<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	ÂKİF GİBİ SÜREKLİ BİR ISLAH ÇABASI İÇİNDE OLABİLMEK yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://fethigungor.net/dirilis-postasi/akif-gibi-surekli-bir-islah-cabasi-icinde-olabilmek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/akif-gibi-surekli-bir-islah-cabasi-icinde-olabilmek/</link>
	<description>fg@fethigungor.net</description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Dec 2016 07:07:11 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.1</generator>
	<item>
		<title>
		Yazar: Ebubekir		</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/akif-gibi-surekli-bir-islah-cabasi-icinde-olabilmek/#comment-54</link>

		<dc:creator><![CDATA[Ebubekir]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2016 11:35:42 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=254#comment-54</guid>

					<description><![CDATA[İnşallah Tekrar Ümmet olabilme şuuruyla]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnşallah Tekrar Ümmet olabilme şuuruyla</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Ethem Paksoy		</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/akif-gibi-surekli-bir-islah-cabasi-icinde-olabilmek/#comment-51</link>

		<dc:creator><![CDATA[Ethem Paksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2016 12:49:58 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=254#comment-51</guid>

					<description><![CDATA[AKİF GİBİ SÜREKLİ ISLAH ÇABASI İÇİNDE OLABİLMEK
Akif İslam’a inanmış ve inandığını yaşamış bir rol modeldi. O, sanatını fildişi kulesinde lirik şiirler yazarak icra etmedi; bir aksiyon adamı olarak İslam’ı ve ümmetin dertlerini terennüm etti, bu milletin Çanakkale’de kazandığı zaferin destanını ve kurtuluş savaşından sonra İstiklâl’in marşını Akif yazdı. Esas mesleği veterinerlik olan Akif, Arapça, Farsçayı bilen İslam’a vakıf bir âlimi idi. O, ilkeli bir Müslümandı. En olumsuz anlarda bile ye’se kapılmadı, hayata ümitle bakarak ümmetin içine düştüğü bunalımlardan kurtuluşu için bilimle çare üretmeye çalıştı. O, bir mütefekkirdi. Tefekkürünü şiirlerine yansıttığı gibi nesirle de ümmetin birliğini sağlamak için “İslâm dünyasının ve Müslümanların durumu, Batı’yla ilişkiler, ırkçılık, tefrika, kültür ve ahlak yozlaşması, eğitim, hurafeler, özünden kopmuş aydınlar, dil ve edebiyat tartışmaları” günümüzde geçerliliğini hala korumaktadır. Şiir ve nesrin yanında bazen bir cami kürsüsünden, bazen bir meydanda halka hitabetiyle de bu ümmet için “değerler dünyası kurmaya” çalıştı. Bu milletin Akif’e çok yakın olmaya ihtiyacı vardır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>AKİF GİBİ SÜREKLİ ISLAH ÇABASI İÇİNDE OLABİLMEK<br />
Akif İslam’a inanmış ve inandığını yaşamış bir rol modeldi. O, sanatını fildişi kulesinde lirik şiirler yazarak icra etmedi; bir aksiyon adamı olarak İslam’ı ve ümmetin dertlerini terennüm etti, bu milletin Çanakkale’de kazandığı zaferin destanını ve kurtuluş savaşından sonra İstiklâl’in marşını Akif yazdı. Esas mesleği veterinerlik olan Akif, Arapça, Farsçayı bilen İslam’a vakıf bir âlimi idi. O, ilkeli bir Müslümandı. En olumsuz anlarda bile ye’se kapılmadı, hayata ümitle bakarak ümmetin içine düştüğü bunalımlardan kurtuluşu için bilimle çare üretmeye çalıştı. O, bir mütefekkirdi. Tefekkürünü şiirlerine yansıttığı gibi nesirle de ümmetin birliğini sağlamak için “İslâm dünyasının ve Müslümanların durumu, Batı’yla ilişkiler, ırkçılık, tefrika, kültür ve ahlak yozlaşması, eğitim, hurafeler, özünden kopmuş aydınlar, dil ve edebiyat tartışmaları” günümüzde geçerliliğini hala korumaktadır. Şiir ve nesrin yanında bazen bir cami kürsüsünden, bazen bir meydanda halka hitabetiyle de bu ümmet için “değerler dünyası kurmaya” çalıştı. Bu milletin Akif’e çok yakın olmaya ihtiyacı vardır.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Sebahaddin Tüzün		</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/akif-gibi-surekli-bir-islah-cabasi-icinde-olabilmek/#comment-48</link>

