<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	ZULME UĞRAMAYI ZULMETME GEREKÇESİ YAPMAMAK yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://fethigungor.net/dirilis-postasi/zulme-ugramayi-zulmetme-gerekcesi-yapmamak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/zulme-ugramayi-zulmetme-gerekcesi-yapmamak/</link>
	<description>fg@fethigungor.net</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Dec 2016 06:31:53 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>
	<item>
		<title>
		Yazar: Abbas ataman		</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/zulme-ugramayi-zulmetme-gerekcesi-yapmamak/#comment-36</link>

		<dc:creator><![CDATA[Abbas ataman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Jan 2016 09:02:47 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=245#comment-36</guid>

					<description><![CDATA[Öncelikle çalışmalarınızın devamını diliyorum. Yeni bir sıçrama ümmetleşme , dirilme sadedinde  , liyakatli  bir liderlik ve kadronun öncülüğünde , siyasi , epistemolojik , aksiyolojik , ekonomik v.s bütün alanlarda  vahyi kavramlar  temelli yeni bir tanımlama diliyle  kurucu  bir sistemin nüvesini  oluşturmak gerekiyor kanaatindeyim. Var olan küresel sistem açısından böyle bir oluşumun  ,nükleer silah geliştirmekten daha tehlikeli olduğu  söylenebilir.  Ancak   kurucu  sistemin öncelikle  karşı tarafta bir tehdit algısı  oluşturmaması ,  el - Emin vasfının   ön planda tutularak  merhamet   ve adalet  merkezli olacağına dair , evrensel  bir mesaja ,bir içeriğe  sahip olması  gerekiyor. bu anlamda  coğrafyamızda  faaliyet gösteren , insan kaynağını  ümmetin evlatlarından  oluştuğu  ancak kurucu aklın  batı menşeli  örgütlerin (işid,el kaide ,boko , haram  v.s )  tümünün  reddine  , kaynaklarının da ciddi bir şekilde  dünya kamuoyunda ifşasına ciddi bir  ihtiyaç  bulunmaktadır. Algı operasyonları  özellikle çağımızda   savaşlarda  psikolojik üstünlük  sebebidir. algı operasyonlarında zihinlerin felç olmasını  önleyecek   daha ciddi  , kurumsal , profesyonel     estrümanlara  ihtiyacımız var. Bu tür yapısal araçlar içinde  donanım sahibi , misyon ve dert sahibi etkili ve yetkili  kişilerin  kolları  sıvaması gerekiyor kalkış noktası açısından ....... selam ve dua ile...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Öncelikle çalışmalarınızın devamını diliyorum. Yeni bir sıçrama ümmetleşme , dirilme sadedinde  , liyakatli  bir liderlik ve kadronun öncülüğünde , siyasi , epistemolojik , aksiyolojik , ekonomik v.s bütün alanlarda  vahyi kavramlar  temelli yeni bir tanımlama diliyle  kurucu  bir sistemin nüvesini  oluşturmak gerekiyor kanaatindeyim. Var olan küresel sistem açısından böyle bir oluşumun  ,nükleer silah geliştirmekten daha tehlikeli olduğu  söylenebilir.  Ancak   kurucu  sistemin öncelikle  karşı tarafta bir tehdit algısı  oluşturmaması ,  el &#8211; Emin vasfının   ön planda tutularak  merhamet   ve adalet  merkezli olacağına dair , evrensel  bir mesaja ,bir içeriğe  sahip olması  gerekiyor. bu anlamda  coğrafyamızda  faaliyet gösteren , insan kaynağını  ümmetin evlatlarından  oluştuğu  ancak kurucu aklın  batı menşeli  örgütlerin (işid,el kaide ,boko , haram  v.s )  tümünün  reddine  , kaynaklarının da ciddi bir şekilde  dünya kamuoyunda ifşasına ciddi bir  ihtiyaç  bulunmaktadır. Algı operasyonları  özellikle çağımızda   savaşlarda  psikolojik üstünlük  sebebidir. algı operasyonlarında zihinlerin felç olmasını  önleyecek   daha ciddi  , kurumsal , profesyonel     estrümanlara  ihtiyacımız var. Bu tür yapısal araçlar içinde  donanım sahibi , misyon ve dert sahibi etkili ve yetkili  kişilerin  kolları  sıvaması gerekiyor kalkış noktası açısından &#8230;&#8230;. selam ve dua ile&#8230;</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: ali arslan		</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/zulme-ugramayi-zulmetme-gerekcesi-yapmamak/#comment-35</link>

		<dc:creator><![CDATA[ali arslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Jan 2016 05:57:32 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=245#comment-35</guid>

					<description><![CDATA[yureginize dilinize saglik fethi hocam,her yazinizi okuyorum tesekkurlerimi iletiyorum,uzak diyarlardan selamlar gonderiyorum.kanada.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>yureginize dilinize saglik fethi hocam,her yazinizi okuyorum tesekkurlerimi iletiyorum,uzak diyarlardan selamlar gonderiyorum.kanada.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Nihal		</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/zulme-ugramayi-zulmetme-gerekcesi-yapmamak/#comment-34</link>

