<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>FIRA AZİZ EFENDİ Arşivleri - Prof. Dr. Fethi Güngör</title>
	<atom:link href="https://www.fethigungor.net/etiket/fira-aziz-efendi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.fethigungor.net/etiket/fira-aziz-efendi/</link>
	<description>fg@fethigungor.net</description>
	<lastBuildDate>Tue, 20 Aug 2019 11:07:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.1</generator>
	<item>
		<title>SELAHADDİN KİP EFENDİ’Yİ YAKINDAN TANIMAK</title>
		<link>https://www.fethigungor.net/mutefekkir-ulemadan-istifade-edebilmek/selahaddin-kip-efendiyi-yakindan-tanimak/</link>
					<comments>https://www.fethigungor.net/mutefekkir-ulemadan-istifade-edebilmek/selahaddin-kip-efendiyi-yakindan-tanimak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Aug 2019 11:07:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mütefekkir Ulemâdan İstifade Edebilmek]]></category>
		<category><![CDATA[ALMANYA MİLLÎ GÖRÜŞ TEŞKİLATI]]></category>
		<category><![CDATA[ASHAB EFENDİ (ŞEŞEN HOCA)]]></category>
		<category><![CDATA[BESLENEY TARKAN EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[BEZIR ZABİT EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÇERKES DİN ÂLİMLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[DAĞISTANLI ABDULLAH EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[DİKİLİTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[EL-EZHER ÜNİVERSİTESİ]]></category>
		<category><![CDATA[FATİH PALA]]></category>
		<category><![CDATA[FIRA AZİZ EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[G’UEN JAMBOLET EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[H. AKKAYA]]></category>
		<category><![CDATA[HAJKASIM FUAD EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[HAMIKO İSA EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[HAMİT YÜKSEL]]></category>
		<category><![CDATA[HAŞUK MAHMUT EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[HATSUK HAMİD EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[HEJ HACI ŞUAYİB EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[KAFKAS KÖKENLİ DİN ÂLİMLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[KASIM OKUT]]></category>
		<category><![CDATA[KAYNAR BUCAĞI]]></category>
		<category><![CDATA[KIP HACI ADİL EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[KİP SELAHADDİN EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[KOŞİ HACI YAKUP EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[KURJI HACI HAMİT EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[KURJI KEMAL EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[KUŞHA ERDAL ÖZDEN]]></category>
		<category><![CDATA[L’UP HACI ASHAD EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[LOKMAN BAYKALDI EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[MEHMED GÖKTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[MERKEZÎ VAAZ SİSTEMİ]]></category>
		<category><![CDATA[MÜFTÜ ŞENIBE ALİ EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[OFLU TAYYİP DİNGİLOĞLU HOCA]]></category>
		<category><![CDATA[SALAHATTİN KİP]]></category>
		<category><![CDATA[ŞET MIRZABEK EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[ŞOCEN JAMBOLET FAHRİ EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[ŞORTEN JAMBOT EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[TOK HACI ÖMER BEY]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE LİSANSÜSTÜ ÇALIŞMALAR KONGRESİ]]></category>
		<category><![CDATA[UZUNYAYLA]]></category>
		<category><![CDATA[YAHYABEY]]></category>
		<category><![CDATA[YUKARI BORANDERE]]></category>
		<category><![CDATA[ZANİLE ŞEMSETTİN EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[ZOGANE HACI HASAN EFENDİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fethigungor.net/?p=928</guid>