		<dc:creator><![CDATA[Sebahaddin Tüzün]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2016 12:21:53 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=254#comment-48</guid>

					<description><![CDATA[Önemli bir şahsiyeti ve konuyu kaleme aldığınız için şükranlarımı arzederim. Rabbim cümlemize Akif gibi mü&#039;min ve müslüman olmayı nasip etsin. Zira kurtuluşun yolu Kur&#039;anı hakkıyla anlamak ve yaşamaktan geçmektedir. 

Hürmet ve muhabbetlerimle.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Önemli bir şahsiyeti ve konuyu kaleme aldığınız için şükranlarımı arzederim. Rabbim cümlemize Akif gibi mü&#8217;min ve müslüman olmayı nasip etsin. Zira kurtuluşun yolu Kur&#8217;anı hakkıyla anlamak ve yaşamaktan geçmektedir. </p>
<p>Hürmet ve muhabbetlerimle.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Ayşe Karan		</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/akif-gibi-surekli-bir-islah-cabasi-icinde-olabilmek/#comment-47</link>

		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Karan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Feb 2016 07:27:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=254#comment-47</guid>

					<description><![CDATA[Hz. Ömer benden sonra fitne kapısı kırılacaktır diyor ve öyle de oluyor, daha sahabeler hayatta iken peygamber torunu acımasızca şehit edilecek kadar ileri gidiliyor. Demek ki müslümanlar hikmet gereği bazı acılar yaşayacak. Bu elimiz kolumuz bağlı oturalım anlamına gelmiyor. Rahmetli Akif çok güzel çözüm reçeteleri sunmuş ve bunlar bu yazıda çok güzel vurgulanmış. Önce azim sonra tevekkül. 
Hz. Hüseyin biraz sonra şehit edileceğini ve bir çok sahabenin de aynı kaderi paylaşacağını bildiği halde çalı çırpı toplayıp çadırları ateşe verin diyor. Müslümana yakışan tavır budur. Çözüm üretiyor eldeki imkan dahilinde, ama asla isyan ve tükenmişlik yok. Bizler de bu olaylardan hikmet devşirmesini bilmeli, dimdik ve azimle  kutlu  yolculuğumuza devam etmeliyiz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. Ömer benden sonra fitne kapısı kırılacaktır diyor ve öyle de oluyor, daha sahabeler hayatta iken peygamber torunu acımasızca şehit edilecek kadar ileri gidiliyor. Demek ki müslümanlar hikmet gereği bazı acılar yaşayacak. Bu elimiz kolumuz bağlı oturalım anlamına gelmiyor. Rahmetli Akif çok güzel çözüm reçeteleri sunmuş ve bunlar bu yazıda çok güzel vurgulanmış. Önce azim sonra tevekkül.<br />
Hz. Hüseyin biraz sonra şehit edileceğini ve bir çok sahabenin de aynı kaderi paylaşacağını bildiği halde çalı çırpı toplayıp çadırları ateşe verin diyor. Müslümana yakışan tavır budur. Çözüm üretiyor eldeki imkan dahilinde, ama asla isyan ve tükenmişlik yok. Bizler de bu olaylardan hikmet devşirmesini bilmeli, dimdik ve azimle  kutlu  yolculuğumuza devam etmeliyiz.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Nihal		</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/akif-gibi-surekli-bir-islah-cabasi-icinde-olabilmek/#comment-46</link>

