<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aile Sözleşmesi Arşivleri - Prof. Dr. Fethi Güngör</title>
	<atom:link href="https://fethigungor.net/etiket/aile-sozlesmesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://fethigungor.net/etiket/aile-sozlesmesi/</link>
	<description>fg@fethigungor.net</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Dec 2016 06:54:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>
	<item>
		<title>CEMAAT-İ İSLAMİ ŞEHİDLERİNİN ÇAĞRILARINA  DUYARSIZ KALMAMAK</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/cemaat-i-islami-sehidlerinin-cagrilarina-duyarsiz-kalmamak/</link>
					<comments>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/cemaat-i-islami-sehidlerinin-cagrilarina-duyarsiz-kalmamak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Oct 2016 09:51:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diriliş Postası]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkın Elinden Tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[9:19-22]]></category>
		<category><![CDATA[Abdulkadir Molla]]></category>
		<category><![CDATA[Abdulkadir Udeh]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Albay Nâsır]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Ahsen Muhammed Mücahid]]></category>
		<category><![CDATA[Bangladeş]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaat-i İslami]]></category>
		<category><![CDATA[Haksöz]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Cemil]]></category>
		<category><![CDATA[Hasina]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Rızâ-yı Bârî]]></category>
		<category><![CDATA[Sanwar Jahan]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid Kutub]]></category>
		<category><![CDATA[Tevbe 19-22]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=377</guid>

					<description><![CDATA[“Yoksa siz, (yalnızca) hacıları suvarmayı ve Mescid-i Haram’ı ziyaret edip tamir etmeyi, Allah’a ve Ahiret Günü’ne iman etmek ve Allah yolunda cihad edip elden gelen gayreti göstermekle eşdeğerde mi tutuyorsunuz? Allah’a göre bunlar birbirine eşdeğer değildirler. Ve Allah, değerleri yerinden etmiş bir toplumu doğruya yöneltmez. İman eden ve hicret edenler, Allah yolunda cihad eden; mallarıyla [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Yoksa siz, (yalnızca) hacıları suvarmayı ve Mescid-i Haram’ı ziyaret edip tamir etmeyi, Allah’a ve Ahiret Günü’ne iman etmek ve Allah yolunda cihad edip elden gelen gayreti göstermekle eşdeğerde mi tutuyorsunuz? Allah’a göre bunlar birbirine eşdeğer değildirler. Ve Allah, değerleri yerinden etmiş bir toplumu doğruya yöneltmez. İman eden ve hicret edenler, Allah yolunda cihad eden; mallarıyla ve canlarıyla her türlü çabayı gösterenler, Allah nezdinde daha yüce bir makama sahiptirler; zira işte onlar başarının gerçek sahibidirler. Rableri onları yüce katından bir rahmetle, Rızâ-yı Bârî ile ve kendilerini içerisinde kesintisiz her tür nimetin beklediği cennetlerle müjdeler. Onlar orada ebedi kalacaklar; çünkü, katında yüce ödül(ler) bulunan yalnızca Allah’tır.” (Tevbe 9:19-22).</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><u>Şehid Abdulkadir Molla</u></strong><strong>: Bilinçli, Kararlı ve Kendinden Emin Olmak</strong></p>
<p>Gayrimeşru Hasina rejimi tarafından <u>12 Aralık 2013</u> tarihinde siyasi bir kararla idam edilen Bangladeş Cemaat-i İslami Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Abdulkadir Molla Bangladeş toplumunda etkili olmuş, fikrî birikime sahip önder şahsiyetlerden birisidir (abdulquadermolla.info). Söylemiyle eylemini dengeleyen merhum önderin, şehadetinden hemen önce kaleme aldığı mektubu onun olgun şahsiyetinin ufuklarını ortaya koymaktadır:</p>
<p>“Bismillahirrahmanirrahim… Bangladeş hükümeti son zamanlarını yaşadığı için bu çirkin idam suçunu işlemekte acele edeceklerdir… Allah’ın hakkımda vereceği karara razıyım. İnançsızlar haksız yere peygamberleri bile öldürdüler. Rasulullah’ın (s) birçok arkadaşı, hattâ hanım sahabiler vahşice öldürüldüler. Şehidler, bu takası yapıp canlarını feda ederek, Allah’ın İslam’ı muzaffer kılmasına hizmet ettiler…</p>