					<description><![CDATA[Erdal Özden’in, ilk bölümünü geçen hafta tanıttığımız “XX. Yüzyılda Uzunyayla’da Yaşayan Çerkes Din Âlimleri” isimli çalışmasında ikinci bölüm, Mısır’a gitmemiş ancak Kafkasya’da veya Türkiye’de eğitim almış âlimlere tahsis edilmiş olup bu hafta Çerkes toplumunda bu din âlimlerinin ne denli etkili olduğunu göstermek ve 20. Yüzyılda medrese usulüyle eğitim almış Çerkes din âlimlerini yakından tanımak için [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erdal Özden’in, ilk bölümünü geçen hafta tanıttığımız “XX. Yüzyılda Uzunyayla’da Yaşayan Çerkes Din Âlimleri” isimli çalışmasında ikinci bölüm, Mısır’a gitmemiş ancak Kafkasya’da veya Türkiye’de eğitim almış âlimlere tahsis edilmiş olup bu hafta Çerkes toplumunda bu din âlimlerinin ne denli etkili olduğunu göstermek ve 20. Yüzyılda medrese usulüyle eğitim almış Çerkes din âlimlerini yakından tanımak için ulema zincirinin son halkasını teşkil eden bir âlimi örnek olarak tanıtmak istiyorum.</p>
<p><strong>Kanaat Önderi Âlimleri Hayırla Yad Etmek</strong></p>
<p>Önce eserin ikinci bölümünde hayat hikâyelerine yer verilen âlimlerin isimlerini –Uzunyayla’daki etkili kanaat önderliği hizmetlerine karşılık vefa borcu sadedinde- zikrederek ardından bu halkanın son temsilcisi merhum Selahaddin Kip Efendi’yi yakından tanımaya gayret edeceğiz:</p>
<ol>
<li>Koşi Hacı Yakup Efendi (1860?-1924?)</li>
<li>Şet Mırzabek Efendi (1873-1957)</li>
<li>Dağıstanlı Abdullah Efendi (1874-1955)</li>
<li>Bezır Zabit Efendi (1880-1956)</li>
<li>Kıp Hacı Adil Efendi (1880?-1960?)</li>
<li>Lokman Baykaldı Efendi (1876-1970)</li>
<li>Besleney Tarkan Efendi (1881-1959)</li>
<li>L’up Hacı Ashad Efendi (1887-1944)</li>
<li>G’uen Janbolet Efendi (1888?-1960?)</li>
<li>Hamıko İsa Efendi (1889-1964)</li>
<li>Hacı Canbolat Fahri Şucan Efendi (1885-1972)</li>
<li>Şorten Jambot Efendi (1896-1982)</li>
<li>Hajkasım Fuad Efendi (1898-1965)</li>
<li>Fıra Aziz Efendi (1901-1972)</li>
<li>Hej Hacı Şuayib Efendi (1901-1992)</li>
<li>Ashab Efendi (Şeşen Hoca) (1905-1961)</li>
<li>Zanile Şemsettin Efendi (1918-2002)</li>
<li>Haşuk Mahmut Efendi (1847-1925)</li>
<li>Zogane Hacı Hasan Efendi (1931-1990)</li>
<li>Kurjı Kemal Efendi (1927-2002)</li>
<li>Kip Selahaddin Efendi (1930-2013)</li>
</ol>
<p><strong>Kip Selahaddin Efendi’yi Yakından Tanımak (1930-2013)</strong></p>
<p>Klasik usulde din eğitimi almış Çerkes din âlimlerinin Uzunyayla’daki son temsilcisi Kip Selahaddin Efendi 1930 yılında Kayseri -Pınarbaşı-Uzunyayla-Dikilitaş Köyü’nde dünyaya gelmiştir.</p>
<p>“Altı yaşında iken ilk Arapça derslerini ve yanı sıra fıkıh, akait, tefsir, usul bilgilerini medrese eğitimli babasından almıştır. Ayrıca kendi köyünde Hatsuk Hamid Efendi tarafından başlatılan Kur’an kursuna gitmiştir. Ardından 1939-42 yılları arasında eğitmen okulunda okumuştur.” (Akkaya, 1999: 50).</p>
<p>“Babadan dedesi H. Seyyit Efendi, anneden dedesi el-Ezher ulemasından Kurjı Hacı Hamdi Efendi’dir. Soyu her iki taraftan da kıymetli âlimlere yaslanmaktadır. 1948 yılına kadar babası ile devam ettiği dinî eğitiminin yanısıra babasının hacda vefatı üzerine Oflu Tayyip Dingiloğlu Hoca’dan feraiz dersleri almıştır. 1951 yılında Pınarbaşı’na bağlı Yukarı Borandere köyünde ilk imamlık görevine başlamış ve üç yıl bu görevi icra etmiştir. Ardından 1954-56 yılları arasında askerlik görevini ifa etmiş ve dönüşte Pınarbaşı’na bağlı Kaynar bucağında imam-hatipliğe başlamıştır. Kaynar’da görev yaparken Ginaz Bedriye Hanım ile evlenmiş ve bir kızları dünyaya gelmiştir.</p>
