Bangladeş arasında kalmaktan tedirgin olan Hindistan, bu kardeş halkları birbirine düşman haline getirdi. Rejimin partisi Avami Lig’in başına geçen Şeyh Hasina Vecid, babasının yaptığı gibi laikleri ve solcuları yeniden bir araya getirmeye çalıştı. Cemaat-i İslami mensuplarının ülkede gittikçe güçlenmesi, hattâ 2001-2006 yılları arasında hükümet ortağı olmaları, başta Hindistan olmak üzere emperyalist güçleri harekete geçirmişti (Balcı, aa.com.tr).</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Cemaat-i İslami’nin Barışçıl Yapısına Dikkat Çekmek</strong></p>
<p>“Bangladeş’te ülke yönetiminde söz sahibi olan partiler, hâlihazırdaki Hasina’nın liderliğindeki seküler anlayışa sahip iktidar partisi Avami Ligi (AL), ana muhalefet partisi Bangladeş Milliyetçi Parti (BNP) ve Sosyalist Millî Parti (JP)’dir. Bunlara alternatif tek parti ise İslami hassasiyeti ön plana çıkaran bir siyasal hareket olan Cemaat-i İslami’dir.</p>
<p>Hint halk hareketlerini tarihi süreçlerle incelediğimizde Cemaat-i İslami hareketinin Hint kıtasında halk tarafından manevi ve millî değerlere saygın bir örgüt olduğu tanımlanmıştır. Bu ifadelerle Cemaat-i İslami bölgenin DNA’larında yer edinmiş bir siyasal halk hareketidir. Cemaat-i İslami hareketi bölgenin ve halkının sorunlarını dert edinmiş ideali ve projesi olan doğal ve yerel harekettir. İslami hassasiyete sahip olan bu hassasiyeti de topluma ve siyasete yansıtmak isteyen yerli, özde bir partidir. Bu hareketin, sadece siyasal bir parti olmaktan öte toplumun eğitim, sağlık ve sosyal ihtiyaçlarına yatırım yapan insan yetiştirmeye odaklanmış bütüncül bir yapısı vardır. Bu özelliklere sahip olan kuruluş rakipleri tarafından kıskanılmaktadır. Merkezi hükumet ülkenin kalkınmasında aslında bu kuruluşun insan kaynaklarından faydalanması gerekirken maalesef herhangi bir terör eylemine katılmamış ve katılma niyetinde olmayan bir topluluğu potansiyel düşman hareketi olarak telakki etmiştir.” (Demir, gasam.org).</p>
<p>Ülkenin gerçek anlamda bağımsız olmasını savundukları, sömürgecilere ve işbirlikçilerine karşı fikir beyan ettikleri, Myanmar&#8217;ın işgali altında olan Arakan bölgesinden çıkarılacak gaz ve petrolü sorunsuz bir şekilde Bengal körfezi üzerinden dış piyasalara satmasına karşı çıkacak ve ülkenin menfaatini düşünecek yegâne grup oldukları, Hindistan&#8217;ın sömürgeyi içselleştirmiş siyasetine ve İngiltere&#8217;nin sömürgeci hegemonyasına karşı çıktıkları için Cemaat-i İslami liderleri terörist veya suçlu gibi gösterilip idam ediliyorlar. Hakikatte hiçbir suçları olmadığından şimdiye kadar idam edilen tüm âlim ve liderler gülerek idam sehpalarına çıkmıştır. Ancak, kâfir ve münafıklardan asla “af” dilememişlerdir. Hepsi de “Zalimler için yaşasın cehennem!” dercesine tekbirler getirerek şehitler kervanına katılmışlardır (Balcı, timeturk.com).</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Bangladeş’teki İdamların Ne Anlama Geldiğini Kavramak</strong></p>