<p>Aleyhimize alınan tüm kararlar aslında Hindistan tarafından planlanıyor. Avami Ligi istese bile bundan geri dönemez. Çünkü iktidara gelebilmeleri, Hindistan’a teslim olmalarından kaynaklanmaktadır… Mahkemenin kendisi cellat rolüne bürünmüşken ve masum insanları öldürme hırsıyla sarhoş olmuşken, onlardan adaletli bir hüküm zaten beklenemez… Halkımız ve dünya halkları gerçeği kesinlikle öğrenecekler. <u>Benim şehadetim bu baskıcı rejimin çöküşüne sebep olacak ve inşaAllah yapılan bu zulümler İslami hareketin uzun bir yol kat etmesine vesile olacaktır</u>.</p>
<p>Dün yine Tevbe Sûresi’ni okudum. 19. âyette canla ve malla Allah yolunda cihadın ödülünün Kâbe’ye hizmet etmekten ve hacılara su dağıtmaktan daha önemli olduğunu anlatıyordu. Yani, Allah bizzat kendisi belirtmektedir ki, âdil bir İslam toplumu oluşturmak için, adaletsizliğe karşı savaşırken canlarını verenler, ecelleriyle ölenlerden daha yüksek bir mertebeye sahiptir. Eğer Allah beni cennetinde böyle onurlu bir yere getirmek istiyorsa böyle bir ölümü kucaklayabilmek için hazırım. Çünkü <u>zalimlerin elinde adaletsiz bir ölüm cennete kesilen bir bilettir</u>.</p>
<p>1966 yılında Mısır’ın tiranı Albay Nâsır, Seyyid Kutub, Abdulkadir Udeh (Avde) ve diğerlerini ölüme mahkûm etmişti… Şayet Allah İslami hareketi ve beni bu zalim rejimin düşüşü için ileriye taşıyacaksa, bunda nasıl bir kayıptan söz edilebilir ki?</p>
<p>Şehidlerle ilgili yüksek konumdan bahsederken, O mübarek Nebi (aleyhisselam) şehid olmak için tekrar tekrar hayata gelme arzusunu dile getirmişti. Şehid olarak ölenler de, cennete girdiklerinde tekrar dünyaya dönme ve Allah yolunda yeniden şehid olma arzularını dile getireceklerdir. Allah’ın sözü kesinlikle haktır, Rasulü’nün sözü kesinlikle doğrudur. Bu ikisinde şüpheye düşende iman yoktur!</p>
<p>… Mezarı mermerle çevirmek gibi müsrif ve bidat uygulamalara başvurmayın. Onun yerine elinizden geldiğince yetimlere sadaka verin. İslami hareket şehidlerinin ailelerine yardım edin, onları yalnız bırakmayın, özellikle de benim tutuklanmam ve kararın açıklanmasından sonraki protestolarda şehid olanları. Okulunu bitirdikten sonra Hasan Mevdûd’u evlendirin, aynı şekilde Naznin’i de.</p>
<p><u>Allah bu dünyaya dair tüm sevgi ve isteği zihnimden çıkarsın ve tüm kalbimi Allah ve Rasulü’nün sevgisiyle doldursun</u>. İnşaAllah, cennetin merdivenlerinde buluşuruz. Çocuklarıma her zaman helal kazanmalarını öğütle. Farz ve vacib ibadetlerinize hepiniz dikkat edin, özellikle de namazlarınıza. Aynı tavsiyeleri akrabalarıma da ilet. Babama da baş sağlığı dile, onu rahatlat, eğer ben gittiğimde hâlâ hayatta olursa…” (haksozhaber.net).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Şahid Olarak Yaşayıp Şehid Olarak Can Vermek</strong></p>
<p>Abdüldakir Molla’nın eşi ve Cemaat-i İslami Meclisi Şûra üyesi Sanwar Jahan, “Eşim idam edildikten sonra aralarında Türkiye, Almanya, Japonya ve Amerika’nın da bulunduğu elli ülkede gıyabi cenaze namazı kılındı. Aile olarak büyük şeref duyduk. Allah ona istediğini verdi, şehid oldu. Şehid olmak onun tek dileğiydi” dedi.</p>
<p>Evleri gözetim altında tutulduğu için akrabalarından birine ait bir mekânda, AA muhabirinin sorularını cevaplayan Jahan; “Ailesiyle yeğenleriyle ve çocuklarla vakit geçirmeyi çok severdi. Ev ve ailemizle alakalı işlerde bana çok yardımcı olurdu. Çok fedakâr birisiydi. Mutlu bir insandı ve diğer insanları mutlu etmeye çalışırdı. Tüm akrabalarına da zaman ayırmaya çalışırdı. Söküklerini kendi dikerdi. Elbiselerini kendisi yıkar, bizim yıkamamıza müsaade etmezdi. Israr etmemize rağmen işlerini bize yaptırmaz, bizzat kendisi yapardı.” diye konuştu.</p>
<p>Abdülkadir Molla’ya cezaevinde yastık dahi verilmediğini aktaran Jahan, “Zeminde yatıyordu. Üç ay kadar orada kaldı. Çoğu zaman, ziyaretlerde ailemizi ve akrabalarımızı sorardı. Bizden sabırlı olmamızı, ağlamamamızı, <u>mesajlarını insanlara ulaştırmamızı isterdi</u>.” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Şehidin; “Bu insanların şehadeti, Bangladeş’e İslam’ın yerleşmesinde önemli rol oynayacak. Büyük bir Müslüman ülke olan Türkiye’den acilen mevcut Bangladeş hükümetine baskı yaparak Müslümanlara uygulanan bu zulmü durdurmasını istiyorum. Müslüman halkın ve Cemaat-i İslami üyelerinin öldürülmesini durdursunlar.” şeklindeki vasiyetini  aktaran Jahan, <u>Mısır’daki 528 kişi hakkında verilen idam kararına da tepki göstererek</u>, Mısır hükümetinden de bu kararların iptal edilmesini istedi (aa.com.tr).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Şiddeti Yöntem Olarak Benimsemekten Kaçınmak</strong></p>