<p>Beş yıl süren Kaynar bucağındaki görevi esnasında bir taraftan öğrenciler yetiştirirken diğer taraftan da müftülük ve vaizlik sınavlarına hazırlanmış ve başarılı olmuştur. 1961 yılında Pınarbaşı ilçe vaizliğine atanmıştır. 1966 yılında Çerkes Müftü Şenıbe Ali Efendi’nin vefatıyla boşalan makama, Tok Hacı Ömer Bey’in de teşviki ve ısrarı ile ya da başka bir ifade ile geleneksel teamül gereği Kip Selahaddin Efendi geçmiştir. On dört yıl süren ilçe müftülüğü görevi boyunca birçok hizmetleri yanında ilçe müftülük binasının ve İmam-Hatip Okulu’nun inşasına öncülük etmiştir. Ayrıca Pınarbaşı Adliyesi mahkemelerinde feraiz konusunda bilirkişi olarak da görev almıştır.</p>
<p>Kip Selahaddin Efendi emeklilik sonrası, 1981 yılında Almanya Millî Görüş Teşkilatı’nın dinî irşat ve tebliğ çağrısı ile hizmet amacıyla Almanya’ya gider. Teşkilatın Fetva Komisyonu’na seçilir… 1991 yılında Türkiye’ye geri döner. Fetva komisyonu üyeliği görevi Türkiye’ye döndükten sonra da uzun yıllar sürer. İhtilal sonrası Türkiye’de sular durulup siyasi yasaklar kalkınca Refah Partisi’nden Kayseri milletvekili adayı olur. Bu, Kip Selahaddin Efendi’nin siyasal arenaya ilk ve son katılma girişimidir.” (Yüksel, 2014: 15-16).</p>
<p>“Selahaddin Efendi, önceki kuşak din âlimlerimizde göremediğimiz, görmek istediğimiz birçok konuya cevap vermiş olma özelliğini taşımaktadır. Zira hem yazmış hem konuşmuş hem de anavatan (Kafkasya) ile bağlantı kurmuştur. Bu arada ana dilini de işlevsel hale getirmiş, sınırlı çapta, ilmihal düzeyinde de olsa dinî konuları şifahi olarak kasetlere de okumuştur. Bunları yazıya dökmek için Kiril alfabesini bilmediğine de hayıflanırdı.” (Özden, 2018: 173). “Kur’an-ı Kerim’in Kaberdey diyalektindeki mealini inceleyebilmek için altmışlı yaşlarda Kiril alfabesini öğrenir ve konuşa geldiği Çerkescenin vücut bulmuş haliyle okumanın tadına varır.” (Yüksel, 2014: 17).</p>
<p>“Kurjı Kemal Efendi ile birlikte anavatana giderek oradaki soydaşlarına kendi anadiliyle hitap etme ve hizmet verme bahtiyarlığına da ermiştir. Bu hizmeti her iki hoca efendi de hayatlarının en duygulu ve en anlamlı anıları olarak yâd ederlerdi.</p>
<p>Selahaddin Efendi’nin bir diğer özelliği de; Kafkas derneklerinde, Çerkes STK’larında her zaman boy göstermiş, bu konudaki taleplere ziyadesiyle karşılık vermiş, üşengeçlik göstermemiş olmasıdır. Thamade olma işlevini her toplumsal faaliyette hakkıyla ifa etmiştir. Sosyaldir, aktiftir. Bir din âlimi olarak yüklendiği misyonunu ifa ederken din-gelenek çatışmasına mahal vermemiş, her zaman, kuşatıcı ve hoşgörülü olmuş, ayrıştırıcı olmamış, uç yorumlara pirim vermemiş ve topluma pozitif katkı sunmuştur. Bundan dolayı da ayrı bir saygınlık kazanmıştır. Dinin özünden, nass’lardan da asla taviz vermemiştir. Dolayısıyla Çerkes din âlimi olarak toplumumuza örneklik teşkil etmiştir.</p>
<p>Selahaddin Efendi’yi, 16.05.1965 tarihinde Yahyabey köyünde yapılan meşhur toplantıda Dikilitaş köyü delegesi olarak, 1968’deki Karakuyu toplantısında ise Pınarbaşı Müftüsü sıfatıyla aktif görev üstlenmiş olarak görmekteyiz.</p>
<p>Selahaddin Efendi klasik-gelenekçi bir din âlimi olarak, zamanın ruhunu kavrayabilen, yaşadığı çağın ve döneminin dilini konuşabilen bir şahsiyet olarak, iki kültür ve iki anlayış arasında köprü görevini de başarıyla yönetmiştir.</p>
<p>Sadece Çerkes toplumunun değil, genelde ülkenin meselelerine, hatta ümmetin meselelerine duyarsız kalmamıştır. Gerek hacda gerek Almanya’da ve gerekse Türkiye’de kendisine sunulan imkânları değerlendirerek irşat faaliyetlerinde bulunmuştur. Bu faaliyetlerinde gayet samimi, heyecan dolu olduğu gibi anlatımları da oldukça hisli ve coşkuluydu.” (Özden, 2018: 174).</p>
<p>“Kip Selahaddin Efendi radyo ve televizyon programları yoluyla kitlelere, doğrudan hitap yoluyla camilerde cemaate yaptığı sözlü irşatları yanında, hayli yazılı eser de bırakmıştır.</p>