<p>Uluslararası Hak İhlalleri İzleme Merkezi’nin (UHİM), 12 Mayıs 2016 tarihinde yayımladığı basın bildirisinde idamların ardındaki sömürgeci zihniyete dikkat çeken vurguların; İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) başta olmak üzere özellikle insan hakları savunucusu sivil toplum kuruluşları, gazeteciler, akademisyenler ve sanatçılar tarafından önemsenerek güçlü tepkilerin ortaya konması gerekmektedir:</p>
<p>Bangladeş’te Cemaat-i İslami Partisi&#8217;nin lider kadrosunu hedef alan sistematik idamlar zinciri birkaç yıldır devam ediyor. Yarım asır önce, İngiltere ve Hindistan destekli Pakistan’ı bölünme projesine muhalefet etmekle suçlanan önderler siyasi idam kararlarıyla sindirilmek isteniyor. Emperyalist güçlerin taleplerini pervasızca yerine getiren işbirlikçiler ise, isimleriyle taban tabana zıt düşünce ve davranışlara sahip ülkenin ilk ayrılıkçı lideri Mucibur Rahman ile 90’lı yıllardan bu yana kızı Şeyh Hasina Vecid!</p>
<p>Arap Baharı sürecinde Müslüman Kardeşler’e karşı yürütülen ve bazı Arap ülkelerinin de Batı ile birlikte aynı safta yer aldığı sindirme ve yok etme operasyonunun bir benzeri Hint Altkıtası’nda Cemaat-i İslami için yürütülüyor. Bangladeş’te bu operasyonun taşeronluğunu 2014 yılında yeniden üstlenen Hasina, neredeyse tüm partiler protesto ettiği için katılımın %10 düzeyinde kaldığı, meşruiyeti olmayan bir seçimle -insan hakları ve demokrasi havarisi sömürgeci güçlerin desteğiyle- iktidarda kalabiliyor!</p>
<p>Küresel emperyalist düzen, dünyanın en fakir ve en kalabalık ülkelerinden birisi olan Bangladeş’te nüfusu kırmak için tıpkı daha önce Ruanda’da yapıldığı gibi bir iç çatışma başlatılmak isteniyor. Bangladeş’te yakılacak savaş ateşiyle İslam dünyasının nükleer silahlara sahip tek ülkesi Pakistan’ı da içine alacak bir kaos ortamı mı oluşturulmak ve bu kargaşada bölgenin petrol ve doğalgaz başta olmak üzere zengin kaynakları sömürülmek isteniyor (Küçük, uhim.org).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İdamların Ardında Yatan Gerçek Sebepleri Görebilmek</strong></p>
<p>“Hasina’nın başbakan olduğu laik hükümet koşulsuz olarak seküler bir sistemin hakim olması gerektiğini savunuyor ve Cemaat-i İslami üyelerini sekülerizm için tehlikeli olduklarını kabul ederek sırayla idam ediyor… Asya’da Müslümanların bastırılmış bir potansiyel gücü var. Devrimci, meşru ve demokratik yollarla iktidara gelebilir ve bölgede başta İslam olmak üzere bir çok alanda ihya dalgası başlatabilirler. Ancak Müslümanlar baskı altında kaldıkları için şu anda pasif durumdalar. Cemaat-i İslami bölgenin tamamında Müslümanları harekete geçirebilir ve Hindistan başta olmak üzere çevre ülkelerde batı yanlısı iktidarları devirebilir. Bu sebeple çeşitli bahanelerle Cemaat-i İslami üyelerini asarak kendi iktidarlarını koruyorlar.” (Şentürk, dirilispostasi.com).</p>
