<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	>
<channel>
	<title>
	“2015 AVRUPA İSLAMOFOBİ RAPORU”NA  HAK ETTİĞİ İLGİYİ GÖSTEREBİLMEK yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://www.fethigungor.net/dirilis-postasi/2015-avrupa-islamofobi-raporuna-hak-ettigi-ilgiyi-gosterebilmek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.fethigungor.net/dirilis-postasi/2015-avrupa-islamofobi-raporuna-hak-ettigi-ilgiyi-gosterebilmek/</link>
	<description>fg@fethigungor.net</description>
	<lastBuildDate>Sun, 12 May 2019 12:01:42 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>
	<item>
		<title>
		Yazar: H. Polat		</title>
		<link>https://www.fethigungor.net/dirilis-postasi/2015-avrupa-islamofobi-raporuna-hak-ettigi-ilgiyi-gosterebilmek/#comment-121</link>

		<dc:creator><![CDATA[H. Polat]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 May 2016 11:28:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=302#comment-121</guid>

					<description><![CDATA[Sayın Fethi hoca; sizi özellikle medyatik takılma yerine, önemli bulduğunuz konuları gündeminize alıp okuyucularınızla paylașmanızdan dolayı kutluyorum. Dilerim ki bu prensibinizden vazgeçmezsiniz. 
Türkiye’de herkesin siyaseti gündemine alıp yaygınlaștırdığı, siyaset dıșında her șeyin yok sayıldığı bir tavrın yaygınlaștırılmasının toplumda ciddi sorunlar olușturduğu inancındayım. Özellikle öğretim görevlilerinin köșe yazarlığı yapmalarını ciddi bir sorun olarak görüyorum. Öğretim görevlisi köșe yazarlığı yerine ilgi alanındaki meseleri görev bilmelidir. 
“2015 Avrupa Islamofobi Raporu” hakkında yazdıklarınız sayesinde böyle bir raporun varlığından haberdar oldum. Oysa bu görev daha çok bu raporu hazırlayan kurumun ișidir. Kurum bu anlamda görevini yapmamıșsa sorgulanması gerekir. Çünkü raporun hazırlanması kadar tanıtılması, gündem olușturacak bir ön hazırlığının da düșünülmesi elzemdir. Buna ragmen sizin de belirttiğiniz gibi Avrupa ülkelerinde böyle bir çalıșmanın yapılması ve yaygınlaștırılması önemlidir. Dilerim ki bu düzenli bir șekilde her yıl tekrarlanır.
Raporu kısaca özetlerken dikkatimi çeken nokta Islamofobi yapanların merkeze alınarak değerlendirmelere gidilmesi. Oysa çuvaldızı bașkasına batırmadan iğneyi kendimize batırabilmektir asıl olan. 
Daha önce Malik bin Nebi’ye ve düșüncelerine dikkat çekmiștiniz. Bizim, diğerleri bize niçin böyle bir muamelede bulunuyorlar sorusunu sormadan önce, bizim böyle bir muameleye tabi olmamamız için ne yapmamız sorusunu sormamız lazım. Eğer birșeylerin değișmesi için bașkalarının değișmesini beklersek daha çok bekleriz. Oysa birinci derecede olmasını arzuladığımız șeyin olușması için kendimizi gözden geçirmemiz gerekir. 
Elimizi vicdanımıza koyup tekrardan kendimizi gözden geçirmek zorundayız. Bașkalarının hata ve çelișkilerini gündeme tașıyıp yağdan kıl çekercesine kendimizi temize çıkarmıyalım. Yanlıș ve eksikliklerimizi doğru tesbit edip doğru bir tavır geliștirdiğimiz oranda bașarılı olacağız. Aksi halde șimdiye kadar yapıldığı gibi bașkalarının bizce kötü olan yönlerini dile getirerek yanlıșlarımızdan ısrar edecek, her defasında bașımıza gelenlerden birilerini sorumlu görerek kendimize yazık etmiș olacağız.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sayın Fethi hoca; sizi özellikle medyatik takılma yerine, önemli bulduğunuz konuları gündeminize alıp okuyucularınızla paylașmanızdan dolayı kutluyorum. Dilerim ki bu prensibinizden vazgeçmezsiniz.<br />
Türkiye’de herkesin siyaseti gündemine alıp yaygınlaștırdığı, siyaset dıșında her șeyin yok sayıldığı bir tavrın yaygınlaștırılmasının toplumda ciddi sorunlar olușturduğu inancındayım. Özellikle öğretim görevlilerinin köșe yazarlığı yapmalarını ciddi bir sorun olarak görüyorum. Öğretim görevlisi köșe yazarlığı yerine ilgi alanındaki meseleri görev bilmelidir.<br />