<p>Selahaddin Efendi, -tıpkı sosyal fonksiyonerliği ve âlimliği gibi- eserlerinde hem klasik hem modern eser geleneğinin; hem muhteva hem de anlatım tarzı açısından her ikisinin buluştuğu ve harmanlandığı, kendine has bir üsluba sahiptir.” (Özden, 2018: 175).</p>
<p><strong>“Ümmet-i Muhammed”i Ayrım Yapmadan Kucaklamak</strong></p>
<p>Vefatından sonra Kip Selahaddin Efendi hakkında yazılanlardan kısa bir seçkiyle yazımızı sonlandıralım:</p>
<p>“Merhum Selahattin Kip Hoca Efendi’nin üstün zekâsını, ilim ve hikmetteki üstün derecesini anlatmaktan acizim. 70 yıllık hayatım içerisinde tanıdığım en mümtaz şahsiyetlerden biridir. Onun nezaketi, edep ve hayâsı, İslam davasına olan azmi müstesna idi. Ne acıdır ki Onun ilminden gereği gibi faydalanamadık. Merkezî vaaz sistemi yüzünden nice değerli hoca efendiler vaaz kürsülerinden mahrum edildiler…” (Okut, 2013).</p>
<p>“Kayseri’nin önemli değerlerinden birisi olan Selahattin Kip Hoca, güzel işlere imza atan, pek çok programda halkı irşad eden, dava sahibi bir adam idi, medrese eğitimi almış ve pek çok seneler müftülük yapmıştı.</p>
<p>Kendisini, genellikle ümmetin bütününü ilgilendiren organizasyonlarda sunduğu konuşmalarından ve apayrı bir lezzet alarak ‘âminler’ eklediğimiz dualarından bilir ve tanırız. Öylesine içten, öylesine samimi ve ihlâslı dualar ederdi ki… İlminin de verdiği ağırlıkla, hemen hemen bütün cümleleri önemli bir gediği doldururdu. Mehmed Göktaş Hoca gibi Kayseri’nin bir başka değerinin, Selahattin Hoca’nın bulunduğu ortamlarda, konuşmaktan ve mikrofon başına geçip dua etmekten imtina ettiğine çok kere şahit olmuşumdur. Duaları tüm müminleri kapsar, ümmet coğrafyasını güneyinden kuzeyine, doğusundan batısına kuşatırdı. Uzaktan takip etmeme rağmen, çok ama çok sevgi beslediğim bir büyüğümüzdü, razı olduğum bir Müslümandı…” (Pala, 2013).</p>
<p>83 yıllık bir ömre onlarca tercüme ve telif eser, binlerce vaaz ve hitabe, öğrenciler, şiirler ve sosyal faaliyetler sığdıran, Allah’ın kendisine bahşettiği emanetleri hakkıyla muhafaza edip çağına ve toplumuna şahitlik vazifesini bihakkın yerine getirerek teslim-i ruh eyleyen merhum Kip Selahaddin Hocaefendi’yi hayırla yad ediyoruz. Mekânı Cennet, makamları âlî olsun.</p>
<p><strong> </strong><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<ul>
<li>Akkaya, H. (1999). <strong>Kayseri ve Çevresindeki Kafkas Kökenli Din Âlimleri.</strong> Yayımlanmamış bitirme tezi, Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Kayseri.</li>
<li>Okut, Kasım. (2013). “<strong>Üstat Selahaddin Kip Hocaefendi</strong>”. Kayseri Gündem gazetesi, http://www.kayserigundem.com.tr/-ustat-selahaddin-kip-hocaefendi-makale,1384.html, yayım tarihi: 29 Ekim 2013, erişim tarihi: 18.08.2019.</li>
<li>Özden, Erdal. (2018). “<strong> Yüzyılda</strong> <strong>Uzunyayla’da Yaşayan Çerkes Din Âlimleri</strong>”. Aydın, 200 s.<br />
https://www.kafdavyayincilik.com/20-yuzyilda-uzunyayla-da-yasayan-cerkes-din-alimleri erişim tarihi: 05.08.2019.</li>
<li>Pala, Fatih. (2013). “<strong>Selahattin Kip Hoca da Mevlasına Kavuştu</strong>”. https://www.dunyabizim.com/portre/selahattin-kip-hoca-da-mevlasina-kavustu-h14832.html, yayım tarihi: 23.10.2013, erişim tarihi: 18.08.2019.</li>
<li>Yüksel, Hamit. (2014). “<strong>Çerkes Din Adamı ve Bir Yazar Olarak Kip Selahaddin Efendi</strong>”. III. Türkiye Lisansüstü Çalışmalar Kongresi Bildiriler Kitabı – I (Sosyoloji &#8211; İlahiyat &#8211; Eğitim), Sakarya Üniversitesi-İLEM, İstanbul 15-18 Mayıs 2014, s.13-23.<br />
tlck.org.tr/wp-content/uploads/2018/09/III_TLCK_1_kitap_BASKI.pdf, yayım tarihi: 18.05.2014, erişim tarihi: 18.08.2019.</li>