		<dc:creator><![CDATA[Nihal]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2016 16:08:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=254#comment-46</guid>

					<description><![CDATA[“Evet, okur yazar gençlerimiz hâlâ nefsanî hevesler arkasında koşarken, düşünürlerimiz gençliğin bu sapkınlıklarını doğru yolda yürüme olarak göstermeye sıkılmazken; fen âlimlerimiz çalışma odalarını siyaset ocağına çevirirken; yazarlarımız, şairlerimiz kendilerini Nedîm devrinde sanırken; hatiplerimizin, vaizlerimizin ağzından çıkan sözler hiçbir kulağın sınırlarını aşamamak, hiçbir kalbe girememek özelliğini can gibi saklar dururken; kalemlerimiz masum beyinlere rezillik mayası atılan, yüksek duygulara karşı sonsuz bağışıklık özelliği kazandıran birer lanetli şırınga kesilmekte devam ederken… Yine ümitsizliğe kapılmamak, yine hayırlı bir gelecek beklemek en iyimser, en metin adamların bile kârı olmasa gerekir. (…) Görüyorsunuz ya biz Müslümanlar önce gitmek, aramak, araştırmakla sonra da ümitsizliğe düşmemekle görevliyiz. Ümitsizlik haramdır, ümitsizlik küfürdür. Çalışalım… Çalışalım… Çalışalım…” (Ersoy, 2010:97-100).

Sizin yazınızda Akif&#039;ten alınti yaptığınız bu bölümü okurken gundemde olan 1128 kişilik ihanet girişimini dusunmekten kendimi alamadim. Akif gerçekten hayatı doğru okumuş!  Dün de, bugün de, yarın da &#039;bilme&#039; hali kişi de &#039;had&#039;leri ogretmiyor/hatirlatmiyor/sınır koymuyorsa kişi hadsizce gizli gündem oluşturabiliyormus! 

Yazınız çok güzel.  Akif&#039;in şiirleri yanında vaazlarina,makalelerine, düz yazılarına da yer vermeniz güzel ayrıntı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Evet, okur yazar gençlerimiz hâlâ nefsanî hevesler arkasında koşarken, düşünürlerimiz gençliğin bu sapkınlıklarını doğru yolda yürüme olarak göstermeye sıkılmazken; fen âlimlerimiz çalışma odalarını siyaset ocağına çevirirken; yazarlarımız, şairlerimiz kendilerini Nedîm devrinde sanırken; hatiplerimizin, vaizlerimizin ağzından çıkan sözler hiçbir kulağın sınırlarını aşamamak, hiçbir kalbe girememek özelliğini can gibi saklar dururken; kalemlerimiz masum beyinlere rezillik mayası atılan, yüksek duygulara karşı sonsuz bağışıklık özelliği kazandıran birer lanetli şırınga kesilmekte devam ederken… Yine ümitsizliğe kapılmamak, yine hayırlı bir gelecek beklemek en iyimser, en metin adamların bile kârı olmasa gerekir. (…) Görüyorsunuz ya biz Müslümanlar önce gitmek, aramak, araştırmakla sonra da ümitsizliğe düşmemekle görevliyiz. Ümitsizlik haramdır, ümitsizlik küfürdür. Çalışalım… Çalışalım… Çalışalım…” (Ersoy, 2010:97-100).</p>
<p>Sizin yazınızda Akif&#8217;ten alınti yaptığınız bu bölümü okurken gundemde olan 1128 kişilik ihanet girişimini dusunmekten kendimi alamadim. Akif gerçekten hayatı doğru okumuş!  Dün de, bugün de, yarın da &#8216;bilme&#8217; hali kişi de &#8216;had&#8217;leri ogretmiyor/hatirlatmiyor/sınır koymuyorsa kişi hadsizce gizli gündem oluşturabiliyormus! </p>
<p>Yazınız çok güzel.  Akif&#8217;in şiirleri yanında vaazlarina,makalelerine, düz yazılarına da yer vermeniz güzel ayrıntı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: H. Polat		</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/akif-gibi-surekli-bir-islah-cabasi-icinde-olabilmek/#comment-45</link>