“2015 Avrupa Islamofobi Raporu” hakkında yazdıklarınız sayesinde böyle bir raporun varlığından haberdar oldum. Oysa bu görev daha çok bu raporu hazırlayan kurumun ișidir. Kurum bu anlamda görevini yapmamıșsa sorgulanması gerekir. Çünkü raporun hazırlanması kadar tanıtılması, gündem olușturacak bir ön hazırlığının da düșünülmesi elzemdir. Buna ragmen sizin de belirttiğiniz gibi Avrupa ülkelerinde böyle bir çalıșmanın yapılması ve yaygınlaștırılması önemlidir. Dilerim ki bu düzenli bir șekilde her yıl tekrarlanır.<br />
Raporu kısaca özetlerken dikkatimi çeken nokta Islamofobi yapanların merkeze alınarak değerlendirmelere gidilmesi. Oysa çuvaldızı bașkasına batırmadan iğneyi kendimize batırabilmektir asıl olan.<br />
Daha önce Malik bin Nebi’ye ve düșüncelerine dikkat çekmiștiniz. Bizim, diğerleri bize niçin böyle bir muamelede bulunuyorlar sorusunu sormadan önce, bizim böyle bir muameleye tabi olmamamız için ne yapmamız sorusunu sormamız lazım. Eğer birșeylerin değișmesi için bașkalarının değișmesini beklersek daha çok bekleriz. Oysa birinci derecede olmasını arzuladığımız șeyin olușması için kendimizi gözden geçirmemiz gerekir.<br />
Elimizi vicdanımıza koyup tekrardan kendimizi gözden geçirmek zorundayız. Bașkalarının hata ve çelișkilerini gündeme tașıyıp yağdan kıl çekercesine kendimizi temize çıkarmıyalım. Yanlıș ve eksikliklerimizi doğru tesbit edip doğru bir tavır geliștirdiğimiz oranda bașarılı olacağız. Aksi halde șimdiye kadar yapıldığı gibi bașkalarının bizce kötü olan yönlerini dile getirerek yanlıșlarımızdan ısrar edecek, her defasında bașımıza gelenlerden birilerini sorumlu görerek kendimize yazık etmiș olacağız.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Mustafa Demir		</title>
		<link>https://www.fethigungor.net/dirilis-postasi/2015-avrupa-islamofobi-raporuna-hak-ettigi-ilgiyi-gosterebilmek/#comment-118</link>

		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Demir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 May 2016 13:19:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=302#comment-118</guid>

					<description><![CDATA[Avrupa&#039;da ve dünyanın diğer yerlerindeki Müslüman olmayan bazı  insanların, &quot;Müslümanlardan korkma ve onlardan çekinme&quot; duyguları içinde oldukları gerçektir. Avrupanın değişik yerlerinde tanıdık ve akrabalarımız var. Ayrıca Almanya&#039;da epeyce kalabalık bir akraba kolonimiz var. Onların çoğu çifte vatandaş ve artık oralı, Almanyalı Müslümanlar olduklarını söylüyorlar, bunu içselleştirmişler. Bir gün ağabeyime birisi, &quot;İsmail ağabey, siz Almanya&#039;dan geri dönmeyecek misiniz? dediğinda, ağabeyim şu cevabı vermişti: &quot;Dedelerimiz, yaklaşık 135 sene önce Kafkasya&#039;dan gelip buraya yarleşmişler, hiç geri dönen olmuş mu? Biz de artık Almanyalı olduk ve orada Müslümanlığımızı, birçok İslâm ülkesi denen yerden daha rahat yaşıyoruz. Güncel hayat da kolay ve refah var. Biz artk oralı olduk, bu Türkiyedeki yerimizi yurdumuzu, akraba, dost ve arkadaşalarımızı unuttuk, unutacağız; demek değildir. Türkiyede yaşayan akrabalarımız Avrupaya akrabalarını ziyarete gidemiyorlar, ama biz Allah&#039;a şükürler olsun rahatlıkla gelip gidebiliyoruz, maddiyat meselesi, vs. Almanya&#039;nın şartları farklı...&quot; Avrupadaki ve diğer ülkelerdeki gelişen İslâmafobi duygu ve etkisinde kabahatin çoğu kimde dersiniz? Her ülkenin sokaklarında maganda ve aşırılar az ve çok vardır. Evrensel çapta meselenin bilincinde olan ve bulunduğu yerde gerçekten evrensel değer üreten kimselerin böyle bir dertleri yok, onlar çalışıyorlar, üretiyorlar ve yaşıyorlar. Lise son sınıf öğrencilerim, &quot;Hocam neden bizim kılık kıyafetimize karışılır, 18 yaşında bir genç kendi giyeceğeni kendi seçemez mi? Hele öğretmenlere de aynı şey uygulnaması çok komik! &quot;derlerdi. Ben onlara şunu derdim: &quot;Siz iyi çalışın, ahlaklı ve üretken insanlar olun ve en kısa zamanda Milli Gelirimiz en az 15 bin dolar olsun, göreceksiniz kimse kimsenin giyimine, inancına, düşüncesine karışmayacak. Çünkü onların önünde daha ciddi işleri ve meşguliyetleri bulunacak...