<p>Abdülkadir Molla’nın oğlu Hasan Cemil de babasının idamının ardından mevcut hükümetin müdahalesiyle işten çıkarıldığını, evlerinin sürekli gözetim altında tutulduğunu belirttikten sonra şehid babasıyla son görüşmesini şu şekilde özetledi:</p>
<p>“12 Aralık 2013’te son kez hücresinde görüştük. İyi ve güçlü görünüyordu. Halimizi sorduktan sonra asla yalan konuşmamamız, illegal yollardan para kazanmamamız tavsiyesinde bulundu. ‘Çocuklarınıza, İslam’ı öğretin. Onlar Cemaat-i İslami’nin geleceğinde önemli roller alacak. Bunları öğretmezseniz şehadetim boşa gidecek. Cemaatteki kardeşlerimiz, <u>idamımın intikamını şiddet eylemleriyle almasınlar</u>. Zira <u>şiddet Allah’ın ve Hz. Muhammed’in yolu değildir</u>. Eğer intikamımı almak istiyorlarsa <u>İslam’ı Bangladeş’e hakim kılsınlar</u>. Barış Bangladeş’e İslam’la gelecek ve o zaman idamımın bir anlamı olacak’ dedi.”</p>
<p>Hasina hükümetinin yoğun baskılarına rağmen gelecek adına umutlu olduğunu belirten Hasan Cemil; “Babamın ve dava arkadaşlarının şehadeti boşa gitmeyecek. Babamla son görüşmemde, ‘<u>Kimse İslam’ın yürüyüşünü durduramayacak</u>. İslam, Bangladeş’e çok yakında hakim olacak’ demişti. Ben de buna inanıyorum.” diyerek babalarının davasını sürdüreceklerini ifade etti (aa.com.tr).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><u>Şehid Muhammed Kamaruzzaman</u></strong><strong>: Feraset Sahibi Olmak ve Haysiyetini Korumak</strong></p>
<p>Cemaat-i İslami Partisi Genel Sekreter Yardımcısı iken usulsüz bir kararla <u>11 Nisan 2015</u> tarihinde idam edilen Muhammed Kamaruzzaman, 1971 savaşında öğrenciydi. Bangladeş’in Pakistan’dan ayrılmasına karşı çıkan Cemaat-i İslami Partisi’nin öğrenci kollarına katılan Kamaruzzaman, kısa sürede partinin önemli isimlerinden biri haline gelmişti.</p>
<p>Partinin genç yönetici kuşağını temsil etmesi itibarıyla gelecek vadetmesi, şahsına münhasır bir vizyona sahip olması, Cemaat-i İslami’nin dünyada tanınan bir siması haline gelmesi, dikta rejimi alenen eleştirmekten çekinmemesi, hükümetin yolsuzluklarını ortaya çıkararak halkı bilinçlendirmesi gibi nedenler Kamaruzzaman’ın idam edilmesinin ardında yatan gerçek sebeplerin başında gelmektedir (kamaruzzaman.com).</p>
<p>Bangladeş içişleri bakanının, idam kararının açıklanmasının hemen ardından “Kamaruzzaman hükümete karşı eleştiriye devam ederse idam gerçekleşir.” şeklinde açıklama yapması, Bangladeş’ki siyasi idam kararlarının, kurucu iradenin <u>1971 ruhunu korumak, rejimin gücünü kanıtlamak ve aykırı seslere son vermek</u> amacıyla her türlü yasadışı yola başvurduğunun kanıtı niteliğindedir.</p>
<p>‘Saptahik Sonar Bangla’ (Haftalık Altın Bengal) gazetesinin genel yayın yönetmenliğini de yürütmüş olan Şehid Kamaruzzaman’ın son sözleri arasındaki şu vurgusu, onun ne denli geniş bir ufka sahip olduğuna işaret etmektedir: “<u>Gençler! İlimde, bilim ve teknoloji alanında öncü olma kabiliyeti kazanın</u>!”</p>
<p>Şehid Kamaruzzaman’ın, infazından hemen önce kendisini ziyaret eden oğlu Hasan İkbal’e emanet ettiği şu cümleler onun ne kadar dengeli bir yaklaşıma ve sağlam bir şahsiyete sahip olduğunu tescil etmektedir:</p>
<p>“<u>Yalnızca Allah&#8217;tan af dilerim</u>. Başbakan Hasina bana can verecek değildir. Onun gibi münafık zihniyetli birinden af dilemem. Hayalim Bangladeş&#8217;te İslam&#8217;ın hakim olmasıdır. Ben belki göremem, ama genç nesil hayalimi gerçekleştirecek inşaAllah. Sizler üzülmeyin, ağlamayın, inşallah cennette görüşeceğiz.</p>
<p>Ya Rabbi, ben bu ülkenin saadeti ve İslam&#8217;ın muzafferiyeti için çalıştım. Lâkin bu yüzden bana zulmettiler. Kimler bu zulme ortak olduysa, dünyada ve ahirette bunun hesabını onlardan sor Yâ Rabbi! Ben <u>elimle ve dilimle kimseye zulmetmedim</u>. Rabbim, Sen benim hakkımda en iyi olanı bilensin. Allah&#8217;ım şehadetimi kabul et! Aileme, yakınlarıma ve dava arkadaşlarıma sabır ihsan et. Allah&#8217;ın selamı dünyadaki bütün müminlerin üzerine olsun.” (sabah.com.tr).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><u>Şehid Ali Ahsen Muhammed Mücahid</u></strong><strong>: Nezaketi, Şecaati ve Hak Bilincini Elden Bırakmamak</strong></p>