		<dc:creator><![CDATA[H. Polat]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2016 18:28:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=254#comment-45</guid>

					<description><![CDATA[Merhum Akif&#039;in dikkatimizi cektigi noktalar hala güncelligini korumakta. Bu da bizim onun yazdiklarindan nasiplenmedigimizin bir göstergesi.
Akif&#039;i kendilerine örnek aldiklari iddiasinda bulunan ve ondan bol bol alintilar yapan  müslümanlarin kelime hazinesi Akif&#039;in sözettikleri hastaliklarin mikroplariyla cepecevre sarilmis durumdadir. Bu kelimelerle söylenen sözler sorunlu olmakta, insanlarin arasindaki ayriliklari daha da derinlestirmektedir. Her kes elindekiyle övünüp insanlari onlara sarilmaya davet etmeyi bir vazife olarak gördügü müddetce bu halimiz devam edecektir. Kullanilan günlük türkce kelimelerin anlamini nasyonalist mahzenler besledigi müddetce bu belayi pesimizde sürükleme devam edecegiz. 
Baskalarini düzeltmeyi bir kenara birakip kendimize ceki düzen vermedikce birbirimizle ugrasmaktan arta kalan zamanimiz olmiyacaktir. 
Dilerim ki Akif&#039;i örnek aldiklarini söyleyenler Akif&#039;i hakkiyla anlar, carpik yanlarini düzeltir, sözleriyle degil amelleriyle insanlara Akif&#039;in idealindeki yasamin kodlarini göstermis olurlar.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhum Akif&#8217;in dikkatimizi cektigi noktalar hala güncelligini korumakta. Bu da bizim onun yazdiklarindan nasiplenmedigimizin bir göstergesi.<br />
Akif&#8217;i kendilerine örnek aldiklari iddiasinda bulunan ve ondan bol bol alintilar yapan  müslümanlarin kelime hazinesi Akif&#8217;in sözettikleri hastaliklarin mikroplariyla cepecevre sarilmis durumdadir. Bu kelimelerle söylenen sözler sorunlu olmakta, insanlarin arasindaki ayriliklari daha da derinlestirmektedir. Her kes elindekiyle övünüp insanlari onlara sarilmaya davet etmeyi bir vazife olarak gördügü müddetce bu halimiz devam edecektir. Kullanilan günlük türkce kelimelerin anlamini nasyonalist mahzenler besledigi müddetce bu belayi pesimizde sürükleme devam edecegiz.<br />
Baskalarini düzeltmeyi bir kenara birakip kendimize ceki düzen vermedikce birbirimizle ugrasmaktan arta kalan zamanimiz olmiyacaktir.<br />
Dilerim ki Akif&#8217;i örnek aldiklarini söyleyenler Akif&#8217;i hakkiyla anlar, carpik yanlarini düzeltir, sözleriyle degil amelleriyle insanlara Akif&#8217;in idealindeki yasamin kodlarini göstermis olurlar.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Mustafa Demir		</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/akif-gibi-surekli-bir-islah-cabasi-icinde-olabilmek/#comment-44</link>

		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Demir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Jan 2016 13:44:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=254#comment-44</guid>

					<description><![CDATA[“Evet, seksen seneyi geçmeyen; milletlerin hayatına göre pek kısa sayılması gereken bir zaman zarfında, memleketin bir ucu Pirene dağlarına, diğer ucu Çin surlarına dayanmıştı ki bu müthiş başarının sırrı, Müslümanların sarsılmaz bir azim, yıkılmaz bir tevekkülle donatılmış kahraman yürekli bireylerden teşekkül etmiş olmasından başka bir şey değildi.” (Ersoy, 2010:297).