<li><a href="http://www.kipselahaddin.com"><strong>www.kipselahaddin.com</strong></a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fethigungor.net/mutefekkir-ulemadan-istifade-edebilmek/selahaddin-kip-efendiyi-yakindan-tanimak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>UZUNYAYLA DİN ÂLİMLERİNİ YENİ NESLE TANITMAK-I</title>
		<link>https://www.fethigungor.net/mutefekkir-ulemadan-istifade-edebilmek/uzunyayla-din-alimlerini-yeni-nesle-tanitmak/</link>
					<comments>https://www.fethigungor.net/mutefekkir-ulemadan-istifade-edebilmek/uzunyayla-din-alimlerini-yeni-nesle-tanitmak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Aug 2019 10:59:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mütefekkir Ulemâdan İstifade Edebilmek]]></category>
		<category><![CDATA[11. ULUSLARARASI KAFKAS ÖDÜLLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ADEMEY HAFIZ EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[ADIGE KHABZE]]></category>
		<category><![CDATA[ÇERKES DİN ÂLİMLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÇERKES TÖRESİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÇERKESLER]]></category>
		<category><![CDATA[Çerkesya]]></category>
		<category><![CDATA[EL-EZHER ÜNİVERSİTESİ]]></category>
		<category><![CDATA[FIRA AZİZ EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[HARUN EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[HINZIR DAĞLARI]]></category>
		<category><![CDATA[KANGAL]]></category>
		<category><![CDATA[KAYSERİ]]></category>
		<category><![CDATA[KUŞHA ERDAL ÖZDEN]]></category>
		<category><![CDATA[METHİYE KÖYÜ]]></category>
		<category><![CDATA[MOLE LEVENT KAPLAN]]></category>
		<category><![CDATA[PINARBAŞI]]></category>
		<category><![CDATA[PROF.DR. M. KEMAL ATİK]]></category>
		<category><![CDATA[ŞİMALİ KAFKAS DERNEĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[SİVAS]]></category>
		<category><![CDATA[TAHTALI DAĞLARI]]></category>
		<category><![CDATA[ULUSLARARASI KAFKAS DERNEĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[UZUNYAYLA]]></category>
		<category><![CDATA[XABZE]]></category>
		<category><![CDATA[ZANİLE HACI YUSUF EFENDİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fethigungor.net/?p=922</guid>

					<description><![CDATA[“Kulları içinde yalnızca (farklılığın hikmet ve amacını bilen) âlimler Allah’a hakkıyla saygı duyarlar.” (Fâtır 35:28). “Âlimler nebilerin varisleridir…” (Buhari, İlim 10). Ezher Üniversitesi’nde din ilimlerini tahsil etmek için 20. Yüzyıl boyunca Mısır’a giden ilim talipleri arasında Uzunyayla’dan da onlarca genç vardı. Kayseri-Sivas-Maraş üçgeninde yer alan Uzunyayla* platosunda iskân edilen yetmiş kadar Çerkes köyünden çıkıp Kahire’ye [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Kulları içinde yalnızca (farklılığın hikmet ve amacını bilen) âlimler Allah’a hakkıyla saygı duyarlar.” (Fâtır 35:28).</p>
<p>“Âlimler nebilerin varisleridir…” (Buhari, İlim 10).</p>
<p>Ezher Üniversitesi’nde din ilimlerini tahsil etmek için 20. Yüzyıl boyunca Mısır’a giden ilim talipleri arasında Uzunyayla’dan da onlarca genç vardı. Kayseri-Sivas-Maraş üçgeninde yer alan Uzunyayla<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">*</a> platosunda iskân edilen yetmiş kadar Çerkes köyünden çıkıp Kahire’ye giden ve eğitimini tamamladıktan sonra köyüne dönüp topluma rehberlik eden 21 âlimin kısa kısa tanıtıldığı bir kitap bu haftaki konumuzu oluşturmaktadır.</p>
