<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DEVLETLE YAKINLAŞMA Arşivleri - Prof. Dr. Fethi Güngör</title>
	<atom:link href="https://fethigungor.net/etiket/devletle-yakinlasma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://fethigungor.net/etiket/devletle-yakinlasma/</link>
	<description>fg@fethigungor.net</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Mar 2018 14:55:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.1</generator>
	<item>
		<title>STK’LARIMIZDAKİ HIZLI DEĞİŞİMİ  YABANCILAŞMADAN YÖNETEBİLMEK</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/stklarimizdaki-hizli-degisimi-yabancilasmadan-yonetebilmek/</link>
					<comments>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/stklarimizdaki-hizli-degisimi-yabancilasmadan-yonetebilmek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Mar 2018 14:55:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diriliş Postası]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Bir Ümmet Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[28 ŞUBAT POSTMODERN DARBESİ.]]></category>
		<category><![CDATA[CEPHELEŞME]]></category>
		<category><![CDATA[DEĞİŞİMİN YÖNETİLMESİ]]></category>
		<category><![CDATA[DEVLETLE BÜTÜNLEŞME]]></category>
		<category><![CDATA[DEVLETLE YAKINLAŞMA]]></category>
		<category><![CDATA[FAALİYETLERİN DEĞİŞİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[FORMELLEŞME]]></category>
		<category><![CDATA[GÖNÜLLÜLÜK POLİTİKALARI]]></category>
		<category><![CDATA[İLKE İLİM KÜLTÜR EĞİTİM DERNEĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[İSLAMİ STK’LAR]]></category>
		<category><![CDATA[KURUM DIŞI FON]]></category>
		<category><![CDATA[KURUMSAL AİDİYET]]></category>
		<category><![CDATA[KURUMSAL DEĞİŞME]]></category>
		<category><![CDATA[KURUMSAL YAPI]]></category>
		<category><![CDATA[Kurumsal Yönetim Akademisi]]></category>
		<category><![CDATA[KUTUPLAŞMA]]></category>
		<category><![CDATA[KYA]]></category>
		<category><![CDATA[LÜTFİ SUNAR]]></category>
		<category><![CDATA[ODAKLAŞMA]]></category>
		<category><![CDATA[ÖRGÜTSEL DEĞİŞİM]]></category>
		<category><![CDATA[PROFESYONELLEŞME]]></category>
		<category><![CDATA[PROJE EKSENLİ ÇALIŞMALAR]]></category>
		<category><![CDATA[UZMANLAŞMA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=647</guid>

					<description><![CDATA[‘28 Şubat Postmodern Darbesi’nin ardından İslami STK’ların yapısında yaşanan önemli değişimleri konu edinen üç yıllık alan araştırmasını tamamlayan İLKE İlim Kültür Eğitim Derneği, STK’ların yönetim, kurumsallaşma ve süreklilik sorunlarına çözüm üretmek amacıyla kurduğu Kurumsal Yönetim Akademisi’nin (KYA) ilk çalışmasını kamuoyuyla paylaştı. Önde gelen 30 İslami STK’dan 40 kıdemli yönetici ile yapılan derinlemesine görüşmeler, vaka analizleri [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>‘28 Şubat Postmodern Darbesi’nin ardından İslami STK’ların yapısında yaşanan önemli değişimleri konu edinen üç yıllık alan araştırmasını tamamlayan İLKE İlim Kültür Eğitim Derneği, STK’ların yönetim, kurumsallaşma ve süreklilik sorunlarına çözüm üretmek amacıyla kurduğu <strong>Kurumsal Yönetim Akademisi</strong>’nin (KYA) ilk çalışmasını kamuoyuyla paylaştı. Önde gelen 30 İslami STK’dan 40 kıdemli yönetici ile yapılan derinlemesine görüşmeler, vaka analizleri ve doküman incelemelerine dayanarak hazırlanan “Türkiye’de İslami STK’ların Kurumsal Yapı ve Faaliyetlerinin Değişimi” başlıklı araştırma raporunun <strong>sonuç</strong> kısmında, İslami STK’ların kurumsal değişim süreçlerinin hızlanarak devam edeceği öngörülerek çözüm önerileri de şu şekilde sıralanmıştır:</p>
