ALİYA’NIN DÜŞÜNCESİNDE ‘İSLAM DÜNYASINI YENİDEN KURMAK’

İnsanlığın yaşamakta olduğu çok boyutlu krizlere ilişkin fikirleri ve çözüme yönelik aktif mücadelesiyle Aliya İzetbegoviç, çağımızın en büyük tanıklarından biri olarak iyi anlaşılmayı hak eden bir bilge önder olarak sadece Müslümanların değil tüm insanlığın dikkatle mütalaa etmesi gereken bir şahsiyettir.

ALİYA’YI ‘BİLGE KRAL’ DEĞİL ‘BİLGE ÖNDER’ OLARAK TANIMLAMAK

“Hani Rabbi İbrahim’i insanı şiddetle sarsan ağır imtihanlara tabi tutmuş ve o da bu (imtihanı) hakkıyla verdiği zaman demişti ki: ‘Ben seni insanlığa önder yapacağım.’ İbrahim: ‘Neslimden de mi?’ demişti. Allah buyurmuştu: ‘Sözüm (senin neslinden de olsa) zalimler için asla geçerli değildir!’” (Bakara 2:124).

ALİYA’NIN FİKRÎ MİRASINA SAHİP ÇIKABİLMEK

Batı medeniyetiyle hesaplaşmaya girerken, hiçbir komplekse kapılmadan beslendiği kültürü de eleştirebilecek kadar yüksek bir özgüvene sahip olan Aliya, insanoğlunun kadim varlık meselelerine kafa yorarak evrensel ölçekte düşünce üretebilen bir çağdaş İslam mütefekkiridir. Çağına bilgece şahitlik eden Aliya, güçlü bir düşünür olduğu kadar öncü bir eylem adamıdır da.

ÂKİF’İN MİLLÎ BİRLİK VE BÜTÜNLÜK ŞUURUNA ERİŞEBİLMEK

“Siz ey imana erişenler, (savaş durumunda) bir toplulukla karşı karşıya geldiğinizde, sıkı durun ve aralıksız Allah’ı anın ki kurtuluşa erişesiniz! Ve Allah’a ve O’nun Rasulü’ne duyarlık ve bağlılık gösterin; ve sakın birbirinizle çekişmeye girmeyin, yoksa yılgınlığa düşersiniz; cesaretiniz sönüverir.