<p>Bangladeş Cemaat-i İslami Partisi Genel Sekreteri iken dikta rejim tarafından 21 Kasım 2015 tarihinde gece yarısı hukuksuz bir kararla idam edilen şehid Mücahid’in (facebook.com/Mohammad.Mujahid.Ali.Ahsan/) Dakka Merkez Hapishanesi’nde ailesi ve akrabalarıyla yaptığı son görüşmeyi kaleme alan en küçük oğlu Ali Ahmed Mebrur’un yazısındaki vurgular, şehid önderlerin af dilemesini sağlayarak İslami hareketi küçük düşürme azminde olan Hasina hükümeti karşısındaki onurlu duruşlarını ortaya koymaktadır:</p>
<p>“… Babam en sağda 8 numaralı hücredeydi. Ondan önce de Şehid Abdulkadir Molla ve Şehid Muhammed Kamaruzzaman aynı hücrede kalmıştı. Son birkaç aydaki ziyaretlerimiz bu hücrede gerçekleşmişti.</p>
<p>Babamız hücrede yerde seccadesinin üzerinde uyuyordu. Yastık da yoktu. Birkaç kez ona seslendik ama bir süre bize cevap vermedi. Çok derin bir uykuda olmalıydı. Birkaç kere daha seslenince biraz şaşırmış halde uyandı. Bizi tanıyınca, “Geldiniz demek! Niçin gece bu kadar geç vakitte? Cezaevi yönetimi tarafından mı çağrıldınız? Bu son görüşmemiz mi?” diye sordu. Sonra oturdu ve konuşmaya devam etti: “Cezaevi yönetimi bana hiçbir şey söylemedi. Tevekkeltü alâllah; Allah’a dayanıp O’na güvendim!” Bir süre daha oturdu. Düşüncelerini gözden geçiriyor ve içinden Allah’a dua ediyor gibiydi.</p>
<p>Biz de ona, “Evet baba, biz kısa bir süre sonra şehid olacak şerefli ve muhterem babamızı ziyarete geldik. Gurur kaynağımıza geldik.” diye karşılık verdik. O da bize, “<u>Peki. Elhamdülillah</u>.” diye karşılık verdi. Bir süre sonra ayağa kalktı. Herkes eline dokundu, bazıları da parmaklıkların arasından onun ellerini öptü. Sonunda o, “Tokalaşmadığım kimse kaldı mı?” diye sordu. Duygusal bir ortam oluştu. ama babam; “Gözyaşına gerek yok. Birkaç kelam etmeme müsaade edin.” diyerek bizi sakinleştirdi. “… Bu görüşmeyi ayarladığı için cezaevi yönetimini takdir ettim. Tüm hapis hayatım boyunca yapabilecekleri azami saygıyı gösterdiler.” dedi.</p>
<p>“Savcı, iddiasını ispatlamak için sadece bir şahit gösterdi. O şahit de asla benim aydınları öldürdüğümü doğrulamadı. Hiçbir aydın ailesi mensubu da benim aydınları öldürdüğümü iddia etmedi… Hükümet hakkımda idam kararı verilmesini kararlaştırdıktan sonra bana karşı yargı sürecini başlattığından eminim. Tüm bu yargılamalar bir maskaralıktı.</p>
<p>Hükümet, beni aşağılamak, aileme, partime ve vatandaşlarıma beni bir korkak olarak göstermek için gün boyu bana karşı sahte af dilekçesi oyununu oynadı. Bu <u>zalim ve baskıcı hükümetten herhangi bir af dilemem söz konusu değildir</u>. Ben tamamen masumum, masumum, masumum. Bugün bizi haksız olarak öldürecekler…” (dunyabulteni.net).</p>
<p>Rabbim Bangladeş Cemaat-i İslami hareketinin idam edilen önderlerinin şehadetlerini kabul buyursun. Dünya Müslümanlarına da bu zulümleri durduracak kudret ve irade bahşetsin.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong><strong> </strong></p>
<ol>
<li>http://www.abdulquadermolla.info/, 06.10.2016.</li>
<li>http://kamaruzzaman.com/, 06.10.2016.</li>
<li>https://www.facebook.com/Mohammad.Mujahid.Ali.Ahsan/, 06.10.2016.</li>
<li>http://www.haksozhaber.net/abdulkadir-mollanin-esine-yazdigi-mektup-43224h.htm, 21.12.2013.</li>
<li>http://aa.com.tr/tr/dunya/sehit-olmak-tek-dilegiydi/160963, 09.05.2014.</li>
<li>http://www.sabah.com.tr/dunya/2015/04/11/muhammed-kamaruzzamanin-idam-edildi, 11.04.2015.</li>
<li>http://www.dunyabulteni.net/servisler/haberYazdir/347972/haber, 05.12.2015.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/cemaat-i-islami-sehidlerinin-cagrilarina-duyarsiz-kalmamak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“AİLE SÖZLEŞMESİ”Nİ  İNSANLIK AİLEMİZE SUNABİLMEK</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/aile-sozlesmesini-insanlik-ailemize-sunabilmek/</link>
					<comments>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/aile-sozlesmesini-insanlik-ailemize-sunabilmek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Apr 2016 15:37:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diriliş Postası]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Bir Ümmet Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülmecid Neccâr]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Kavramı]]></category>