“herkes İslam’ın ilerlemesini, İslâm milletinin yükselmesini düşünürdü. Herkes elinden gelen iyiliği esirgemez, mal ile can ile kan ile İslâmiyet’in hesabına çalışırdı.” (Ersoy, 2010:524-26).

 Yazıdan yaptığım yukarıdaki iki alıntı “övgü” ve “yergi” üzerine kurulan yazının tamamı hakkında bir şeyler söyleme imkânı vermektedir. 21’nci asra geldiğimizde adalet, eşitlik, özgürlük ve demokrasi ile birlikte sağlıklı bir hukuk sistemi içinde yaşama noktasında gelmiş Avrupa medeniyeti ile karşı karşıya kaldık. Bu olgunun oluşum sürecinde Osmanlı ve Türkiye&#039;nin hangi katkısını hatırlayacağız; teknik ya da sosyal bilimler fark etmez, kayda değer bir şey var mı? 150 senedir Avrupa taklitçiliğinin peşinde koşuyoruz ve günümüzde oraların ikliminden yararlanmak için denizlerde ölüyoruz. “Tek dişi kalmış canavar” dediğimiz Avrupa Medeniyeti’nden daha iyi bir şey ürettik mi? Çin surları ve Pirenelere dayanmanın neyi başarıdır? “Mal ile can ile kan ile İslâmiyet hesabına çalışmak” nasıl bir şeydir? Bu işte akıl, adalet, ahlak nerede duruyor? Keşke biraz da onlar kullanılsaydı. Müslüman olduğunu iddia eden bir devlet/imparatorluk/yapı neden kendisi gibi Müslüman olan ülkeyi/ülkeleri savaş ve vergi ile kendine bağlar?  Bunun Resulullah döneminde bir örneği var mı? Sevgili kardeşim, değerli Fethi Bey hocam, nasıl ki Müslümanlığımızı Kur’an ışığında gözden geçiriyoruz ve yapılan tahribatlar karşısında hayretler içinde kalıyoruz, diğer her şeyi de buna uygulamamızda fayda var… onda da hayretler içinde kalacağımızdan hiç şüphem yok...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Evet, seksen seneyi geçmeyen; milletlerin hayatına göre pek kısa sayılması gereken bir zaman zarfında, memleketin bir ucu Pirene dağlarına, diğer ucu Çin surlarına dayanmıştı ki bu müthiş başarının sırrı, Müslümanların sarsılmaz bir azim, yıkılmaz bir tevekkülle donatılmış kahraman yürekli bireylerden teşekkül etmiş olmasından başka bir şey değildi.” (Ersoy, 2010:297).</p>
<p>“herkes İslam’ın ilerlemesini, İslâm milletinin yükselmesini düşünürdü. Herkes elinden gelen iyiliği esirgemez, mal ile can ile kan ile İslâmiyet’in hesabına çalışırdı.” (Ersoy, 2010:524-26).</p>
<p> Yazıdan yaptığım yukarıdaki iki alıntı “övgü” ve “yergi” üzerine kurulan yazının tamamı hakkında bir şeyler söyleme imkânı vermektedir. 21’nci asra geldiğimizde adalet, eşitlik, özgürlük ve demokrasi ile birlikte sağlıklı bir hukuk sistemi içinde yaşama noktasında gelmiş Avrupa medeniyeti ile karşı karşıya kaldık. Bu olgunun oluşum sürecinde Osmanlı ve Türkiye&#8217;nin hangi katkısını hatırlayacağız; teknik ya da sosyal bilimler fark etmez, kayda değer bir şey var mı? 150 senedir Avrupa taklitçiliğinin peşinde koşuyoruz ve günümüzde oraların ikliminden yararlanmak için denizlerde ölüyoruz. “Tek dişi kalmış canavar” dediğimiz Avrupa Medeniyeti’nden daha iyi bir şey ürettik mi? Çin surları ve Pirenelere dayanmanın neyi başarıdır? “Mal ile can ile kan ile İslâmiyet hesabına çalışmak” nasıl bir şeydir? Bu işte akıl, adalet, ahlak nerede duruyor? Keşke biraz da onlar kullanılsaydı. Müslüman olduğunu iddia eden bir devlet/imparatorluk/yapı neden kendisi gibi Müslüman olan ülkeyi/ülkeleri savaş ve vergi ile kendine bağlar?  Bunun Resulullah döneminde bir örneği var mı? Sevgili kardeşim, değerli Fethi Bey hocam, nasıl ki Müslümanlığımızı Kur’an ışığında gözden geçiriyoruz ve yapılan tahribatlar karşısında hayretler içinde kalıyoruz, diğer her şeyi de buna uygulamamızda fayda var… onda da hayretler içinde kalacağımızdan hiç şüphem yok&#8230;</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: M.Ünal		</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/akif-gibi-surekli-bir-islah-cabasi-icinde-olabilmek/#comment-43</link>