<p>“<strong>1.</strong> Son yıllarda kurumsal formelleşmeyle kurumsal <strong>yapı</strong> ile kurumsal <strong>aidiyet</strong> arasında bir <strong>açık</strong> oluşmuştur. Bu açığın gelecekte daha da artacağı öngörülmektedir. Bu aynı zamanda İslami STK’lar için bir <strong>kimlik ve tarz değişimi</strong> anlamına da gelmektedir. Oluşturacak kimlik ve aidiyet sorunlarını aşmak üzere İslami STK’ların varoluş gayelerini tüm kurumsal süreçlere aktarmak üzere bilinçli bir şekilde kurumsal yapılanmalarını ve faaliyetlerini <strong><em>gözden geçirmeleri</em></strong> gerekmektedir.</p>
<p>2. Önümüzdeki on yılda İslami STK’ların mali kaynaklarındaki mevcut değişim eğiliminin devam etmesi öngörülmektedir. Bu çerçevede <strong>kurum dışı fon ve kaynak kullanımı</strong>nın artacağı beklenmektedir. Ancak kaynaklardaki bu değişim aynı zamanda politik ve ekonomik şartlardaki değişimlere duyarlı bir <strong>dışa bağımlılık</strong> da oluşturmaktadır. Bu dışa bağımlılığın bu kurumların, kuruluş gayelerine uygun bir biçimde varlıklarını sürdürmesi açısından bir <strong>tehdit</strong> oluşturmaması için geleneksel kaynakların faaliyetlere nispetle uygun bir biçimde genişletilmesi gerekmektedir. Bu anlamda sabit faaliyetler ile sabit kaynaklar arasındaki <strong><em>orantının korunması</em></strong> önerilmektedir.</p>
<p>3. İslami STK’ların kaynak bağımlılığına bağlı olarak (çevre koşullarının değişimine uyum sağlayarak) yaşadıkları <strong>örgütsel değişimler</strong> devam edecektir. Bu bağlamda kurum çıktılarını kamuoyuna daha açık ve kolay bir biçimde göstermenin ve kaynak bulmada avantajlı olduğu için <strong>proje eksenli çalışmalar</strong>ın sayı ve ağırlığının da gittikçe artması beklenmektedir. Ancak faaliyetlerdeki bu değişim aynı zamanda bu kurumların <strong>kimliklerini</strong> kazanmalarına zemin hazırlayan geleneksel faaliyetlerin de geri planda kalmasına yol açabilir. Belirli bir periyodu kapsayan projelerin kurumsal sürekliliği yansıtmada çeşitli sorunlar meydana getirmesi söz konusudur. Bu sebeple <strong><em>geleneksel faaliyetlerin</em></strong> güncellenerek, geliştirilerek ve çeşitlendirilerek <strong><em>sürdürülmesi</em></strong> bu riski minimize edecektir.</p>
<p>4. Kuruluşlardaki insan kaynaklarındaki mevcut değişim eğilimi devam edecektir. Bu bağlamda gittikçe cemaatsel ilişkilerden gelen gönüllüden ziyade kuruluşun çalışma alanı üzerinden ve <strong>halkla ilişkiler faaliyetlerinden gelen gönüllüler</strong>in sayısında artış olacağı öngörülmektedir. İnsan kaynaklarında yaşanan bu değişimi çerçevelemek üzere profesyonel çalışanlar ve gönüllüler için eğitim ve kapasite geliştirme faaliyetlerine katılımı da kapsayacak şekilde insan kaynakları politikaları hazırlanmalıdır. Kurumlardaki gönüllü katılımını geliştirmek üzere <strong><em>gönüllülük politikaları geliştirilmeli</em></strong>dir.</p>