<p>Emekli öğretmen Kuşha Erdal Özden’in 2018 yılı sonunda yayımladığı “XX. Yüzyılda Uzunyayla’da Yaşayan Çerkes Din Âlimleri” isimli çalışması ilk bölümde 20. Yüzyılda Ezher’de tahsil görmüş âlimlerden 21’inin kısa hayat hikâyelerini aktarmaktadır. İkinci bölümde ise bu âlimlerden ve Türkiye’nin muhtelif illerinde başka hocalardan dinî ilimler tahsil etmiş 18 âlimi bizlere tanıtmaktadır. Ehemmiyetine ve özgünlüğüne dikkat çekmek için uygun ara başlıklar ekleyerek eserin giriş kısmını özetle aktarmakta yarar görüyorum:</p>
<p><strong>Milletin ve Medeniyetin Terakkisine Önderlik Etmek</strong></p>
<p>Eserin takdim yazısını kaleme alan <strong>Prof.Dr. M. Kemal Atik</strong>, ilk dinî tahsilini aldığı köyü ve hocasını şu şekilde anlatmaktadır:</p>
<p>“Çerkesler, Çerkesya’dan getirdikleri kültürel değerleri yanında İslamiyet’i de vazgeçilmez değerler arasında kabul etmişlerdir… Bu bağlamda Uzunyayla Çerkeslerinin 150 yıllık Osmanlı topraklarındaki tarihî süreçleri incelendiğinde birçok din adamının toplum önderi olarak görev aldığını görürüz.</p>
<p>İşte bunlardan bazıları o dönemde İslam dünyasının bilim merkezi olan Kahire’deki “el-Ezher Üniversitesi”ne de giderek buradan icazet alarak kendilerini en üst seviyede ispat etmişlerdir. İşte bu âlimlerden bazıları da bu kitabın yazılmasına sebep olmuştur.</p>
<p>Bunların başında yetiştirdiği pek çok öğrenciler arasında bendenizin de hayatımın baharında gözlerimi ve gönlümü Kur’an ilimlerine henüz açtığım zaman diliminde rahle-i tedrisinde üç yıl süreyle Tefsir, Hadis, Fıkıh, Mantık ve Kelam derslerini okuduğum ve kendisinden feyz aldığım Uzunyayla Methiye Köyü İmam Hatibi, Ezher ulemasından Müderris <strong>Ademey Hafız Efendi</strong>’dir. Üstün bir zekâya, güçlü bir hafızaya sahip, bilge bir insan olan bu zat İslami ilimler üzerinde derin bir kültüre sahip onurlu, itibarlı ve mütevazı kişiliği ile de maruf olmuştur (Özden, 2018:7).</p>
<p>Bilim ve marifet ile bu değerlerin kaynağı olan bilim adamları bir milletin fertleri içinde ne derece yayılırsa o millet de o kadar yücelir, terakki eder; medeniyette de o derece ileri gider. Derslerinde sık sık; “Bilgi edininiz, bilgi sizi kölelikten kurtaracaktır” sözünü tekrarlayan Ademey Hafız Efendi’nin de vurgulamak istediği buydu. Yani “geri kalmışlıktan, cehaletten kurtulup ileriye gidebilmeniz, dünya ve ahiret saadetine erişebilmeniz için ilim öğrenin” derdi.” (s.8).</p>
<p><strong>Baskı ve Yasaklara Boyun Eğmemek</strong></p>
<p>Şimdi de eserin müellifi Erdal Özden’in uzun önsözünden bazı pasajları birlikte okuyalım:</p>
<p>“Uzunyayla; Anavatanları Kafkasya, büyük bir vahşet ve zorbalıkla terk ettirilen Çerkeslerin dil, din, kültür ve gelenekleriyle kendilerine özgü millî varlıklarıyla daha uzun soluklu hayata tutunabildikleri ender bir coğrafya parçası olmuştur.</p>
<p>Uzunyayla’da kültürümüzün korunmasında, Çerkes olarak/ kalarak daha uzun soluklu hayat sürmemize büyük katkıları olan, halkımızın maneviyatını besleyen, gönlünü aydınlatan büyük din âlimlerimiz vardı. Bu konu hep ilgi alanımdaydı… (s.9).</p>
<p>İmam Hatip ve sonrasında ilahiyat eğitimi almış bir Çerkes genci olarak bu konuyu merak edişimin iki sebebi vardı. Birinci sebep, onlara olan duygusal ve mesleki yakınlığım, ikincisi ise İslam dünyasının en önemli, en köklü, İslami ilimlerin derinliğine ve bütün boyutlarıyla tahsil edildiği Ezher Üniversitesi’nden mezun olan büyüklerimizin, <strong>Çerkeslerin tarihî ve güncel meselelerine</strong> İslami referanslarla nasıl baktıklarını bilmek arzusu idi (s.10).</p>