		<dc:creator><![CDATA[M.Ünal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2016 21:55:18 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=254#comment-43</guid>

					<description><![CDATA[En küskün döneminde bile umudunu ve coşkusunu kaybetmeden sürekli üreten büyük şair Âkif iyi ki, islâm âleminin bu günlerini görmedi. Öldürücü olduğu bilindiği halde sahte içki üretilen, üç kuruşluk kazanç için yüzlerce gıda maddesine başka maddeler katılan, üç-beş bin liraya insan öldürülen, siyasi ve maddi çıkarlar için  her şeyin mübah olduğu, ideoloji ve dini inanç adına cinayet ve toplu katliamların yapıldığı , köken ve mezhep kaynaklı ayrışma ve kamplaşmanın tırmandığı bir ülkede, her yönüyle donanımlı bir yüksel tahsil gençliği yetiştirme yerine dilekçe yazmaktan aciz yüksek tahsil diplomalı işsiz ordusu yetiştiriliyor ve 3-5 yılda bir eğitim sistemleri değiştiriliyorsa, insanı insan yapan toplumu huzurlu ve güvenli kılan güzel hasletlerin yerini de para ve hırs  almışsa; geleceğin o güzel hedeflerini gerçekleştirecek insanları  kim, nasıl ve hangi periyotta yetiştirecek? Makalenin devamında veya bir başka makalede çözüm önerilerinizi okumak dileğiyle.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>En küskün döneminde bile umudunu ve coşkusunu kaybetmeden sürekli üreten büyük şair Âkif iyi ki, islâm âleminin bu günlerini görmedi. Öldürücü olduğu bilindiği halde sahte içki üretilen, üç kuruşluk kazanç için yüzlerce gıda maddesine başka maddeler katılan, üç-beş bin liraya insan öldürülen, siyasi ve maddi çıkarlar için  her şeyin mübah olduğu, ideoloji ve dini inanç adına cinayet ve toplu katliamların yapıldığı , köken ve mezhep kaynaklı ayrışma ve kamplaşmanın tırmandığı bir ülkede, her yönüyle donanımlı bir yüksel tahsil gençliği yetiştirme yerine dilekçe yazmaktan aciz yüksek tahsil diplomalı işsiz ordusu yetiştiriliyor ve 3-5 yılda bir eğitim sistemleri değiştiriliyorsa, insanı insan yapan toplumu huzurlu ve güvenli kılan güzel hasletlerin yerini de para ve hırs  almışsa; geleceğin o güzel hedeflerini gerçekleştirecek insanları  kim, nasıl ve hangi periyotta yetiştirecek? Makalenin devamında veya bir başka makalede çözüm önerilerinizi okumak dileğiyle.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