<p>5. Girilen ilişkiler ve ilgi duyulan alanlar göz önüne alındığında STK’lardaki <strong>uluslararasılaşma</strong>nın artarak devam edeceği öngörülmektedir. Ancak mevcut durumla kıyaslandığında uluslararası faaliyetlerin önümüzdeki on yıl içerisinde bugünkü mevcut durumdan farklı olarak kişisel ilişkileri aşarak ve kurumsal bir mahiyet kazanarak daha derinlikli bir hâl alacağı öngörülmektedir. Buna bir hazırlık olması bakımından İslami STK’ların <strong><em>uluslararası ilişkiler birimleri</em></strong>ni kurmaları veya güçlendirmeleri önerilmektedir.</p>
<p>6. Son yıllarda yaşanan toplumsal ve siyasi çalkantıların da etkisiyle İslami STK’ların üzerinde yer aldıkları cemaatsel zeminlerdeki değişimlerin hızlanarak devam edeceği öngörülmektedir. Buna bağlı olarak kurumlardaki yukarıdan aşağıya doğru olan <strong>hiyerarşik yönetim süreçleri</strong>nin de işleyişinde sorunların artarak devam etmesi beklenmektedir. Bu sorunlar yönetim kademeleri ile gönüllü kademelerin birbiri ile olan irtibat ve bağının zayıflamasına yol açmaktadır. Bu sebeple kurumsal dinamizmi sürdürme açısından İslami STK’ların <strong><em>yönetişim</em></strong> ilkelerini belirlemeleri <strong><em>ve katılımcılık sorunlarını aşma</em></strong>ları gerekmektedir.</p>
<p>7. İnternetin oluşturduğu imkânlar ile değişen bağışçılık yapısı ve mali kaynakların farklılaşması ile birlikte İslami STK’ların gittikçe daha <strong><em>şeffaf ve hesap verebilir</em></strong> hâle gelmeleri beklenmektedir. Bu sürecin ilerletilebilmesi için yasal çerçevenin de kolaylaştırılması sağlanmalıdır. Dolayısıyla İslami STK’ların sivil toplum alanındaki mali ve idari yapının şeffaflaşmasına katkı sağlayacak yasal bir çerçevenin oluşumu için aktif ve talepkâr olması gerekmektedir.</p>
<p>8. İslami STK’larda <strong>kadınların sayı ve görünürlükleri</strong>ndeki mevcut eğilim artarak devam edecek; kadınlar gittikçe daha fazla yönetsel konumlara geleceklerdir. Kurumlarda hâlihazırda kadınların artan etkinliğinden rahatsız olanların mevcudiyeti göz önüne alınırsa bunun bir kurumsal değişim yönetimi gerektirdiği görülebilir. Bu minvalde <strong><em>STK mekânlarının ve faaliyetlerinin kadınların katılım ve temsili için uygun hâle getirilmesi</em></strong> bu sorunların aşılmasına katkı sağlayabilir.</p>
<p>9. İslami STK’ların son zamanlarda gittikçe daha fazla miktar ve oranlarda <strong>kamu kaynak, imkân ve fonları</strong>ndan faydalandıkları görülmektedir. Ancak henüz bu kaynakların kullanımı için <u>rekabetçi, açık bir başvuru ve değerlendirme sisteminin oluşturulamaması</u> çoğunlukla bu kaynaklara erişebilmek için şahsi ilişkilerin devreye girmesine yol açmaktadır. Kamu kuruluşları ile girilen bu tür ilişkiler kuruluşların özerkliklerine zarar vermekte ve gittikçe bu kuruluşları siyasileştirmektedir. Bu sebeple İslami STK’ların <strong><em>amaçlarına bağlı kalarak</em></strong> varlıklarını devam ettirebilmeleri için kamu kuruluşları ile girdikleri mali ilişkilerin açık ve şeffaf bir çerçeveye oturtulması