&quot; Şimdi azıcık sözde de olsa resmi rakamlarla 10 bin dolara ulaştığımız söyleniyor. Buna bağlı olarak birçok rahatlama geldi, bir de gerçekten 15, 20, 30 bin dolar olsun daha iyi olacak. &quot;Yokluk çekiştirir, varlık gülüştürür!&quot; derler, bizim buralarda... Yıllar önce bir gün Bursa&#039;nın bir çarşısında birkaç yahova şahidi, ya da Hıristiyan Misyoner diyelim, bazı genç ve esnafa İncil vermeye çalışmışlar, bir kaç esnaf almış ama az sonra esnafın çoğu birlik olup o insanları pataklayıp kovmuşlar. Bana bunu orada yaşayan bir akrabam anlattı. Kendisi de orada esnaftır. &quot;Sen ne yaptın?&quot; dedim. O, karışmamış, seyretmiş. Ona şunu söyledim, &quot;keşke incil&#039;i alsaydın ve sen de hemen oradaki bir kitapçıdan birkaç Kur&#039;an meali alıp verseydin.&quot; Müslüman ve ehli kitaba yaklaşanı budur... Biraz uzun oldu, ama bir araya gelip de bolca sohbetlerde de bulunamıyoruz, inşallah o da olur...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa&#8217;da ve dünyanın diğer yerlerindeki Müslüman olmayan bazı  insanların, &#8220;Müslümanlardan korkma ve onlardan çekinme&#8221; duyguları içinde oldukları gerçektir. Avrupanın değişik yerlerinde tanıdık ve akrabalarımız var. Ayrıca Almanya&#8217;da epeyce kalabalık bir akraba kolonimiz var. Onların çoğu çifte vatandaş ve artık oralı, Almanyalı Müslümanlar olduklarını söylüyorlar, bunu içselleştirmişler. Bir gün ağabeyime birisi, &#8220;İsmail ağabey, siz Almanya&#8217;dan geri dönmeyecek misiniz? dediğinda, ağabeyim şu cevabı vermişti: &#8220;Dedelerimiz, yaklaşık 135 sene önce Kafkasya&#8217;dan gelip buraya yarleşmişler, hiç geri dönen olmuş mu? Biz de artık Almanyalı olduk ve orada Müslümanlığımızı, birçok İslâm ülkesi denen yerden daha rahat yaşıyoruz. Güncel hayat da kolay ve refah var. Biz artk oralı olduk, bu Türkiyedeki yerimizi yurdumuzu, akraba, dost ve arkadaşalarımızı unuttuk, unutacağız; demek değildir. Türkiyede yaşayan akrabalarımız Avrupaya akrabalarını ziyarete gidemiyorlar, ama biz Allah&#8217;a şükürler olsun rahatlıkla gelip gidebiliyoruz, maddiyat meselesi, vs. Almanya&#8217;nın şartları farklı&#8230;&#8221; Avrupadaki ve diğer ülkelerdeki gelişen İslâmafobi duygu ve etkisinde kabahatin çoğu kimde dersiniz? Her ülkenin sokaklarında maganda ve aşırılar az ve çok vardır. Evrensel çapta meselenin bilincinde olan ve bulunduğu yerde gerçekten evrensel değer üreten kimselerin böyle bir dertleri yok, onlar çalışıyorlar, üretiyorlar ve yaşıyorlar. Lise son sınıf öğrencilerim, &#8220;Hocam neden bizim kılık kıyafetimize karışılır, 18 yaşında bir genç kendi giyeceğeni kendi seçemez mi? Hele öğretmenlere de aynı şey uygulnaması çok komik! &#8220;derlerdi. Ben onlara şunu derdim: &#8220;Siz iyi çalışın, ahlaklı ve üretken insanlar olun ve en kısa zamanda Milli Gelirimiz en az 15 bin dolar olsun, göreceksiniz kimse kimsenin giyimine, inancına, düşüncesine karışmayacak. Çünkü onların önünde daha ciddi işleri ve meşguliyetleri bulunacak&#8230;&#8221; Şimdi azıcık sözde de olsa resmi rakamlarla 10 bin dolara ulaştığımız söyleniyor. Buna bağlı olarak birçok rahatlama geldi, bir de gerçekten 15, 20, 30 bin dolar olsun daha iyi olacak. &#8220;Yokluk çekiştirir, varlık gülüştürür!&#8221; derler, bizim buralarda&#8230; Yıllar önce bir gün Bursa&#8217;nın bir çarşısında birkaç yahova şahidi, ya da Hıristiyan Misyoner diyelim, bazı genç ve esnafa İncil vermeye çalışmışlar, bir kaç esnaf almış ama az sonra esnafın çoğu birlik olup o insanları pataklayıp kovmuşlar. Bana bunu orada yaşayan bir akrabam anlattı. Kendisi de orada esnaftır. &#8220;Sen ne yaptın?&#8221; dedim. O, karışmamış, seyretmiş. Ona şunu söyledim, &#8220;keşke incil&#8217;i alsaydın ve sen de hemen oradaki bir kitapçıdan birkaç Kur&#8217;an meali alıp verseydin.&#8221; Müslüman ve ehli kitaba yaklaşanı budur&#8230; Biraz uzun oldu, ama bir araya gelip de bolca sohbetlerde de bulunamıyoruz, inşallah o da olur&#8230;</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