<p>Bu değerli hocalarımızın büyük ekseriyeti, bir iki istisna haricinde Ezher Üniversitesi’nin müfredat programı çerçevesinde tahsillerini tamamlayıp, diplomalarıyla, eski tabirle icazetnameleriyle döndüler. Hem de hemen hepsi okulun en parlak ve başarılı öğrencileri olarak… Bazıları da üniversitede bir süre hocalık yaptılar. Yani akademik kariyer sahibi idiler. Bu demektir ki, bu hocalarımız günümüzün yaygın deyimiyle entelektüel insanlardı. Ancak bu birikimlerine ve ilmî formasyonlarına eşdeğer bir entelektüel çabanın içinde olmuşlar mıydı? Zamanın ruhunu kavramak ve ona göre söylem geliştirmek hususunda kendilerinden beklenen entelektüel bir çaba içinde olduklarına dair bilgilere ulaşamadık maalesef. (Bizim ulaşabildiğimiz tek istisna, <strong>Zanile Hacı Yusuf Efendi</strong>’nin TBMM’ye sunduğu dinî eğitim içerikli, Diyanet ile ilgili bir arizadır) (s.16).</p>
<p>O günün Türkiye’sinde dine karşı konumlanan yasakçı, çok ağır baskıcı ve diktatöryal bir siyasi yapı mevcuttu… Bu durum, bu âlimlerimizi negatif anlamda iki türlü baskı altında bırakmıştır. Birincisi ulusal kimlikleriyle ilgili… Yeni kurulan devletin varoluşsal hedef olarak belirlediği, temellerini üzerine inşa ettiği <strong>katı ulusalcı paradigma</strong>… İmparatorluk bakiyesi diğer bütün halkları yok sayan ya da Türkleştirmeyi vazgeçilmez bir gaye edinen bir zihniyet… (s.18).</p>
<p>Diğeri ise dinin en temel, en vazgeçilmez sembolü olan ezanı tahrif edip, asli hüviyetinden koparacak, dinin olmazsa olmaz temel kaynağı olan Kur’an’ı okumayı ve öğretmeyi yasaklayacak, ibadethaneleri işlevsiz kılacak, hatta amaç dışı kullanacak kadar gözünü karartmış, halkı sindirmiş, cüretkâr, kelimenin tam anlamıyla <strong>ceberut bir siyasi erk</strong>, despotizm söz konusuydu. İşte bu konjonktürel yapı, döneminin bu münevver insanlarını en verimli çağlarında maalesef birer köy imamı mesabesinde âtıl ve işlevsiz bırakmıştır. Beyinlerine pranga vurmuş, ellerini kollarını bağlı hale getirmiştir. Bununla ilgili yaşanmış trajik birçok öyküyü biyografilerin satır aralarında göreceksiniz (s.18).</p>
<p><strong>Toplumla Hemhal Olmak</strong></p>
<p>Bu âlimlerimizin İslami konulara vukûfiyetleri ve bu konudaki yetkinlikleri hakkında kimse aksi yönde söz edemez. Hatta bu konudaki ilmî yeterlilikleri sebebiyle şöhretlerinin Uzunyayla sınırlarını aşıp çevre illerde hayranlık uyandırdığı maruftur. Uzunyayla âlimleri toplumun birçok sosyal problemine, özellikle hukuki meselelere (miras, nikâh, evlenme-boşanma vb.) tamamen İslam hukukuna (şeriata) göre çözüm getiriyorlardı. Hatta bu konularda zaman zaman birinin diğerinin fetvasını doğru bulmadığı ve arada muhalif görüşlerin serdedildiği, bazen de köylerin kendi hocalarının yeterlilik ve yetkinliklerini yarıştırdıkları şeklinde hayli rivayetler anlatılmaktadır (s.17).</p>
<p>Bu âlimlerimizin sadece dinî bilgilerle mücehhez olmadığını, aynı zamanda bazılarının çok yönlü olduğunu ve sanatkârlık yönlerinin de bulunduğunu biliyoruz. Mesela <strong>Harun Efendi</strong> ve <strong>Fıra Aziz Efendi</strong>’nin marangozlukta maharetlerini yakınları ve görev yaptıkları köy halkının anlatımlarından öğreniyoruz.</p>
<p>Kendi dönemlerinin en yaygın ve popüler edebî sanatı olan şiir konusunda söz sahibi olduklarını görüyoruz; hepsinin olmasa bile büyük ekseriyetinin şiirlerine rastlıyoruz. Bu âlimlerimiz edebî zevkten de uzak değillerdi.</p>
<p>20. Yüzyıl Uzunyayla Çerkes âlimleri, Osmanlı ulema geleneğinde olduğu gibi Ehl-i Sünnet çizgisindedirler ve Hanefi mezhebine/ ekolüne bağlıdırlar.” (s.19).</p>
<p><strong>İlmin Haysiyet ve İtibarını Korumak </strong></p>
<p>“Bu çok geç kalmış, kısa ve sınırlı sürede ve çoğunlukla sosyal medya imkânlarıyla yapabildiğimiz araştırmamızın neticesinde şunu da gördük ki, hayatlarını mevzubahis ettiğimiz bu âlimlerimizin ve hocalarımızın <strong>ortak özellikleri</strong> vardır. Bunları şöyle sıralamak mümkündür:</p>
<ol>
<li>Hepsi <strong>halktan biri</strong>, halkın her türlü sosyal meselelerinin çözümünde onların yanında ve onlarla beraberdir. Yani halkın içindedirler. Fildişi kulelerinden/ tepeden bir bakışları yoktur.</li>