zaruridir. Bunun için <strong><em>kamunun STK desteklerinin koordinasyonundan sorumlu ulusal bir yapı</em></strong> veya mekanizma oluşturulmalı ve destek çerçevesi daha açık hâle getirilmelidir. Proje desteği veren kamu kuruluşlarının internet sayfasında desteklenen kuruluşların ve projelerin isimleri, özetleri ve projenin toplam maliyeti ile yapılan hibe tutarı kamuoyunun erişimine açık şekilde paylaşılmalıdır. Buna ek olarak İslami STK’ların da her yıl kamudan aldıkları her türlü <strong><em>resmî desteği faaliyet raporlarında paylaşmaları</em></strong> bir güven oluşturmak bakımından önerilmektedir. Böylece devlet ile STK’lar arasındaki ilişki izlenebilir, şeffaf bir hâle gelecektir.</p>
<p>10. İslami STK’lar ile iş dünyası arasındaki ilişkiler hâlen <u>şahsi ve gayri resmî</u>dir. Bu kuruluşlarda kurumsal sosyal sorumluluk uygulamaları hâlen daha istisnaidir. Özel sektörün STK’lara ayni ve maddi destek vermesini kolaylaştıran ve bunu teşvik eden bir yasal çerçevenin oluşturulması meselesi önemini korumaktadır. Aynı zamanda kaynak çeşitlemesi ve yaygınlaşma açısından İslami STK’ların çalışmalarına <strong><em>özel sektörden destekler alma</em></strong>da daha açılımcı olmaları önerilmektedir. Özel sektör ile İslami STK’ları bir araya getirecek iletişim kanalları güçlendirilmeli; örnek uygulamalar yaygınlaştırılmalı ve olumlu modeller oluşturulmalıdır.</p>
<p>11. Son zamanlarda sıkça konuşulduğu üzere İslami STK’ların <strong>gençlere erişim</strong>indeki sorunların artarak devam edeceği öngörülmektedir. Özellikle kullanılan muhafazakâr dilin ve yeni kuşağın sorunlarını kavrayamayan bakışın bunda rolü büyük gözükmektedir. Gençliğe erişim ve <strong><em>gençliğin katılımı konusunda yeni çalışma stratejilerinin geliştirilmesi</em></strong> gerekmektedir.</p>
<p>12. İslami STK’ların birbiri ile ilişki ve iletişimini güçlendirecek, ortak sorunlara ortak çözümler üretebilecekleri mevcut platformların etkinliği artırılmalı ve yenileri oluşturulmalıdır. Bu anlamda son zamanlarda daha çok siyasi saiklerle çeşitli platformlarda bir araya gelen İslam STK’ların aynı zamanda bu iletişimi, kendi faaliyetlerine dair etkileşim ve birbirini desteklemek üzere de geliştirmeleri gerekmektedir.</p>
<p>13. Son yıllarda siyasal alanda yaşanan <strong>kutuplaşma</strong>nın İslami STK’ların söylem ve faaliyetlerine de yansıdığı görülmektedir. Bu kutuplaşma bir açıdan <u>kontrolsüz bir siyasallaşm</u>ayı da beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla bu eğilim devam ettikçe İslami STK’ların <u>müntesipleri üzerindeki yönlendirici etkilerinin zayıflaması</u> söz konusudur. Nitekim bu minval üzere endişeler yaygındır. Aynı zamanda sözkonusu <strong>cepheleşme</strong> hâli, bu kuruluşların toplumun geniş kesimlerine erişimine dair de <u>kısıtlayıcı</u> bir etken oluşturmaktadır. Dolayısıyla İslami STK’ların hızlı bir biçimde kutuplaşma siyasetinin ötesine geçmeleri ve <strong><em>toplumun genelini kucaklayıcı bir söylem ve faaliyet çerçevesi kurmaları </em></strong>gerekmektedir.</p>