		<dc:creator><![CDATA[Nihal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Jan 2016 16:41:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=245#comment-34</guid>

					<description><![CDATA[Oncelikle paylastiginiz yazılar ve dahasi yapilan yorumlari da dikkate alarak yaptiginiz analiz içerikli yazilardan dolayı teşekkürü bir borç bilirim. 
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon un &#039;terör ve asiricilik&#039;  konulu bildiri ve itiraf niteligindeki bu sozlerini ne kadar dürüst bulabiliriz? (
http://rudaw.net/mobile/turkish/world/160120162  )
Hollanda örneği ile birlikte okuyunca olayı acaba Avrupa istemeyerek de olsa kendi uretip altindan kalkamadigi ve hatta altinda kaldigi bu teröre dur mu diyecek? 
Müslümanlarin perişan halleri ile alakalı şartlı ve zorunlu da olsa Avrupa&#039;da bir vicdan oluşacak sanırım. 
Selam ve dua ile...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Oncelikle paylastiginiz yazılar ve dahasi yapilan yorumlari da dikkate alarak yaptiginiz analiz içerikli yazilardan dolayı teşekkürü bir borç bilirim.<br />
BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon un &#8216;terör ve asiricilik&#8217;  konulu bildiri ve itiraf niteligindeki bu sozlerini ne kadar dürüst bulabiliriz? (<br />
<a href="http://rudaw.net/mobile/turkish/world/160120162" rel="nofollow ugc">http://rudaw.net/mobile/turkish/world/160120162</a>  )<br />
Hollanda örneği ile birlikte okuyunca olayı acaba Avrupa istemeyerek de olsa kendi uretip altindan kalkamadigi ve hatta altinda kaldigi bu teröre dur mu diyecek?<br />
Müslümanlarin perişan halleri ile alakalı şartlı ve zorunlu da olsa Avrupa&#8217;da bir vicdan oluşacak sanırım.<br />
Selam ve dua ile&#8230;</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Hasan Karaboğa		</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/zulme-ugramayi-zulmetme-gerekcesi-yapmamak/#comment-33</link>

		<dc:creator><![CDATA[Hasan Karaboğa]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2016 08:41:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=245#comment-33</guid>