<li>Hepsi halk nezdinde oldukça <strong>itibarlı</strong> ve saygıdeğerdir. Ama asla (yakın zamanda ülkemizde yaşadığımız çirkin örneklerde olduğu gibi) tabu değildirler.</li>
<li>Gözleri de gönülleri de <strong>tok</strong> ve istiğna sahibidirler. Halkın sırtından geçinmek gibi asalak tavır içinde olmadılar. İlmî haysiyetlerini ve onurlarını hep korudular. Halk nazarında yaygın olan, ‘hep almayı seven din adamı’ halleri onlarda hiç olmamıştır.</li>
<li>Çoğu <strong>elinin emeğiyle geçinmiş</strong> ya da imamlık maaşından fazlasına tamah etmemiştir. Bazıları, Kur’an taliminden aldıkları ücreti de hayır ve hayrat işlerinde sarf etmişlerdir.</li>
<li>Halkın örf ve adetlerine (‘xabze’ye<a href="#_ftn2" name="_ftnref2">**</a>) <strong>hürmetkâr</strong> olmuşlardır. Uç ve marjinal, toplum tabanında karşılık bulmayacak söylemlerde bulunmamışlardır.</li>
<li>Çoğu tasavvuf/tarikat ehli olmamakla birlikte, tasavvufa saygılı ve hoşgörülüydüler (s.20).</li>
</ol>
<p>Bu âlimlerin hepsi bizim değerlerimizdir. Bu değerlerimizi tanımakta ve tanıtmakta çok geç kaldık. Biz bir çığır açmaya çalıştık. Bu çığır, ilahiyatçı gençlerimiz için bir motivasyon kaynağı olur da bizim eksiklerimiz tamamlanırsa ziyadesiyle mutlu oluruz. Bu çalışmamızı Uzunyayla’da yetişen din âlimleriyle sınırlı tuttuk. Sebebi de, bu çok ihmal edilmiş konuyu bir an evvel gündeme taşımak ve görünür hale getirmektir.” (s.21).</p>
<p>Uluslararası Kafkas Derneği‎ tarafından 9 Mart 2019 tarihinde Kayseri’de düzenlenen 11. Uluslararası Kafkas Ödülleri kapsamında “yılın kitabı” ödülünü alan eseri sebebiyle Kuşha Erdal Özden Hoca’ya tebrik ve şükranlarımı sunar, bu eserin <strong>Muhaceretteki Çerkes Âlimleri</strong> başlığı altında Kafkasya dışındaki tüm coğrafyalarda yetişen ve topluma önderlik eden daha kapsamlı ansiklopedik bir çalışmaya öncülük etmesini temenni ederim.</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<ul>
<li>Özden, Erdal. (2018). “<strong> Yüzyılda</strong> <strong>Uzunyayla’da Yaşayan Çerkes Din Âlimleri</strong>”. Aydın, 200 s. https://www.kafdavyayincilik.com/20-yuzyilda-uzunyayla-da-yasayan-cerkes-din-alimleri.</li>
</ul>
<ul>
<li>Özden, Erdal. (2018). “<strong> Yüzyılda</strong> <strong>Uzunyayla’da Yaşayan Çerkes Din Âlimleri</strong>”. Tebliğ. I. Pınarbaşı (Aziziye) Sempozyumu, Kayseri, 10-12 Mayıs 2018.</li>
<li>Erdal Özden ile XX. Yüzyılda Uzunyayla’da Yaşayan Çerkes Din Âlimleri adlı kitabı hakkındaki söyleşi. Yer: Şimali Kafkas Derneği. Videoyu yayınlayan: Mole Levent Kaplan, 1.17.46 dk. Ankara, 29.12.2018.</li>
<li>Uluslararası Kafkas Derneği‎. (2019). 11. Uluslararası Kafkas Ödülleri. https://www.facebook.com/UluslararasiKafkasDernegi/photos/20-y%C3%BCzy%C4%B1lda-uzunyaylada-ya%C5%9Fayan-%C3%A7erkes-din-alimleri-kitab%C4%B1n%C4%B1n-yazar%C4%B1-say%C4%B1n-erdal/2095357287423186/, Kayseri, 09.03.2019.</li>
</ul>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">*</a> 38°-39° kuzey enlemleri ile 36°-27° doğu meridyenleri arasında uzanan Uzunyayla, Sivas’ın Kangal ilçesi ile Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesi arasındaki bölgedir. Kuzeybatıda Hınzır Dağları ve güneydoğuda Tahtalı Dağları ile çevrili olan plato, yaklaşık 1650-m yükseklikte, 60-km uzunluğunda ve 50-km genişliğindedir.</p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">**</a> Çerkes kültürünün omurgasını ve Kafkasya’da binlerce yıllık uzun bir süreçte oluşan teamülleri ifade eden “Adıge khabze/xabze” kavramı “Çerkes töresi” olarak tercüme edilebilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fethigungor.net/mutefekkir-ulemadan-istifade-edebilmek/uzunyayla-din-alimlerini-yeni-nesle-tanitmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