		<category><![CDATA[aile reisi]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ailenin görevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ailenin hedefleri]]></category>
		<category><![CDATA[akrabalık]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Muhyiddîn el-Karadâğî]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[boşanma]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Müslüman Âlimler Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[evlilik]]></category>
		<category><![CDATA[geniş aile]]></category>
		<category><![CDATA[İDSB]]></category>
		<category><![CDATA[iffet]]></category>
		<category><![CDATA[III. Uluslararası Aile Konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[istikrar]]></category>
		<category><![CDATA[istismar]]></category>
		<category><![CDATA[Mîsâku'l-Usra]]></category>
		<category><![CDATA[Nezihe Meâric]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Rafet Mîkâtî]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[zulüm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=296</guid>

					<description><![CDATA[Nisan ayı başında İstanbul’da düzenlenen dört günlük bir uluslararası konferansın ardından Dünya Müslüman Âlimler Birliği (DMAB/IUMS) tarafından hazırlanan “Aile Sözleşmesi” dünya kamuoyuna ilan edildi. Merkezi İstanbul’da bulunan ve 63 ülkeden farklı alanlarda faaliyet yürüten 312 STK’yı şemsiyesi altında toplayan İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği’nin (İDSB/UNIW) desteğiyle 3-6 Nisan tarihlerinde İstanbul Gönen Hotel’de gerçekleştirilen III. [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nisan ayı başında İstanbul’da düzenlenen dört günlük bir uluslararası konferansın ardından Dünya Müslüman Âlimler Birliği (DMAB/IUMS) tarafından hazırlanan “Aile Sözleşmesi” dünya kamuoyuna ilan edildi.</p>
<p>Merkezi İstanbul’da bulunan ve 63 ülkeden farklı alanlarda faaliyet yürüten 312 STK’yı şemsiyesi altında toplayan İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği’nin (İDSB/UNIW) desteğiyle 3-6 Nisan tarihlerinde İstanbul Gönen Hotel’de gerçekleştirilen III. Uluslararası Aile Konferansı’nda bir buçuk gün boyunca yirmiyi aşkın tebliğ sunuldu. Bir tam gün sözleşme metni madde madde müzakere edildi. Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Yemen, Mısır, Suriye, Ürdün, Irak, Çad, Tunus, Moritanya, Malezya, Bangladeş, Afganistan, Lübnan, Sri Lanka gibi otuzun üzerinde ülkeden gelen âlim ve mütefekkirler “Aile Sözleşmesi” üzerine kıymetli değerlendirmeler yaptı, eleştirilerini ve önerilerin dile getirdi. Konferansta oluşturulan “Hey’etu’s-Sıyâğa: Redaksiyon Heyeti” tüm bu müzakereleri dikkate alarak “Aile Sözleşmesi”ne son şeklini verdi.</p>
<blockquote><p>Aile; insanın yetişmesi, beşer türünün hayatta kalması ve insanlığın devamının sağlanması için gerekli olan ilk sosyal kurumdur.</p></blockquote>
<p>Hazırlık aşaması bir buçuk yıl süren “Aile Sözleşmesi”nin hazırlık heyetinde yer alan ulemaya, özellikle Dr. Abdülmecid Neccâr ile Dr. Nezihe Meâric’e; Sözleşme’nin kurumsal sahibi DMAB üyesi ulemaya ve özellikle Birliğin Genel Sekreteri Prof.Dr. Ali Muhyiddîn el-Karadâğî’ye; konferansa ev sahipliği yapan İDSB heyeti adına Genel Sekreter Av. Ali Kurt’a; metnin uzun uzun müzakere edilmesi esnasında kıymetli fikirleriyle katkı yapan tüm tebliğci ve müzakerecilere, özellikle Prof.Dr. Rafet Mîkâtî ile Dr. Kâmiliye Hilmi hanım efendiye; konferans boyunca dinleyici, gönüllü, çalışan, mütercim vb. sıfatlarla katkı yapan tüm emek sahiplerine yürekten şükranlarımı sunuyorum.</p>
<p>6 Nisan 2016 tarihinde İstanbul’da dünya kamuoyuna ilan edilen bu Sözleşme, Müslüman âlim ve mütefekkirlerin Batı menşeli uluslararası belgeleri eleştirmekle yetinmeyi bir kenara bırakıp somut bir alternatif ortaya koyması açısından büyük bir önem arz etmektedir. Müslüman âlimler tarafından ortaya konan “Aile Sözleşmesi”, insanlığın son adası İslam’ın temel prensipleri çerçevesinde ve mezhepler üstü bir bakış açısıyla hazırlanmış olup sadece Müslümanları değil, tüm insanlık ailemizi muhatap almaktadır. Din, mezhep, ırk, kültür vb. tüm ayrımların üstünde bir üslupla inşa edilen bu sözleşme metni, büyük ailemizin tüm fertlerini kuşatabilecek bir aile sözleşmesinin ancak İslam dininin özgürlükçü ve kuşatıcı yapısıyla ortaya konabileceğini göstermesi açısından da iyi bir örnek teşkil etmektedir.</p>