					<description><![CDATA[Son iki asırdır Batı karşısında alınan mağlubiyetten doğan mahçubiyet, İslam alemini haklı olarak kendi ve hastalıkları hakkında teşhis koymaya itmiştir. Gayet iyi niyetli ve eskide kalan güce ulaşma arzusuyla yapılan bu teşhisler, haddindan fazla uzun sürünce yarardan fazla zarar vermeye başlamış ve sürekli aynı yerde patinaj yapmaya doğru gitmiştir. Oysa bir yerlerden başlamak, hatta insanlık tarihinde ilk kaybedilen ve dahi Hz. Peygamberden bir insan ömrü kadar sonra biz müslümanların önemsemediği ve belki de katlettiği şeylerden başlamak gerekmektedir. Büyük, çok büyük hedefler koyup sonra da o hedeflerin altında ezilmektense küçük şeylerden başlayıp ihlaslı dualar eşliğinde küçüğü büyük , azı çok yapan Rabbimize yönelmek elzemdir. Peki nedir bu küçük şeyler ya da insanların katlettiği ve dahi müslümanların artık önemsemediği? Mesela nezaketimiz, şefkatimiz ve diğergamlığımız... Bu değerleri ilk önce Batı kaybettiği için öncelikli olarak doğayı sonra hayvanları sonra insanları ve nihayet şimdilerde ise insanlığımızı öldürmektedir. Biz müslümanlar da maalesef aynı sırayı izledik ve şimdilerde doğayı, hayvanları ve bir insanın katledilmesini bırakın bir toplumun yeryüzünden silinmesini o kadar kanıksamışız ki göstereceğimiz cılız tepkileri bile kendimize fazla görmekteyiz. Ne zaman ki dikey mimarinin devasa ve muhteşem örneklerini sunmak için can damarımız olan ormanları,  etinden ve sütünden yararlanamadığımız tüm hayvanları ve özellikle de kuşları ve menfaatimize su taşımayan insanları katletmeyi bıraktığımızda, diğer bir deyişle nezaketimizi, şefkatimizi ve diğergamlığımızı kazandığımızda mağlubiyetten doğam mahcubiyetimizden kurtulmamız ve ayağa kalkmamız zor olmayacaktır. Mesela biz de tıpkı Japonya gibi tren raylarından kaplumbağaların zarar görmeden ve rahatça geçebilmeleri için raylara tünel yaptığımızda (http://www.ensonhaber.com/japonyada-kaplumbagalar-icin-mini-tuneller-yapildi-2015-12-04.html) ya da en azından Ecdad yadigarı Eminönü&#039;ndeki Yeni Camii&#039;nin (diğer adı kuşlu camidir) avlusuna atalarımızın kuşlar konsun diye yerleştirdikleri ahşap direklere kuşlar konmasın diye çaktığımız çivileri söktüğümüzde ayağa kalkıyoruz demektir. Demem o ki yeniden ayağa kalkmak için ilk önce kaybettiklerimizden başlamak gerektir. Muhabbetle.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son iki asırdır Batı karşısında alınan mağlubiyetten doğan mahçubiyet, İslam alemini haklı olarak kendi ve hastalıkları hakkında teşhis koymaya itmiştir. Gayet iyi niyetli ve eskide kalan güce ulaşma arzusuyla yapılan bu teşhisler, haddindan fazla uzun sürünce yarardan fazla zarar vermeye başlamış ve sürekli aynı yerde patinaj yapmaya doğru gitmiştir. Oysa bir yerlerden başlamak, hatta insanlık tarihinde ilk kaybedilen ve dahi Hz. Peygamberden bir insan ömrü kadar sonra biz müslümanların önemsemediği ve belki de katlettiği şeylerden başlamak gerekmektedir. Büyük, çok büyük hedefler koyup sonra da o hedeflerin altında ezilmektense küçük şeylerden başlayıp ihlaslı dualar eşliğinde küçüğü büyük , azı çok yapan Rabbimize yönelmek elzemdir. Peki nedir bu küçük şeyler ya da insanların katlettiği ve dahi müslümanların artık önemsemediği? Mesela nezaketimiz, şefkatimiz ve diğergamlığımız&#8230; Bu değerleri ilk önce Batı kaybettiği için öncelikli olarak doğayı sonra hayvanları sonra insanları ve nihayet şimdilerde ise insanlığımızı öldürmektedir. Biz müslümanlar da maalesef aynı sırayı izledik ve şimdilerde doğayı, hayvanları ve bir insanın katledilmesini bırakın bir toplumun yeryüzünden silinmesini o kadar kanıksamışız ki göstereceğimiz cılız tepkileri bile kendimize fazla görmekteyiz. Ne zaman ki dikey mimarinin devasa ve muhteşem örneklerini sunmak için can damarımız olan ormanları,  etinden ve sütünden yararlanamadığımız tüm hayvanları ve özellikle de kuşları ve menfaatimize su taşımayan insanları katletmeyi bıraktığımızda, diğer bir deyişle nezaketimizi, şefkatimizi ve diğergamlığımızı kazandığımızda mağlubiyetten doğam mahcubiyetimizden kurtulmamız ve ayağa kalkmamız zor olmayacaktır. Mesela biz de tıpkı Japonya gibi tren raylarından kaplumbağaların zarar görmeden ve rahatça geçebilmeleri için raylara tünel yaptığımızda (<a href="http://www.ensonhaber.com/japonyada-kaplumbagalar-icin-mini-tuneller-yapildi-2015-12-04.html" rel="nofollow ugc">http://www.ensonhaber.com/japonyada-kaplumbagalar-icin-mini-tuneller-yapildi-2015-12-04.html</a>) ya da en azından Ecdad yadigarı Eminönü&#8217;ndeki Yeni Camii&#8217;nin (diğer adı kuşlu camidir) avlusuna atalarımızın kuşlar konsun diye yerleştirdikleri ahşap direklere kuşlar konmasın diye çaktığımız çivileri söktüğümüzde ayağa kalkıyoruz demektir. Demem o ki yeniden ayağa kalkmak için ilk önce kaybettiklerimizden başlamak gerektir. Muhabbetle.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Beyza Erkoç		</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/zulme-ugramayi-zulmetme-gerekcesi-yapmamak/#comment-32</link>

		<dc:creator><![CDATA[Beyza Erkoç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 Jan 2016 15:28:52 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=245#comment-32</guid>

					<description><![CDATA[Çok beğendiğim bir söz vardır hocam. Aydın&#039;ların aydınlatmadığı dünyayı soytarılar aldatır. Yapılan bu tespitler aydın inançlı vizyon sahibi kişileri bir araya getirerek dünyaya gerçeği güneş gibi yansıtacaktır. Bu süreç zorlu zahmetli geçse bile İslam dini Nur&#039;unu tamamlayacak ve böyle ihlallerin önüne geçilebilecektir.  Emeğinize sağlık.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çok beğendiğim bir söz vardır hocam. Aydın&#8217;ların aydınlatmadığı dünyayı soytarılar aldatır. Yapılan bu tespitler aydın inançlı vizyon sahibi kişileri bir araya getirerek dünyaya gerçeği güneş gibi yansıtacaktır. Bu süreç zorlu zahmetli geçse bile İslam dini Nur&#8217;unu tamamlayacak ve böyle ihlallerin önüne geçilebilecektir.  Emeğinize sağlık.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