<p>“Batı’nın sekülerleştirme projesinin mimarları tüm dünyadan İslamcı hareketleri silmeye odaklanmış durumda; İslami yapıların sağ kolunu ifade eden İhvan-ı Müslimîn Orta Dünya’da, sol kolunu ifade eden Cemaat-i İslâmî ise Asya’da çok aktif, haliyle hedef alınmış durumdalar, darbeden idama, toplu katliamlardan iç savaşa kadar her alana çekilerek yutulmak isteniyorlar, bizler ise soluksuz bir hüzünle izliyoruz, oysa unutmamak gerek onların orada her düşüşü, bizim burada bir düşümüze tekabül eder, en azından bunun için bu tutumlara karşı tez elden harekete geçmek gerekiyor.” (Bayraktar, www.yenisafak.com).</p>
<p>15 Temmuz merhum şehitlerinin ve kahraman gazilerinin saygıdeğer ailelerinin buruk bir kurban bayramı yaşadığı bir dönemde, ümmet coğrafyamızın bir başka köşesinde kanamaya devam eden hukuksuz idamlara dikkat çekmek için hazırladığımız bu haftaki yazımızı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, Hasina diktasının Cemaat-i İslami liderlerine yönelik idam kararlarını eleştiren şu sözleriyle bitirelim:</p>
<p>&#8220;Bangladeş’te 75 yaşına dayanmış bir mücahide, dünyevi hiçbir derdi olmayan bir kişiye idam veren zihniyeti lanetliyorum. Kinin, nefretin bu denli yaygınlaşması, bu tür idamları yapan anlayışı ne demokratik bir anlayış olarak görüyorum, ne adil bir yönetim olarak görüyorum, huzurlarınızda lanetliyorum.” (haksozhaber.net).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynaklar: </strong></p>
<ol>
<li>BALCI, Aslan;</li>
</ol>
<p><a href="http://aa.com.tr/tr/analiz-haber/bangladeste-bir-infaz-daha/643190">http://aa.com.tr/tr/analiz-haber/bangladeste-bir-infaz-daha/643190</a>, 08.09.2016.</p>
<ol start="2">
<li>BALCI, Aslan;</li>
</ol>
<p>http://www.timeturk.com/banglades-teki-idamlarin-nedeni-ve-hindistan-daki-hilafet-hareketi/yazar-153508, 18.05.2016.</p>
<ol start="3">
<li>BAYRAKTAR, Cemile; http://www.yenisafak.com/yazarlar/cemilebayraktar/cemaat-i-islamî-ve-bangladesteki-idamlar-56851, 08 Kasım 2014.</li>
<li>DEMİR, Cemal; (2015). Bangladeş Raporu.</li>
</ol>
<p>http://gasam.org.tr/banglades/, 11.11.2015.</p>
<ol start="5">
<li>DEMİR, Cemal;</li>
</ol>
<p>http://gasam.org.tr/olumsuz-idamlar/, 21.05.2016.</p>
<ol start="6">
<li>DEMİRCİ, Zühal;</li>
</ol>
<p>http://aa.com.tr/tr/gunun-basliklari/disisleri-bakanligindan-mir-kasim-ali-aciklamasi/640671, 04.09.2016.</p>
<ol start="7">
<li>KÜÇÜK, Ayhan;</li>
</ol>
<p><a href="https://www.uhim.org/bangladesteki-idamlar-ne-anlama-geliyor.html">https://www.uhim.org/bangladesteki-idamlar-ne-anlama-geliyor.html</a>, 12.05.2016.</p>
<ol start="8">
<li>ŞENTÜRK, Erem; <a href="http://dirilispostasi.com/a-3266-bangladeste-muslumanlar-nicin-idam-ediliyor-kim-idam-ediyor.html">http://dirilispostasi.com/a-3266-bangladeste-muslumanlar-nicin-idam-ediliyor-kim-idam-ediyor.html</a>, 16.05.2016.</li>
<li>http://www.dunyabulteni.net/haber/373599/bangladeste-bir-islamci-lidere-daha-idam-karari, 10.08.2016.</li>
<li>http://www.haksozhaber.net/cumhurbaskani-erdogan-bangladesteki-idamlari-lanetledi-76229h.htm</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/banglades-idamlarinin-ardinda-yatan-sebepleri-gormek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