<blockquote><p>Günümüzde aile kurumu, bütünüyle çökertilmek maksadıyla her alanda büyük meydan okumalarla karşı karşıya kalmış bulunmaktadır.</p></blockquote>
<p>Takdimden sonra sekiz bölüm ve 29 maddeden oluşan “Aile Sözleşmesi”nin Arapça aslı ve diğer dillerdeki çevirilerine Dünya Müslüman Âlimler Birliği’nin ve/ya İslam Dünyası Sivil Toplum Kuruluşları Birliği’nin internet sitelerinden erişerek, bu pek mühim belgeyi olabildiğince geniş kitlelere ulaştırmanın, benzer yeni çalışmalara örneklik edecek bu “Aile Sözleşmesi”nin ortaya çıkması için harcanan samimi emeğe saygının bir gereği olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>“Mîsâku’l-Usra” adıyla yayımlanan “Aile Sözleşmesi”ni redakte ettiğim Türkçesiyle takdirlerinize sunuyorum:</p>
<p>*******</p>
<p>Bismillahirrahmanirrahim</p>
<p><strong>AİLE SÖZLEŞMESİ</strong></p>
<p><strong>Takdim</strong></p>
<p>Aile; insanın yetişmesi, beşer türünün hayatta kalması ve devamlılığının sağlanması için gerekli olan ilk kurumdur. İnsanlık âleminin, değerlerini aşılamak ve aile bağlarını muhafaza etmek için aile kurumunu dağılmaktan ve yok olmaktan korumasına ciddi anlamda ihtiyaç bulunmaktadır.</p>
<p>Günümüzde büyük tehlikelere maruz kalan aile kurumu, bu yapının artık çökmesine yol açacak boyutta her alanda büyük meydan okumalarla karşı karşıya kalmış bulunmaktadır.</p>
<p>İnsanlar arasındaki kültürel ve medeni ilişkilerin karmaşık bir hal alması yanında uluslararası sözleşme ve anlaşmalar aracılığıyla getirilen yasal düzenlemeler, farklı toplumlarda olumsuz etkiler oluşturabilmektedir. Bu gibi uluslararası belgeler, özellikle İslam toplumlarında dinî kültürün yücelttiği bir kurum olan ailenin gücünü ve fonksiyonlarını muhafaza eden ahlaki değerleri ve hukuki kuralları da olumsuz yönde etkilemektedir.</p>
<p>Bu sözleşme, İslam dininin de teyit ettiği insan fıtratı, genel ilkeler ve semavi şeriatler çerçevesinde, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin saygı duyulmasını istediği kültürel çeşitlilikle uyumlu bir belge ortaya koymaktadır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><u>Birinci Bölüm: Aile Kavramı ve Ailenin Hedefleri</u></strong></p>
<ol>
<li><strong> Madde: </strong>Aile Kavramı:</li>
</ol>
<p>Aile;  bir kadın ile bir erkeğin oluşturduğu, iki tarafı kendi rızalarıyla; adalet, ihsan, dayanışma, istişare, sevgi ve merhamete dayalı hukuki bir evlilik sözleşmesi ile birbirine bağlayan en temel sosyal birimdir.</p>
<ol start="2">
<li><strong> Madde: </strong>Aile; karı, koca ve varsa çocuklardan oluşur.</li>
<li><strong> Madde: </strong>Ailenin Hedefleri;</li>
</ol>
<p>3.1. Eşlerin namus, iffet ve ırzının korunması,</p>
<p>3.2. Neslin sağlık, sosyal ve psikolojik açılardan gözetilmesi ve korunması,</p>
<p>3.3. İnsan neslinin devamlılığının sağlanması,</p>
<p>3.4. Huzur, psikolojik istikrar, sevgi ve merhametin temini,</p>
<p>3.5. Güvenli ve istikrarlı bir toplumun inşası ve</p>
<p>3.6. Bir aileye mensup olma ihtiyacının yerine getirilmesidir.</p>
<p><strong><u> </u></strong></p>
<p><strong><u>İkinci Bölüm: Ailenin Temel</u></strong> <strong><u>İlkeleri ve Görevleri</u></strong></p>
<ol start="4">
<li><strong> Madde: </strong>Ailenin Dayandığı Temel İlkeler:</li>
</ol>
<p>4.1. Haklar ve görevler açısından eşler arasında adalet, insaf ve ihsanı gözeten bir denge sağlanması,</p>
<p>4.2. Yaratılış, insanlık onuru, toplumsal, hukuki ve mali sorumluluklar konusunda eşitlik,</p>
<p>4.3. Karşılıklı rıza ve istişare.</p>
<ol start="5">
<li><strong> Madde: </strong>Ailenin Görevleri:</li>
</ol>
<p>5.1. Fikrî, sosyal, ekonomik ve siyasi alanları da kapsayan topyekun kalkınmaya katkı yapmak,</p>
<p>5.2. Gerek altsoy gerekse üstsoydan aile fertlerinin maddi ve manevi bakımlarını temin etmek,</p>
<p>5.3. Aile fertlerine huzurlu ve sağlıklı bir ortam sağlamak,</p>
<p>5.4. Aile fertlerinin akli, bedensel, psikolojik ve duygusal yeteneklerini, meşru eğitim, öğretim ve eğlence yöntemleriyle geliştirmek.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><u>Üçüncü Bölüm: Çocuk ve Ailedeki Hakları</u></strong></p>
<ol start="6">
<li><strong> Madde: </strong>Çocuğun Tanımı:</li>
</ol>