<p>14. 15 Temmuz sonrasında ortaya çıkan yeni koşullar İslami STK’ların toplumdaki algısını olumsuz etkilemektedir. Uzunca bir zaman İslami söylem ve argümanları güçlü bir biçimde kullanan bir yapının darbe girişiminde bulunmasının, aynı zamanda benzer argüman ve söylemleri kullanmak durumunda olan diğer kuruluşlar için de bir <strong>güvensizlik oluşturduğu</strong> görülmektedir. Bu yaygın sorunu aşmak üzere, İslami STK’ların oluşturacakları platformlar dâhilinde ve ayrı ayrı olarak bu yeni durumla başa çıkmak üzere <strong><em>şeffaflığa dayalı geniş çaplı bir iletişim stratejisi oluşturmaları</em></strong> gerekmektedir.</p>
<p>15. İslami STK’ların son on yılda devam eden <strong><u>devletle</u></strong> yakınlaşma süreci gittikçe bir <strong><u>bütünleşme</u></strong>ye dönüşmektedir. Bu yakınlaşma bir taraftan çalışma alanını ve kaynakları genişletmesi ve meşruiyet problemini gidermesi sebebiyle olumlu bir etki oluştururken diğer taraftan da İslami STK’ların <u>sosyal dinamizmini olumsuz etkilemekte</u>dir. Zira bu kuruluşlar artık geliştirecekleri politikalarda ve yapacakları faaliyetlerde eskisi kadar rahat ve bağımsız hareket edememektedirler. Eğer İslami STK’lar devlet ile girdikleri ilişkiyi <strong><em>kontrollü bir mesafeye çekme</em></strong>zlerse daha önce Kemalist STK’ların başına gelen <u>toplumdan kopma</u> riski ile karşı karşıya kalabilirler. Dolayısıyla bu kuruluşların <strong><em>toplum ve problem temelli olma</em></strong> vasıflarını korumaları gerekmektedir. Bunun için İslami STK’ların toplumsal ağlarını ve ilişkilerini canlı tutmaları gerekmektedir.</p>
<p>Sonuç olarak İslami STK’ların girmiş oldukları <strong>formelleşme, odaklaşma, uzmanlaşma ve profesyonelleşme</strong> eğiliminin devam edeceği öngörülmektedir. Buna bağlı olarak ortaya çıkacak imkân ve zaafların, fırsat ve tehditlerin dikkatli bir biçimde izlenmesi gerekmektedir. Kurumları varoluş gayelerinden koparacak <u>hızlı değişimler</u> kadar hayatiyetlerini koruyamayacak duruma gelmelerine sebebiyet verecek <u>tutuculuklar</u> da gelecek açısından sorun oluşturmaktadır. Yaşanan hızlı <strong><em>değişimin yönetilmesi</em></strong>, yönlendirilmesi ve olumsuz yönlerinin bertaraf edilip olumlu yönlerinin artırılması için gerçekleştirilecek <strong><em>araştırma, izleme ve planlama çalışmalarının sürdürülmesi</em></strong> gerekmektedir.” (Sunar, 2018: 81-84).</p>
<p>Kurumsal Yönetim Akademisi’nin, öngörü ve önerilerini katılarak iktibas ettiğimiz “Türkiye’de İslami STK’ların Kurumsal Yapı ve Faaliyetlerinin Değişimi” başlıklı alan araştırmasının STK yöneticilerimiz başta olmak üzere tüm ilgilerce dikkate alınacağını umuyor, hâlen devam etmekte olan benzer iki ayrı alan araştırmasının da muvaffakiyetle neticelenerek kamuoyuyla paylaşılmasını temenni ediyorum.</p>
<p><strong>Kaynak:</strong></p>
<p>SUNAR, Lütfi; <strong>Türkiye’de İslami STK’ların Kurumsal Yapı ve Faaliyetlerinin Değişimi</strong>. Kurumsal Yönetim Akademisi Araştırma Raporları-1, KYA yayını, İstanbul 2018, 90 s.,  http://www.kurumsalyonetim.org/tr/yayinlar/turkiyede-islami-stklarin-kurumsal-yapi-faaliyetlerinin-degisimi, 10.02.2018.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/stklarimizdaki-hizli-degisimi-yabancilasmadan-yonetebilmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