<p>Çocukluk; cenin döneminden, reşit olma dönemine kadar olan dönemi kapsar.</p>
<ol start="7">
<li><strong> Madde: </strong>Çocuğun Ailedeki Hakları:</li>
</ol>
<p>7.1. Cenin oluşumundan başlayarak; yaşama ve var olma hakkına yönelik hiçbir şekilde zarar ve saldırı görmeme hakkı,</p>
<p>7.2. Yasal anne-babaya soy bağıyla bağlanma ve dinî, kültürel ve toplumsal bir kimliğe sahip olma hakkı,</p>
<p>7.3. Kendisinin veya annenin sağlığına zarar vermediği takdirde emzirilme hakkı,</p>
<p>7.4. Eşler birbirinden ayrılsa bile, maddi ve manevi tüm bakımını kapsayacak şekilde yetiştirilme hakkı,</p>
<p>7.5. Eşler birbirinden ayrılsa bile, beslenme, giyinme, barınma, eğitim, tedavi ve eğlenme masraflarını örf ve adet ölçülerinde kapsayan nafaka hakkı,</p>
<p>7.6. Rüştünü tamamlayana kadar kendisine ve malına velisi tarafından icra edilmesi gereken velayet hakkı,</p>
<p>7.7. Maddi ve manevi saldırı çeşitlerinin tümüne; ezcümle, bedensel istismar, yasadışı çalıştırma, cinsel saldırı, insan ticareti ve zorla sınır dışı edilmeye karşı korunma hakkı,</p>
<p>7.8. Sağlam inanç ve ahlaki değerlerle yetiştirilme hakkı,</p>
<p>7.9. Ruhsal denge, vatanseverlik, yardımlaşma esaslı insani müşterek ve adil barış değerlerine dayalı eğitim görme hakkı,</p>
<p>7.10. Kişilik gelişimi, beden ve ruh sağlığı korunarak yetiştirilme hakkı,</p>
<p>7.11. İffetli olma, sapkın davranışlardan ve evlilik dışı cinsel ilişkilerden kaçınma ve bunların tehlikelerinin farkında olma bilinciyle yetiştirilme hakkı.</p>
<p><strong><u> </u></strong></p>
<p><strong><u>Dördüncü Bölüm: Geniş Aile</u></strong></p>
<ol start="8">
<li><strong> Madde: </strong>Geniş Aile:</li>
</ol>
<p>8.1. Geniş aile diğer akrabalar ve kan bağı olan bireylerden oluşur.</p>
<p>8.2. Geniş aile şu esaslara dayanır:</p>
<p>8.2.1.  Akrabalık ilişkilerini koruyarak onlara ihsan, muhabbet ve merhametle muamele etmek,</p>
<p>8.2.2.  Akrabalar arasında maddi, manevi ve sosyal dayanışmayı tesis etmek, özellikle ihtiyaç sahibi olan aile üyelerini, yaşlıları ve özel bakıma muhtaç olanları ihmal etmemek,</p>
<p>8.2.3.  Özel bakıma ihtiyaç duyanlara onurlu bir hayat ortamı sağlamak,</p>
<p>8.2.4.  Akrabalar arasında bozulan ilişkileri düzeltmek,</p>
<p>8.2.5.  Akrabaların tamamıyla güzel ilişkiler geliştirmek, anlaşmazlık durumunda aralarını bulmak, iyi ve kötü günlerinde onların yanında bulunmak.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong><u>Beşinci Bölüm: Aile Düzeni</u></strong></p>
<ol start="9">
<li><strong> Madde</strong>: Evlilik; kadın ile erkek arasında hukuki bir akit olup, aile kurmanın tek yolu budur.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Evlilik akdi, kadın ile erkek arasında özgür seçim, karşılıklı rıza, örfe uygun muamele ve karşılıklı iyi davranışa dayanır.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Evlilik akdinde, eşlerin ehliyeti ve sorumluluk alma kudreti aranır.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Evlilik akdinde, eşlerce yerine getirilmesi gereken karşılıklı haklar ve yükümlülükler bulunmaktadır.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Koca, imkânı nispetinde ailesinin geçimini temin etmekle yükümlüdür. Varlıklı kadının aile bütçesine katkı sağlaması ise kendi iyiliğindendir.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Aile, karı-kocanın ortak sorumluluğuyla yürütülen sosyal bir kurumdur. İstişare, karşılıklı rıza, adalet, sağduyu, sevgi ve iyi geçinme ilkelerine bağlı kalarak aileyi çekip çevirme sorumluluğu öncelikle kocaya aittir.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Ailede işlerin yürütülmesi, rollerde denge ve birbirini tamamlama esasına dayanır.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Aile içinde hakların ve görevlerin dağılımı, üyelerin fıtri farklılıklarından kaynaklanan özellikleri göz önünde tutularak eşdeğerlilik ekseninde, karşılıklı saygı çerçevesinde, eşler arasında herhangi bir aşağılama ya da küçük görme duygusu olmaksızın gerçekleştirilir.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Anne babalarına karşı iyilikle muamele etmeleri, onları saygı ve sevgiyle korumaları, ebeveynlerin çocukları üzerindeki haklarıdır.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Aile fertleri arasında her türlü zulüm, baskı ve zarar verme yasaktır.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Evlilik akdi, hakların garanti altına alınması için belgelendirilmesi gereken bir sözleşmedir.</li>
</ol>
<p><strong><u> </u></strong></p>
<p><strong><u>Altıncı Bölüm: Evlilik İlişkisinin Bitirilmesi</u></strong></p>
<ol start="20">
<li><strong> Madde:</strong> Evlilik ilişkisinde asıl olan, süresiz devam etmesi niyetiyle akit yapılmasıdır. Boşanma yoluna, ancak bu ilişkiyi devam ettirmenin artık mümkün olmadığı durumlarda, çözüm aşamaları denendikten ve tüm yollar tüketildikten sonra gidilir.</li>
<li><strong> Madde:</strong> Boşanmanın kaçınılmaz olması halinde, bunun meşru ve güzel bir surette olması gerekir.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Evlilik ilişkisi sürdürülemez hale geldiği takdirde erkek, karısını iyilikle boşama hakkına sahiptir. Kadının da boşanmayı veya ayrılmayı isteme hakkı vardır.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Eşler arasında anlaşmazlık ve sürtüşme olduğunda, boşanma gerçekleşmeden önce, tarafların ailelerinden iki hakem, eşlerin arasını düzeltmek ve anlaşmayı sağlamak üzere müdahale eder.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Boşanma gerçekleştiğinde, icra edilen boşanma şekline göre, boşanmanın doğurduğu sonuçların yerine getirilmesine özen gösterilir ve aile fertlerinin paylarına düşen haklar korunur.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><u>Yedinci Bölüm: Devletin Aileyi Korumadaki Sorumluluğu</u></strong></p>
<ol start="25">
<li><strong> Madde</strong>: Devletin Sorumluluğu;</li>
</ol>
<p>25.1. Aile düzenine yönelik anayasal ve hukuki koruma sağlamak,</p>
<p>25.2. Aile problemlerinin çözümüne sivil toplum kuruluşlarını dâhil etmek,</p>
<p>25.3. Boşanma ve vefat hallerinde kadını ve çocukları ortada kalmaktan koruyacak barındırma tedbirlerini almak,</p>
<p>25.4. Eğitimleri ve maddi-manevi ihtiyaçlarının karşılaması konusunda çocukların yüksek yararını gözetmek,</p>
<p>25.5. Aile saadetini gerçekleştirerek toplumda istikrar ve devamlılığı temin edecek şekilde sağlıklı aile kültürünü yaymak,</p>
<p>25.6. Evlilik hazırlığı içinde olanların ailede sorumluluk alma konusunda eğitilmeleri için sivil toplum kuruluşlarını aktifleştirmek, aile danışma merkezleri ve arabuluculuk kuruluşları kurmak ve</p>
<p>25.7. Evlilik yollarını kolaylaştırmak ve evliliği teşvik etmektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><u>Sekizinci Bölüm: Miras, Vasiyet ve İddet</u></strong></p>
<ol start="26">
<li><strong> Madde</strong>: Miras; adalet, bütünlük ve sorumluluk esaslarına dayanır.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Ölen kişinin malı hak sahiplerine dağıtılır. Herhangi bir varisi miras ve tasarruf hakkından yoksun bırakmak geçerli değildir.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Vasiyet etmek örfün bir parçası kabul edilir. Dolayısıyla, geçerli kaideler çerçevesinde yerine getirilmelidir.</li>
<li><strong> Madde</strong>: Boşanan veya eşi ölen kadın, nesebin ve psikolojik hassasiyetlerin korunması için iddet müddetini beklemek zorundadır.</li>
</ol>
<p>Gayret bizden, muvaffakiyet Allah’tandır.</p>
<table width="466">
<tbody>
<tr>
<td width="218"><strong>Dünya Müslüman Âlimler Birliği<br />
</strong>el-İttihâdu’l-Âlemî li Ulemâi’l-Muslimîn<br />
International Union for Muslim Scholars</td>
<td width="248"><strong>İslam Dünyası STK’ları Birliği<br />
</strong>İttihâdu’l-Munazzamâtu’l-Ehliyye fi’l-Âlemi’l-İslâmî<strong><br />
</strong>The Union of NGOs of The Islamic World</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong> </strong><strong>Kaynak:</strong></p>
<ul>
<li><a href="http://iumsonline.org">http://iumsonline.org</a></li>
<li><a href="http://iumsonline.org/ar/ndot-o-mtmrt/mythk-aalmy-gdyd-llasr-sdr-lyom-mn-stnbol-btrky/">http://iumsonline.org/ar/ndot-o-mtmrt/mythk-aalmy-gdyd-llasr-sdr-lyom-mn-stnbol-btrky/</a></li>
<li><a href="http://www.idsb.org">http://www.idsb.org</a></li>
<li><a href="http://www.idsb.org/PNRDetail/17/uluslararasi-aile-sozlesmesi-konferansi-">http://www.idsb.org/PNRDetail/17/uluslararasi-aile-sozlesmesi-konferansi-</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/aile-sozlesmesini-insanlik-ailemize-sunabilmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
